Soru

İslam'da Dört Kadınla Evlenebilme

İslam'da Neden 1 Erkek 4 Kadınla Evlenebilir; Sayı Neden 5 Değildir?

Tarih: 27.01.2021 00:07:23
Okunma: 196

Cevap

İslâm dini tek evliliği teşvik etmekle birlikte prensip olarak çok evliliği yasaklamamıştır. Ancak zorlaştırıcı birtakım kayıt ve şartlardan başka ona bir üst sınır getirmiş ve en çok dört kadınla evlenmeye izin vermiştir. Yani 4 kadın sınırını belirleyen Cenâb-ı Hakk'ın kendisidir.. Allah'ın iradesi için neden diye sorulmaz. Allah, istediğini istediği gibi emreder veya yasaklar. Fakat insanı yaratan O (c.c.) olduğu için erkekleri de kadınları da en çok O tanır. Allah'ın emir ve yasaklarında veya verdiği izinlerde illa ki bir çok hikmetler ve maslahatlar bulunur.

Konu ile ilgili olarak Kur’ân-ı Kerîm’de, “Eğer velisi olduğunuz mal sahibi yetim kızlara haksızlık yapmaktan korkarsanız hoşunuza giden kadınlarla iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Şayet aralarında adaletsizlik yapmaktan endişe ederseniz bir tane almalısınız veya sahip olduğunuz câriyelerle yetinmelisiniz. Doğruluktan sapmamanız için en uygun olan yol budur” (en-Nisâ 4/3)

Bununla birlikte Hz. Peygamber, beş hanımla evli olarak İslâmiyet’i kabul eden Nevfel b. Muâviye’ye birisini bırakmasını, sekiz hanımlı Kays b. Hâris ile on hanımlı Gaylân b. Seleme’ye de dörtten fazla olan hanımlarını boşamalarını emretmiştir.

İslâmiyet çok evliliği dört kadınla sınırladığı gibi belirli hukukî esaslara da bağlamıştır. Nitekim yakın akraba olan iki kadını bir nikâh altında toplamak mümkün değildir. Öte yandan kocanın eşler arasında adaletli davranması gerekir.

Çok evliliğe izin veren âyette, “Aralarında adaletsizlik yapmaktan endişe ederseniz bir kadınla yetinmelisiniz” (en-Nisâ 4/3) denilmektedir.

Hz. Peygamber de, “Kimin iki hanımı olur da bunlardan birine farklı ilgi gösterirse kıyamet gününde bir tarafı felçli olarak haşredilecektir” (Müsned, II, 295, 347, 471; Ebû Dâvûd, “Nikâḥ”, 38; Tirmizî, “Nikâḥ”, 42) buyurmaktadır.

Prensip olarak tek kadınla evliliği tavsiye eden İslâm dininin çok evlilik hususundaki tutumunu eleştirenlerin çoğu öyle anlaşılıyor ki konu ile ilgili hükmü yeter derecede bilmemekte ve bazı şartlara bağlı olarak verilen müsaadeyi dinî bir emir ve zorunluluk zannetmektedirler. Evlilik dışı ilişkiler hususunda müsamahakâr olan eleştiricilerin meseleyi sadece kadın hakları açısından ele almaları da isabetli değildir. Aslında çok evlilik uygulamasının bütün kadınların aleyhine bir durum olduğu söylenemez. Çünkü tek tek fertler açısından bakıldığında çok evlilikten zarar gören kadınlar olduğu gibi kadının kendisi de dahil olmak üzere bundan faydalanan fertler ve cemiyetler de vardır. Toplumlarda zannedildiğinden çok daha yaygın olan birden fazla kadınla ilişki kurma olayında problem hukukî bir statüye kavuşturulmadığı takdirde ikinci kadın çeşitli haklar, sosyal baskı ve benzeri yönlerden zarar gördüğü gibi ilk hanım da gayri meşrû yollara başvuran bir erkeğin eşi olmanın çeşitli sıkıntılarını çeker. Ayrıca bu tür ilişkileri yürüten erkeğin, doğacak çocukların, dolayısıyla aile müessesesi ve toplumun da çeşitli problemleri söz konusudur.

Çok evlilik İslâm’ın ihtiyaç halinde, belli kayıt ve şartlarda kullanılabilen bir müsaadesi, toplumda dengeyi sağlayan ve bazı problemleri çözen bir çözüm şekli ve bir tür “sosyal sigorta” olarak kabul edilmelidir. Esasen Müslüman toplumlarda öteden beri tek evliliğin hâkim olması, tahminen % 10’u geçmeyen bir oranın çok evliliğe yönelip bunların da genelde ikinci evlilikle yetinmesi bunu göstermektedir. Diğer taraftan çok evliliğin kanunen yasaklandığı İslâm ülkelerinde bu uygulama belli oranda da olsa fiilen devam etmekte, bu fiilî durumun yol açtığı mağduriyetlerin de kanunî tedbirlerle giderilmesine çalışılmaktadır. Temelde dinî müsaadeye ve iki taraflı rızâya dayanan çok evliliğin şeklî ve kanunî düzenlemelerle önlenmesi yerine İslâm hukukunun kendi yapısı ve tedbirleri içerisinde kayıt ve şart altına alınması, Müslüman toplumların sosyal olgusuna ve yapısına daha uygun görünmektedir.

Çok evlilik meselesine kadın-erkek eşitliği açısından yaklaşanların içinde, bu konuda erkeğe tanınan hakkın kadına tanınmadığını söyleyenler de vardır. Selim yaratılışı bozulmamış hiçbir insanın kabul edemeyeceği çok kocalılık uygulamasına İslâm’ın olumlu bakması düşünülemez. Yalnız kadın-erkek ilişkileri bakımından değil aile ve toplum ilişkilerini düzenleyen nesep, nafaka, miras vb. hukuk kuralları bakımından da son derece sakıncalı olan bu durum esasen tarih boyunca bazı Eskimo, Hint ve Afrika kabilelerindeki sınırlı uygulama dışında taraftar bulmamıştır.

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda “erkeğin fıtratında çok eşlilik” varmış gibi anlaşılsa da teşvik edilmemiştir! Ayrıca neslin devamı içinde hem tarihçe hem de günümüzde de sabittir ki tek eş ile bu devam etmiştir ve halen devam ediyor. Yani neslin devamı için çok evlilik şartı yoktur ve Ailede Sosyal hayatın, sağlıklı ve sükûnetle devam edebilmesi için de tek evlilik tasvip ve teşvik edilmiştir.

Neslin devamlılığını Allah’ın meydana getirdiğini bilmeliyiz! Bizde meşru olanla kanaat etmek ve tavsiyelerin dışına çıkmamakla memuruz!

Ayrıca alttaki linkten de istifade edebilirsiniz..

https://risale.online/soru-cevap/cok-evlilik

 

 


Yorum Yap

Yorumlar