Soru

İnsan Muhtar Görünümlü Mecburdur

Eşarilerin ''İnsan, muhtar(ihtiyar sahibi) görünümlu mecburdur'' sözünü nasıl anlamalıyız ? İzah eder misiniz ?

Tarih: 26.09.2020 16:53:47
Okunma: 932

Cevap

Öncelikle şunu ifade edelim ki; insan fiillerinin Allah tarafından mı yaratıldığı yoksa insana mı ait olduğu mevzuunda Cebriye, Mutezile ve Ehl-i Sünnet arasında farklı görüşler mevcuttur.  Cebriye, Allah'ın bütün fiillerin yaratıcısı olduğunu ve insanların kendi fiillerini meydana getirmede herhangi bir takdir ve müdahalelerinin bulunmadığı fikrini kabul eder. Yani insana hiçbir irade ve özgürlük tanımayarak fiillerin tamamen kaderin zorlamasıyla meydana geldiğini savunur. Cebriyeye muhalif olarak Mutezile ise; insanların kendi ihtiyârî fiillerini Allah'ın kendilerinde yarattığı bir hâdis kudretle yarattıklarını dolayısıyla insanın fiilleri üzerinde Allah`ın hiçbir takdiri ve müdahalesinin olmadığını savunur. Bu görüşe göre insan tamamen özgür olan iradesiyle dilediğini seçer ve yaratır.

Ehl-i Sünnet'i meydana getiren Eş'arî ve Mâturîdî mezhepleri ise bu konuda birbirlerine zıt görüşte olan Mutezile ve Cebriye mezheplerinin ifrat ve tefritlerine karşılık vasat bir yol takip ederler.  

Ehl-i Sünnet'e göre Allah, kuldan meydana gelen fiili ve kulun o fiile olan kudretini yaratır. İnsan ise bu fiilde dilediği gibi tasarruf ederek; onu hayır veya şer fiiline yönlendirir. Böylece sevap veya günah kazanır. Bu şekilde, fiillerinin meydana gelmesinde insanın oynadığı role "KESB" denir. Kesb; insanın kendi iradesinin işlediği fiil üzerindeki etkisiyle sorumluluğa sebep olan yönelişine verilen isimdir. Yani, Ehl-i Sünnet, Allah'ın ameline yaratma, îcâd ve ihtirâ; kulun ameline ise kesb adını verirler. (Şehristânî, Nihâyetü'l-Akdâm, 74,77) Buna göre insan ihtiyâr sahibi (muhtâr) bir müktesiptir.(kazanan, elde eden) (Bâkıllanî, el-İnsâf, 144; Beycûrî, Tuhfetü'l-Mürîd, 104; Taftâzânî, Şerhu'l-Akâidi'n-Nesefiyye, 239)

Biraz daha açacak olursak; insan, herhangi bir fiili işlemeyi isteyerek kendini ona verirse Allah o lâhzada insanda o fiil için gerekli olan kudreti yaratır. Kul da fiilini işler. Bu fiil Allah tarafından yaratılmış (mahlûk), insan tarafından ise kazanılmış (mükteseb) olur. Yani fiil, işlenmesi anında Allah'ın insanda yarattığı hâdis kudretle insan tarafından kesb edilmiş olur. (İsmail Gelenbevî, Şerhu Celâluddin ed-Devvânî, 1/247-250)

Kelamda Kesb Teorisinin kurucusu olarak da bilinen İmam Eş’arî şöyle der: Iztırârî ve ihtiyârî fiiller kesb bakımından farklı bile olsalar, Allah tarafından yaratılmaları açısından eşittirler, aralarında herhangi bir fark yoktur. Yaratma yönüyle Allah'a, kesb yönüyle insana ait fiiller, Allah'a değil de insana nispet edilir. Allah onu yaratsa ve irade etse bile insana oturan, kalkan, yazan denir.  Zira Allah fiili yaratma yönünden irâde eder. Kul ise kesb yönünden irâde eder. Her iki irâde de müstakildir ve zıtlık olmaksızın bir murâd (irâde olunan şey) üzerinde bir araya gelmesi mümkündür. (Eş'arî, Kitabü'l-Luma’, 77 ve sonrası)

Yani Ehli Sünnete göre yaratıcı sadece ve sadece Allah'tır ve bütün fiiller Allah'ın kudretiyle yaratılmıştır. İnsanın elinde olan sadece "kesb" dir. İnsan, Allah'ın kendisinde yarattığı hâdis kudreti hayra veya şerre, sevaba veya günaha yönlendirir. Ehl-i sünnet alimleri insanın fiillerinin Allah tarafından yaratıldığını, kulun kesbden başka elinde bir şey olmadığını pek çok aklî ve naklî delillerle izah ederler.

Üst parağrafta ifade ettiğimiz gibi, Eş'arî ve Mâturîdîler'e göre insanın fiilleri Allah tarafından yaratılmış ve insan tarafından kesb edilmiştir. Eş'arî ve Mâturîdîler insanın müktesip (kazanan, elde eden) olduğu hususunda ittifak etmiş oldukları halde, kesb'in izahında ve anlaşılmasında, buna bağlı olarak da fiillerinde insanların payları konusunda ihtilâf etmişlerdir. Bu konuda Bediüzzaman Hazretleri Kader Risalesi’nde şöyle der: ‘’Cüz’-i ihtiyarînin üssü’l-esası olan meyelân, Mâtürîdî’ce bir emr-i i‘tibârîdir, abde verilebilir. Fakat Eş‘arî, ona mevcûd nazarıyla baktığı için abde vermemiştir. Fakat o meyelândaki tasarruf, Eş‘ariyece bir emr-i i‘tibârîdir…’’(Tılsımlar, 85) (Bu kısmın detaylı izahı için bakınız, https://risale.online/soru-cevap/cuzi-iradenin-temeli-bir-emr-i-itibari-oldugundan-illet-i-tamme-istemez)

Kesb deyince genellikle Eş’ari akla gelir.  Çünkü kesb konusunu sistemli bir şekilde izah edip teori olarak İslam kelamına mal eden İmam Eş’ari olmuştur. İmam Eş'arî''nin kesb nazariyesi esas olarak "Allah'ın olmasını dilediği (şey) olur, dilemediği (şey) olmaz" prensibine dayanır. (Eş'arî, el-İbâne, 44)

Buna ilaveten, Eş’ariyye mezhebinin kurucusu olan Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî’nin  el-Lümaʿ eseri, mezhebin temel görüşlerini büyük oranda ortaya koyduğundan Eş‘arîler için önemli bir eserdir. Bu eserde İmam Eş’arî Hazretleri ''İnsan, muhtar (ihtiyar sahibi) görünümlü mecburdur'' konusuyla alakalı olarak kendi eserinde şunları söyler:

''İmam Eş'arî'ye göre kulların bütün fiilleri Allah tarafından yaratılır. İnsanın, fiillerinde onları iktisap etmesinden başka bir hissesi yoktur. Yani hakîkî fâil sadece Allah'tır. İnsan ise Allah'ın (insanın) kendi elinde ihsân ettiği fiilin müktesibidir. Çünkü eğer insan gerçekten hakîkî olarak fâil olsaydı fiilleri istediği ve arzu ettiği doğrultuda gerçekleşirdi. Böyle olmadığı âşikâr olduğuna göre, hakîkî fâilin insanın kendisi dışında birinin olması gerekir ki o da Allah’tır.''der.  ( Eş'arî, el-Luma’, 71-72)

Son olarak, Eş‘ariyye’nin sistemli bir mezhep haline gelmesinde önemli rol oynayan Abdülkāhir el-Bağdâdî’nin ifadeleriyle izahımızı bitirelim;

Eş‘arî kelâmcılarına göre kesb, kullara ait fiillerin meydana gelişine hâdis kudretin tesir etmesinden ibarettir. Şöyle ki, ihtiyarî fiiller iki kudretle meydana gelir: Bunlardan biri Allah’ın kadîm kudreti olup fiillerin oluşmasını sağlayan asıl etkendir, fiillerin vücudu ve hudûsü bu kudrete bağlıdır. İlâhî kudret olmadan kullar herhangi bir fiil gerçekleştiremez, bu sebeple de fâil adını alamaz, çünkü fâil demek yaratıcı demektir. Allah’tan başka yaratıcı bulunmadığına göre kullar için sadece mecazi anlamda fâil, gerçek anlamda ise kâsib (kesbeden, elde eden) terimi kullanılabilir. Buna göre kesb, kullara ait fiillerin nitelikleri üzerinde etkili olur, kesbin meydana gelişiyle ilgili nitelikler de Allah tarafından yaratılır. Kesbin vuku bulup yok oluşundan sonra insanın bunu aynen iade edemeyişi onun Allah tarafından yaratıldığını gösterir (Abdülkāhir el-Bağdâdî, s. 137).

Detaylı malumat için Kelam İlminde Kesb Nazariyesi konularına ve yukarıda verdiğimiz kaynaklara müracaat edilebilir.

Ayrıca bakınız;

https://risale.online/soru-cevap/cuzi-iradenin-temeli-bir-emr-i-itibari-oldugundan-illet-i-tamme-istemez

https://risale.online/soru-cevap/cuzi-iradenin-mahiyeti


Yorum Yap

Yorumlar