Küfürden tevbe ederek Müslüman olan kişinin imanı, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak derecede kesin olmalıdır. Çünkü şüphe ifade eden bir iman, tam ve sahih bir iman değildir. Bu sebeple küfürden tevbe eden kimse için iman hususunda “havf ve reca” söz konusu olmaz. Zira bu makamda havf ve reca, şüpheye yol açabilir. İman eden kişi, tereddüt etmeden “Ben müminim” demelidir.
Ancak günahından tevbe eden kişi için durum farklıdır. O kimse, diğer amellerinde olduğu gibi tevbesinin kabul edilip edilmediği konusunda bir endişe taşır. Bu endişe, onu havf (korku) ve reca (ümit) arasında tutar. Böylece kul, ne tamamen ümitsizliğe düşer ne de kendini tamamen güvende hisseder.

