Kur'ân-ı Kerim'i yanlışlıkla yere düşürdüğümüzde veya Kur'ân'ın yere düştüğünü gördüğümüzde şunları yapabiliriz:
Kur'ân, Allah'ın kelamıdır ve her zaman hürmete layıktır. Bu sebeple öncelikle hemen yerden kaldırmamız gerekir.
Kur'ân'ı yerden kaldırıp hürmetle öpebiliriz.
Kur'ân'ı hürmetle öpüp yüksekçe bir yere koyabiliriz.
Kur'ân'ı elimize almışken açıp bir miktar okuyabiliriz.
Eğer Kur'ân'ın yere düşmesinde bir hatamız, kusurumuz varsa tövbe-istiğfar çekebiliriz.
Sonuç olarak, Kur'ân-ı Kerim’in yanlışlıkla yere düşmesi durumunda gösterilecek bu davranışlar, bir mü'minin Allah’ın kelamına duyduğu derin hürmet ve muhabbetin en somut göstergesidir. Bu davranışlar sadece fiziksel bir düzeltme değil, aynı zamanda manevî bir tazelenme vesilesidir.
Kur'ân’ı yerden kaldırıp öpmek ve yüksek bir yere koymak ona verilen değeri simgelerken; içinden bir miktar okumak ve hatalarımız, kusurlarımız için tövbe-istiğfar etmek, Mushaf’ın sadece kağıdına değil, ruhuna ve içindeki ilahi mesajına olan bağlılığımızı pekiştirir.

