RİSALE-İ NUR

11.04.2026

2

İktisad Risalesi’ndeki Para Hesabı Nasıl Anlaşılmalı?

"Bir lokma, peynir ve yumurta gibi mugaddî maddeden kırk para; diğer lokma, en a‘lâ baklavadan on kuruş olsa, bu iki lokma ağıza girmeden, beden i‘tibâriyle farkları yoktur, müsâvîdirler; boğazdan geçtikten sonra da cesedi beslemesinde yine müsâvîdirler."

Bu metinde kuruş ve liradan maksat nedir? Lira daha pahalı değil mi? Yazıldığı dönemde nasıldı ve günümüzde kaç paraya tekabül ediyor?

22.04.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, İktisad Risalesi isimli eserinde konu hakkında şu ifadelere yer vermektedir.

Bir lokma, peynir ve yumurta gibi mugaddî maddeden kırk para; diğer lokma, en a‘lâ baklavadan on kuruş olsa, bu iki lokma ağıza girmeden, beden i‘tibâriyle farkları yoktur, müsâvîdirler. Boğazdan geçtikten sonra da, cesed beslemesinde yine müsâvîdirler. Belki bazen kırk paralık peynir, daha iyi besler. Yalnız ağızdaki kuvve-i zâikayı okşamak noktasında yarım dakîka bir fark var. Yarım dakîka hâtırı için kırk paradan on kuruşa çıkmak, ne kadar ma‘nâsız ve zararlı bir israf olduğu kıyâs edilsin.1

Bediüzzaman Hazretleri burada, yiyecekte asıl maksadın bedeni beslemek olduğunu; sırf dilin kısa bir lezzeti için aynı faydayı veren daha pahalı şeye yönelmenin iktisada zıt ve israfa kapı açan bir tercih olduğunu ifade etmektedir. Nitekim peynir ve yumurta gibi vücut açısından besleyici bir lokma varken, sırf ağızda bıraktığı kısa bir zevk ve lezzet uğruna daha az besleyici olan baklavayı tercih etmek bir cihette israftır. Burada israf olan ve tenkit edilen şey, nimetin güzelini yemek değil; çok kısa süren bir zevk için lüzumsuz derecede masrafa girmektir. Çünkü yarım dakikalık tat alma hissi için fiyatı kat kat artırmak, nimetin hakikî vazifesini unutup lezzeti gaye hâline getirmektir. Bu ise iktisadın ruhuna uymaz. Bediüzzaman Hazretleri burada, “ucuz olanı mutlaka ye, pahalı olanı hiç yeme” demiyor; ölçüyü kaçırma, lezzeti değil, ihtiyacı esas al, nimete şükür ve iktisad nazarıyla bak, demektedir.

Metindeki hesabı anlayabilmek için ise konuyu dönemin para değerleri ile değerlendirmek gerekmektedir. Zira metnin yazıldığı dönemde para-kuruş-lira sistemi kullanılmaktaydı. Esas oran şuydu:
1 Lira = 100 Kuruş

1 Kuruş = 40 Paraya tekabül etmekteydi.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri burada, bedene giren iki lokmanın bedeni beslemek cihetinde eşit olmasına, hatta ucuz olan peynir ve yumurtanın daha besleyici olmasına rağmen, sırf ağızda bıraktığı keyif ve lezzet sebebiyle çok daha pahalı olan baklavaya daha fazla ücret ödemenin iktisada uygun olmayacağını vurgulamaktadır.

Bu değerlerin günümüzde kaç paraya karşılık geldiği net ve kesin olarak öngörülemez. Zira asırlar arası alım gücü, ücret seviyesi, gıda fiyatı, altın-gümüş karşılığı ve enflasyon hesapları çok değişmiştir. Doğrudan “şu kadar eder” demek isabetli olmaz.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 147.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız