Bediüzzaman Hazretlerine mezhep imamları mı daha faziletli yoksa tarikat büyükleri mi? Diye bir soru soruluyor. O soruya cevap verirken Hazreti Mehdi'nin makamı kısmına da değiniyor. İlgili yer şöyle geçmektedir?
Umum müctehidîn değil, belki Ebû Hanîfe, Mâlik, Şâfiî, Ahmed bin Hanbel şâhların, aktâbların fevkındedirler. Fakat hususî fazîletlerde Şâh-ı Geylânî gibi bazı hârika kutublar, bir cihette daha parlak makama sâhibdirler. Fakat küllî fazîlet imamlarındır. Hem tarîkat şâhlarının bir kısmı müctehidlerdendir. Onun için umum müctehidîn aktâbdan daha efdaldir denilmez. Fakat Eimme-i Erbaa, Sahâbeden ve Mehdî’den sonra en efdallerdir, denilir. 1
Bu ifadelere göre önce Sahabeler ve Mehdi; sonra Dört mezheb imamları onlardan sonra da tarikat büyüklerinin makamları gelir.
Bediüzzaman Hazretleri, burada sahabeler ve Mehdi derken aralarında açık bir sıralama yapmamıştır. Buradan iki mana çıkarılabilir ve ikisi de mümkündür.
1- İlk akla gelen mana, Hz. Mehdi'nin makamı sahabelerden hemen sonra gelir.
2- Hz. Mehdi bazı sahabelerden üstte de olabilir. Bazı rivayetler de bu ikinci manayı destekler mahiyettedir.
Kütüb-ü Sitte'den olan İbn-i Mace'de geçen bir hadîste Mehdi'nin cennetteki yüksek mevkiine işaret edilmiş ve ismi sahabelerle birlikte anılmıştır. İlgili rivayet şöyle geçmektedir:
Biz, Abdulmuttalib'in çocukları cennet ehlinin seyyidleriyiz. Ben, Hamza, Ali, Cafer, Hasan, Hüseyin ve Mehdi. 2
Netice olarak Bediüzzaman Hazretlerine göre, sahabelerden başka makamı Hz. Mehdi'den yüksek olan kimse yoktur. Her şeyin en doğrusunu Allah bilir.
(Tüm Peygamberler bahsimizden hariçtir. Zira Allah katında en yüce makam onlarındır.)
Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 1, s.124
İbn Mace, Fiten, 34

