Melekler, nurdan yaratılmış varlıklardır. Asıl görevleri ibadet etmektir. Bunun yanında Allah’ın kendilerine verdiği görevleri de yerine getirirler. Ancak bunları kendi güçleriyle yapmazlar. Yaptıkları her şey, Allah’ın kudretiyle gerçekleşir. Yani melekler, kendi başlarına iş yapan varlıklar değil, Allah’ın kudretiyle hareket eden varlıklardır. Ayet-i kerimelerde bu durum şu şekilde geçmektedir:
(Melekler) Rabbinin emriyle işleri evirip çevirirler.1
Allah’ın emrine karşı gelmezler; ne ile emrolunmuşlarsa onu yaparlar.2
Bediüzzaman Hazretleri bu konuyu şu şekilde izah etmiştir:
Melâikelerin şu hizmetleri cüz’-i ihtiyârîleriyle bir nevi‘ kesbdir. Belki bir nevi‘ ubûdiyet ve ibâdettir. Tasarruf-u hakîkîleri yoktur. Çünkü her şeyde Hâlik-ı Küll-i Şey’e hâs bir sikke vardır. Başkaları parmağını îcâda karıştıramaz.3
Yani melekler, kâinatta Allah’ın emirlerini yerine getiren, sürekli ibadet ve hamd halinde olan şerefli varlıklardır. Bir şeyi yaratmazlar; sadece Allah’ın emrettiği işi isteyerek ve severek yaparlar. Yaptıkları bu görevler, onlar için bir ibadettir. Ortaya çıkan sonuç ise meleklerin değil, tamamen Allah’ın eseridir. Çünkü kâinatta her şeyde, yaratmanın yalnızca Allah’a ait olduğunu gösteren bir mühür vardır. Melekler de dahil hiçbir varlık bu yaratma gücüne sahip değildir.
Nâziât, 79/5.
Tahrîm, 66/6.
Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 144.

