Hakiki sebebini bilemiyoruz. Fakat birkaç ihtimali şöyle sıralayabiliriz.
Kağıdın yetersizliğinden olabilir.
Türkiye'de ilk kağıt fabrikası 1936 yılında kurulmuştur. Bu cihetle kağıdın azlığı ve zor bulunması önemli bir sebep olarak gözükmektedir. İktisat cihetiyle böyle bir yol tercih edilmiş olabilir.
Aziz, sıddik kardeşlerim,
Bu def‘a Sabri ve Hafız Ali’nin mektubları, Risale-i Nur’un fevkalade bir kerametini ve harika kuvvetini gösteriyor...
Hafız Ali’nin tahkikātına gelenlerin, (Mağazalarda kâğıt kalmadı. Risale-i Nur şâkirdleri kâğıdı bitirdiler) diye demeleri ve...1
Yazılan metnin kağıda sığmama endişesi de böyle bir sonucu doğurmuş olabilir. Nitekim orijinal nüshada hemen hemen hiç satır boşluğu kullanılmadan yazıldığı görülmektedir.
...Bu gibi tokatlar daha var. Fakat kâğıt bitti. Ma‘na da bitti.2
Zaman darlığından olma ihtimali de vardır. Pek çok risalede bu meseleye Bediüzzaman Hazretleri temas eder.
Bu mes’eleye dair hakikat yazılsa, çok uzun olur. Vaktim de kısa olduğundan kesmeye mecbur oldum.3
Bediüzzaman Hazretlerinin bahis buyurduğu bu sebepler, Husrev Efendinin mektupları için de geçerli olma ihtimali var.
Bütün bunların dışında Hüsrev Efendi unutmuş da olabilir.
Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 184
Bediüzzaman Said Nursi, Şua’lar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 403
Bediüzzaman Said Nursi, Barla Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.354

