İstihâre kalbe doğan ferahlık, hadsî bir duygudan ibarettir. Yani istihâre, gerekli araştırma ve istişâre yapıldıktan sonra karar verilen meşrû ve mubah bir işin hayırlı ise kolaylaştırılıp nasip etmesi, değilse nasip etmemesi için Allâh’a dua etmektir. Fakat zamanla uygulamada, olumlu veya olumsuz bir işaret almak için rüyaya yatmaya dönüşmüştür. İstihâre ile ilgili Hz. Peygamber (s.a.s.)’den gelen hadislerin hiçbirinde rüyadan bahsedilmemektedir.1Buna göre istihâre, bir ilham veya rüya beklemek değil; Allah’a güvenip dayanmak ve onun takdirine rıza göstermektir.2
Ancak Asr-ı Saadetten uzaklaştıkça kalpler ilk zamanlardaki safiyetini kaybetmiş, daha sonra ehl-i kemal ve ehl-i kalb kimseler gelen manaların tahkim edilmesi için rüyaya da niyet etmişlerdir. İbn Abidin de Şeyhlerden (tasavvuf büyüklerinden) işitilenlere göre, istihâre yapacak kimsenin abdestli bir şekilde, kıbleye dönerek ve istihâre duasını okuduktan sonra uyuması uygun olur, demiştir.3
Her ne kadar ilk dönemlerde istihârede rüya bulunmayıp, kalbe gelen manalarla hareket edilse de ehl-i kemalin rüya ile ilgili uygulamaları örfî bir delil olmuştur. Büyük zâtlar bunu uygulamış, uygulanmasını da tavsiye etmiştir. Tecrübelerle sabitleşmiş, faydası çokça görülmüştür. Ancak dikkat edilmelidir ki toplumumuzda istihâre rüya ile doğrudan irtibatlandırılmıştır. İstihâre rüyadan ibaret değildir. Hadislerde de rüya değil, kalbe gelen mana olarak geçmektedir. Bunu bilmekte fayda vardır. Fakat rüyaya yatılması da bazı kimselerin dediği gibi doğrudan bid’at veya tamamen asılsız değildir. Örfümüzde vardır ve uygulanmaktadır.
İstihâre, namaz ve duanın akabinde kalbe doğan manadır, rüya istihârenin bir şartı değildir. Hadislerde rüyaya yatma şartı olmadığından doğal olarak rüyada görülen renklerle alakalı bir şey de olmayacaktır. Fakat İbn Abidin mutasavvıflardan naklen şöyle demiştir:
Eğer rüyasında beyaz ya da yeşil renkler görürse, bu işin hayırlı olduğuna işarettir. Eğer siyah ya da kırmızı renkler görürse, bu işin şer olduğuna ve kaçınılması gerektiğine delalet eder.4
Ancak dediğimiz gibi istihâre kalbe gelen manadır. Bu yorumlar ehl-i kemalin yorumlarıdır ve onların şahsî tecrübeleridir. Bu konuda kişi renkten çok namazdan sonra yahut rüyaya yattıysa rüyadan sonra kalbindeki ferahlığı, genişlemeyi, huzuru veya aksi hallerini göz önünde bulundurmalıdır.
Buhârî, “Teheccüd” 25, “Deavât” 48; Nesâî, “Nikâh” 27; Ebû Dâvûd, “Vitr” 31; Tirmizî, “Vitir” 18; İbn Mâce, “İkâmetü’s-Salât” 188.
İbrahim Paçacı, Rüyâ’nın Delil Değeri ve İstihâre, Dini Araştırmalar, 2016, s. 121
İbn Abidin, Reddü-l Muhtar, Dar’ul Fikir, Beyrut 1966, c 2. s. 27
İbn Abidin, Reddü-l Muhtar, Dar’ul Fikir, Beyrut 1966, c 2. s. 27

