Nebati Kuvvelerin Terbiyesi
Nebati kuvve (beslenme, büyüme, üreme) irade dışı çalışsa da, insanın bu kuvveyi kullanım biçimi terbiye edilebilir.
İktisat ve Kanat: Beslenme ihtiyacını bir zevk aracı değil, ibadet için bir güç toplama aracı olarak görmek. "Yaşamak için yemek" prensibini benimsemek.
Helal Dairesi: Vücut ağacının büyümesi için gereken rızkı helal yollardan aramak. Haram lokma, nebati kuvveyi azgınlaştırır ve kalbi karartır.
Şükür: Yediği nimetin sadece midedeki tadına değil, o nimeti gönderen Mün'im-i Hakiki'ye (Nimet Veren Allah'a) odaklanmak.
Hayvani Kuvvelerin Terbiyesi
Hayvani hisler (şehvet ve öfke), insanın en çok imtihan olduğu alanlardır. Terbiyesi ancak "vasat" mertebeyi bulmakla olur.
Kuvve-i Şeheviye (Arzu) Terbiyesi: Bu hissin terbiyesi İffet’tir. Meşru dairedeki lezzetlerle yetinip, gayrimeşru alana girmemek için iradeyi kullanmaktır.
Kuvve-i Gadabiye (Öfke) Terbiyesi: Bu hissin terbiyesi Şecaat’tir (Kahramanlık). Öfkeyi şahsi intikamlar veya zayıfları ezmek için değil; hakkı müdafaa etmek, dinini ve vatanını korumak için kullanmaktır.
Tefekkür-ü Mevt (Ölümü Düşünmek): Hayvani hisler sadece "an"ı düşünür. Ölümü ve ahireti düşünmek, bu hislerin "akıbeti görmeme" engelini aşmasını sağlar.
Marifetullah (Allah’ı Tanımak): Ruh, Allah’ın muhabbetiyle dolduğunda; hayvani ve nebati lezzetler, ruhun aldığı manevi lezzetlerin yanında çok sönük kalır.
Sünnet-i Seniyye'ye Tabi Olmak: En büyük terbiye edici usul, Peygamber Efendimiz’in (sav) hayat ölçüleridir. Yeme, içme, öfkelenme ve evlenme gibi fıtri ihtiyaçların her birinde sünnete uymak, o sıradan fiili bir ibadete dönüştürür.
Nebati ve hayvani hislerin terbiyesi; onları öldürmek değil, dizginlemektir. Atın binicisine itaat etmesi gibi, bu kuvveler de aklın ve kalbin emrine girdiğinde, insanı "hayvan-ı natık" (konuşan hayvan) seviyesinden "eşref-i mahlukat" (yaratılmışların en şereflisi) seviyesine çıkarır.

