Bir kimse vitir kılmak niyetiyle cemaate katılsa ve henüz vitir kılmamış olsa; fakat imamdan iki rekâtı kaçırmış olup imam son rekâtta bulunsa, onunla birlikte vitir kılar veya rükûda yetişip onunla rükû ederse; sonra kalkıp kaçırdığı iki rekâtı kaza ederse, kazada kunût yapmaz. Çünkü o kimse aslında namazının baş tarafını kaza etmektedir. Biz namaz kitabında açıklamıştık ki kunût meselesinde imamla yetiştiği kısım namazının sonu sayılır. Zira bir vitirde kunûtun tekrar edilmesi meşru kılınmamıştır.
Şerh: Bu metin Hanefî usûlünde önemli bir kaideyi ortaya koyar. Muktedînin (imama uyan kişinin) imamla kıldığı kısım vitrin sonu hükmünde sayılır. Daha sonra kalkıp tamamladığı kısım ise namazının baş tarafı kabul edilir. Bu sebeple kunût tekrar edilmez.
Bu kaide, mezhep farkı bulunan imamların arkasında vitir kılma meselelerinde de uygulanır. Hanefî fıkhında vitir üç rekât bir selâmla olduğundan, Şâfiî imamın iki rekâtta selâm verip üçüncü rekâtı ayrı kılması durumunda Hanefî muktedî (imama uyan) )için şu uygulama zikredilmiştir:
Hanefî muktedî (imama uyan kişi) imamla birlikte selâm vermez. Selâm verirse vitri kesmiş olur. İmam selâm verdiğinde Hanefî muktedî ayağa kalkar ve üçüncü rekâtı tamamlar.
Bunun gerekçesi, Hanefî mezhebinde vitrin tek selâmla üç rekât olması ve iki rekâtta selâm verilmesinin vitri bölmesi sebebiyledir. Dolayısıyla Hanefî muktedî imamın selâmına tâbi olmayıp namazını tamamlar.1
Şerahsî, el-Mebsût, Darül marife, Beyrut, 1993, c. 1, s. 98.

