Kur'an-ı Kerim iman edip salih amel işleyen insanların ahirette karşılaşacakları nimetlerden çokça bahsetmektedir. Bu bahisler hem Kur'an-ı Kerim'in üstün anlatım gücünü ve sanatsallığını yansıtmakta hem de insanların anlayabileceği bir biçim taşımaktadır. Herhangi bir sanatsal metin başka bir dile çevrildiğinde ortaya bir metin çıkar. Bu metnin orijinal eserin ruhunu, üslubunu, mesajını ve sanatsallığını tam olarak yansıtamaması doğaldır. Kur'an-ı Kerim insan eserleri gibi değildir. Mesajı bütün insanlığa ve çağlara hitap eden, sanatı hepsinin üzerinde olan bir kitaptır. Bu nedenle çevirilerinin asıl metni tam olarak yansıtamaması kaçınılmazdır. Çeviri faaliyetine girişen kişiler, çevirdikleri dile Kur'an-ı Kerim'in mesajını tam olarak yansıtmaya çalışmışlardır. Bununla beraber Kur'an-ı Kerim'de geçen kelimelerin sözlük anlamlarına bağlı kalmaya da dikkat etmişlerdir. Kur'an-ı Kerim Arapça olduğundan, içerisinde Arap kültürüne ve hayat tarzına ait özelliklerin ve unsurların olması gayet normaldir. Bu nedenle bu tarz ayetlerde meal okumakla yetinmemeli ve tefsirlere de bakılmalıdır.
Nebe Suresindeki cennette müminleri bekleyen nimetlerden bahsedilen 33. ayette geçen "kevaib" kelimesi de tefsirlerde üzerinde durulan kültürel unsurlardan biridir. Bu kelime Arapça "ka'b" kelimesinin çoğulu olup "yükselme, kabarma, yücelme" gibi anlamları ifade etmektedir. 33. ayetteki yaşıt kadınlar anlamındaki "etrab" kelimesiyle beraber kullanıldığında dilbilimsel açıdan "göğsü kabarmış, belirginleşmiş kadın" anlamına gelmektedir. Bununla beraber Zeccac, Mukatil b. Süleyman, Maturidî, İbn-i Kesir, Maverdî, Alûsî ve İbn Aşur gibi tefsir alimleri Arap dilinde bu kelime grubunun kadının mahrem uzvunu vurgulamak için değil "genç, çekici, olağanüstü güzellikte" oluşunu anlatmak için kullanıldığını söylemektedir. Nitekim Türkçede de "saçı sakalı ağarmış, beli bükülmüş" gibi kelimeler insanın uzuvlarını veya organlarını değil, bir gelişimsel dönem olan "yaşlılığı" vurgulamak için kullanılmaktadır. 1
Çeviri yapan alimlerin hepsi "genç, çekici, olağanüstü güzellikte" anlamının kastedildiğini kabul etmekle beraber bazı alimler çevirilerinde yukarıda bahsedilen gerekçeden ötürü "kevaib" kelimesinin doğrudan sözlük anlamı olan "göğsün kabarması" ifadesini kullanmıştır.
Yaşar, Y. (2021). Nebe 78/33. Ayetin Çevirilerine Eleştirel Bir Yaklaşım. Jass Studies-The Journal of Academic Social Science Studies, 14(85): 233-247. http://dx.doi.org/10.29228/JASSS.49911

