İslâm’da Mehirin Hükmü, Miktarı ve “Maaşın Tamamını Süresiz Mehir” Vaadinin Hükmü
Kısa ve doğrudan cevap
Mehir, nikâhla kadına sabit olan bir haktır; fakat mehir miktarının belirli (malûm) olması gerekir. Bu sebeple “maaşımın tamamını süresiz mehir yapıyorum” ifadesi, hem miktar hem süre bakımından belirsizlik içerdiği için geçerli bir mehir tesbiti değildir. Nikâh sahih olur; ancak mehir, bu ucu açık vaade göre değil mehr-i misil (emsal mehir) veya sonradan belirlenen muayyen mehir üzerinden değerlendirilir. İslam fıkhında boşanmadan sonra kadına süresiz nafaka yoktur. 12
Bir kadın, eşi tarafından boşandıktan sonra geçimiyle ilgili problem yaşayacağını düşünüyorsa, nikâhta mehrini peşin değil, mehir-i müeccel (ertelenmiş mehir) olarak belirlemelidir. Yani, eşinin kendisini boşaması hâlinde “Bana şu kadar mehir ödesin” diye şart koşmalıdır. Aksi takdirde, kadının boşandıktan sonra kendisine nafaka talep etmesi caiz olmaz. 3
1) Mehirin Hükmü Ve Mahiyeti
Mehir, nikâh sebebiyle kadının hak kazandığı malî bedeldir; nikâhın sıhhat şartı değil, nikâhla kadına sabit olan bir haktır.4
Mehir belirlenmeden nikâh yapılmışsa nikâh sahih olur; bu durumda kadına mehr-i misil gerekir.5
2) Mehir Miktarının Belirli Olması Gerekir
Mehir bir malî hak/borç olduğundan, tarafları ihtilâfa sevk edecek şekilde belirsiz bırakılması doğru değildir. Bu sebeple mehir, mümkünse rakam, cins ve vade ile açıkça yazılmalıdır.67
3) “Maaşımın Tamamını Süresiz Mehir” Sözü Neden Geçersiz Bir Tesbittir?
Belirsizlik (cehâlet) Doğurur: Maaşın miktarı değişebilir; “tamamı” ifadesi geçim masraflarıyla çatışır; “süresiz” kaydı süreyi tamamen meçhul yapar. Bu nedenle mehirde aranan açıklık sağlanamaz.8
Aile Nafakasını Fiilen İmkânsızlaştırır: Mehir, erkeğin eşine karşı nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldıracak veya hayatı sürdürülemez kılacak şekilde “gelirin tamamının süresiz devri” formuna sokulmaz. Doğru yol, muayyen bir mehir belirlemektir.9
4) Boşanmadan Sonra “Süresiz Nafaka” Yoktur
Boşanmadan sonra kadına “ömür boyu nafaka” esası yoktur; nafaka hükümleri, iddet ile bağlantılı olarak ele alınır.
Çocuğun nafakası ise çocuğun hakkıdır; baba, çocuğun bakım ve geçim masraflarını karşılamakla yükümlüdür (bu, kadına “süresiz nafaka” bağlanması anlamına gelmez). 10
5) Çözüm: Mehri Müecceli Muayyen Tesbit Etmek
Boşanma ihtimali düşünülerek kadının şartlarını güvenceye almak isteniyorsa, yapılacak iş “maaşın tamamı süresiz” gibi muğlak ifadeler değil; mehr-i müecceli belirli bir miktar olarak tesbit etmektir. Böylece hak, borç ve ödeme zamanı ihtilâfsız hâle gelir.1112
6) Erkek Maaşın Tamamını Vermezse, Para Çocuklara/Yakınlara Helâl Midir?
“Maaşın tamamı ” ifadesi geçerli bir mehir borcu oluşturmadığından, sırf bu söz sebebiyle “maaşını çocuklarına harcadı, haramdır” şeklinde hüküm verilmez.
Fakat muayyenleşmiş mehir (ör. mehri müeccel olarak yazılan rakam) veya birikmiş nafaka borcu sabitse ve erkek bunu ödemezse kul hakkı doğar; önce bu borçların ödenmesi gerekir.
Türkiye Diyanet Vakfı, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, “Mehir” maddesi, TDV Yayınları (İstanbul), 2003, c. 28, s. 389-391.
Ömer Nasuhi Bilmen, Hukûk-ı İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kāmûsu, Bilmen Basım ve Yayınevi (İstanbul), 1985, c. 2, s. 110-140.
https://kurul.diyanet.gov.tr/soru/bosanma-davasi-uzun-sure-sonuclanmayan-kadinin-aldigi-nafaka-helal-midir/0193c42d-90a7-757e-945b-6a504f10b3f9
Türkiye Diyanet Vakfı, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, “Mehir” maddesi, TDV Yayınları (İstanbul), 2003, c. 28, s. 389-391.
Türkiye Diyanet Vakfı, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, “Mehir” maddesi, TDV Yayınları (İstanbul), 2003, c. 28, s. 389-391.
Türkiye Diyanet Vakfı, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, “Mehir” maddesi, TDV Yayınları (İstanbul), 2003, c. 28, s. 389-391.
Ömer Nasuhi Bilmen, Hukûk-ı İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kāmûsu, Bilmen Basım ve Yayınevi (İstanbul), 1985, c. 2, s. 110-140.
Türkiye Diyanet Vakfı, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, “Mehir” maddesi, TDV Yayınları (İstanbul), 2003, c. 28, s. 389-391.
Ömer Nasuhi Bilmen, Hukûk-ı İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kāmûsu, Bilmen Basım ve Yayınevi (İstanbul), 1985, c. 2, s. 110-140.
https://kurul.diyanet.gov.tr/soru/bosanma-davasi-uzun-sure-sonuclanmayan-kadinin-aldigi-nafaka-helal-midir/0193c42d-90a7-757e-945b-6a504f10b3f9
Türkiye Diyanet Vakfı, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, “Mehir” maddesi, TDV Yayınları (İstanbul), 2003, c. 28, s. 389-391.
Ömer Nasuhi Bilmen, Hukûk-ı İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kāmûsu, Bilmen Basım ve Yayınevi (İstanbul), 1985, c. 2, s. 110-140.

