Soru

Ebced Hesabının İslâm'daki Yeri

Ebced Hesabının İslâm'daki Yeri nedir? İzah eder misiniz?

Tarih: 29.12.2023 14:50:58
Okunma: 537

Cevap

EBCED HESABI’NIN iSLÂM’DA YERİ

Arap harflerinin her birine bir rakam verilerek  oluşturulmuş  sisteme  “Ebced  Hesabı”,  diğer  adıyla “Cümmel  Hesabı” denilmiştir. Kaynaklarda harflere verilen değerlerin farklılığından dolayı “el-cümmelü'l-kebîr”, “el-cümmelü'1-ekber”, “el-cümmelü's-sagîr” ve “el-cümmelü'l-asgar” isimlerinde dört farklı cümmel hesabından bahsedilmiştir[1]

Ebced hesabı yüzyıllar boyunca kültürümüzün değişik alanlarında, tefsirde, tasavvufta, bilhassa divân edebiyatında, mimari eserlerde, fizikte, matematikte, astronomide çokça kullanılmıştır. Bazı âlimler ve mutasavvıflar ebced hesabıyla Kur’ân âyetlerinden bazı gizli nükteleri, geçmiş veya geleceğe dair bazı sırları çıkarmaya çalışmışlardır. Yirminci yüzyıla gelinceye kadar âlimlerin büyük çoğunluğu bu tür istinbatlara itiraz etmemişler, hatta içlerinde  şeyhülislâmların,  müftülerin  olduğu  pek  çok  âlim  bunu  kullanmıştır.[2]

Tefsir İlminde ebced hesabı genel itibariyle Mukatta harflerinin anlaşılmasında kullanılmıştır. Örneğin İmam Maturidî ebced hesabının mukatta harfleri ile olan irtibatı şöyle dile getirmektedir. “Ebced hesabıyla (bu hurûf-ı mukattaa’ın) her harfinde insanların nazarında önemi büyük olan bir olaya remzî veya zımnî bir mana olması ihtimal dâhilindedir. Sonra bu harflerdeki remizden Allah’ın isim ve sıfatları, mahlûkata olan nimetleri veya bu ümmetin ne zaman sona ereceği veya imamlarının ve hükümdarlarının sayısı ve ümmetin yaşayacakları yerler çıkarılır. Bu ise gâyet derecede icazdır. Bilakis söz yerine remiz ile iktifa etmek, sözü genişçe ele almak yerine işaretle iktifa etmektir.”[3]

İmam Vahidi bir kısım alimlerden ebced hesabı yoluyla yapılan yorumları aktardıktan sonra şöyle demektedir, “Gördüğün gibi  bu harflerin  (manaları  hakkında)  ihtilaf  vardır.  Müfessirlerin önemli sözlerini  burada zikrettim.  Bu zikredilen  tevillerin  hepsinin  bu  harflere  tevdi  edilmiş,  murad  edilmiş  manalar  olduğunu  söylemek  uzak görülmez. Bu görüşler arasında çelişki yoktur. Çünkü bu harflerin Allah Teâlâ’nın isimlerinin anahtarları olması, onlarla Allah’ın  yemin  etmiş  olmasına  mani  değildir.  Yine  onların  Allah’ın  peygamberine  hususi  olarak  bildirdiği  bir  kavmin müddetine, bir kısım insanların da ecellerine işaret etmesine engel değildir.[4]

Fahreddin Râzî ise “Bu harfleri ebced hesabına hamletmek insanlar tarafından bilinen adetlerdendir” demiştir.[5]

Müfessir Maverdî, Meryem Sûresinin başındaki hurûf-ı mukattaı tefsir ederken görüşler içinde şunu da zikreder: “Kef,Ha, Ya, Ayn, Sad” harfleri cümmel hesabına göre “La ilahe illallah’ın tefsiridir. Çünkü “Kef” 20; “Ha”, 5; “Ya” 10; “Ayn, 70; Sad” ise, 90’dır. (Bunların toplamı 195’dır.) “La ilahe illallah” kelime-i tevhidinin ebcedi değeri de aynıdır.[6]

Bir rivâyette “Peygamberlerin sayısının 124 bin, onlardan 315’inin de resûl olduğu” [7]bildirilmiştir. Müfessir Ahmed Şirbinî (ö. 977/1570) şöyle der: Bazı âlimler “Muhammed” (محمد) kelimesinin ebcedi değerinden yola çıkarak 315 rakamını bulmuşlar ve bunun resullere işaret olduğunu söylemişlerdir. Şöyle ki: “Mim” harfi geniş olarak ele alındığında (مَيَم) ebcedi değeri 90’dır. “Muhammed”kelimesinde üç mim olduğu için bunların değeri 270’dir. Ha’nın geniş halinin (حا) ebcedi değeri, 9,  dal  ise دال)) 35’dir. Bütün bunların toplamı ise (270+35+9) 314 eder. Bu rakam teker teker harflerden çıkarılan rakamdır. Muhammed ismi Peygamberimize delalet ettiğinden onu da saydığımızda rakam 315’e tamamlanmış olur.[8]

Bedreddin Zerkeşî, Mısır’da 702 yılında vukua gelen büyük zelzeleye “Arz (zelzeleyle) sallandığı vakit”[9] âyetinin işaret ettiğini söylemiştir. Âyetin başındaki (اذِإ)’daki elifler 2, zel ise 700 olduğundan toplam 702’dir.[10]

Elmalılı Hamdi Yazır tefsirinde şöyle diyor: Ebu Hayyân, el-Bahru'l-Muhitisimli tefsirinde şunu kaydetmiştir: Şeyh üstaz Ebu Cafer b. Zübeyr anlatırdı ki, Ebu'l-Hakem b. Berrecan, müslümanların Beyt-i Makdis'i (Kudüs'ü) fethedeceklerini “Elif. Lâm. Mîm. Arapların bulunduğu bölgeye en yakın bir yerde Rumlar, yenildi. Onlar, bu yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir.” ilâhî sözünden zaman ve günü belli olarak çıkarmıştı. Ve İbnü Berrecan kendisi fetih için tayin ettiği zamandan önce vefat etti. Vefatından bir zaman sonra da Müslümanlar onun tayin ettiği zamanda Kudüs'ü fethettiler.[11]

Özetle; âlimlerin hurûf-ı mukattaa hakkındaki görüşlerinden ve bahsi geçen rivâyetten yola çıkarak, Kur’ân ve sünnetin temel prensiplerine, akla, tarihi olaylara aykırı olmamak ve kesin bir dille konuşmamak şartıyla, ebced hesabıyla Kur’ân’ın bazı âyetlerinden bazı olaylara işaretler çıkarmak, Kur’ân’ın gizli nüktelerinin izharı kabilinden olduğunu, bunların İslâm’a aykırı olmayacağını, söyleyebiliriz.Ancak şunu da ifade etmeliyiz ki; “Ebced  şer’î  bir  delil  değildir.  Ebcetle çıkarılan manayı  kimse  kabul  etmek mecburiyetinde de değildir.[12]

Daha detaylı malumat için lütfen bakınız;

https://risale.online/soru-cevap/ebced-meselesi


[1] Mustafa Uzun, “Ebced”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, (İstanbul: TDV Yayınları,1994), c. 10,s.69

[2] İdris Tüzün, Âyetlerin Tefsirinde Ebced Hesabının Kullanımı, Kur’ân ve Sünnet Araştırmaları Dergisi 2021 1(1), s. 23.

[3] Mâturîdî, Ebû Mansûr Muhammed b. Muhammed, Tevilatu’l-Kur’ân, Tahkik, Ahmed Vanlıoğlu, (İstanbul: Mizan Yayınevi, 2005), c. 1, s.28.

[4] Vâhidî, Ebû’l-Hasan, Tefsiru’l-basit, (İmadetu’l-Bahsi’l-İlmî, Camiatu’l-İmam Muhammed b. Suud), c.2, s.25.

[5] Fahreddin Râzî, Mefsatihu’l Gayb, 1(2.cüz)/ s. 11

[6] Maverdî, Ebû’l-Hasan Ali b. Muhammed, en-Nüket ve’l-uyûn, (Beyrut: Dâru’l-Kütübü’l-İlmiyye), c.3, s.352

[7] Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/178.

[8] Ahmed Şerbini, Tefsiru’l-sıracu’l-munîr,(Beyrut: Dârü’l-Kütübi’l-İlmiyye, 2004), c.4, s.42.

[9] Zilzâl, 99/1.

[10] Zerkeşî, Bedrüddin Muhammed b. Abdullah. el-Burhân fî Ulûmi’l-Kur’ân, Beyrut: Mektebetü’l-Asrıyye, 2009, c.2, s.116-117.

[11] Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili,(İstanbul: Azim Dağıtım, tsz), c.6, s. 241

[12] Daha geniş bilgi ve fazla örnek için bakınız; İdris Tüzün, Âyetlerin Tefsirinde Ebced Hesabının Kullanımı, Kur’ân ve Sünnet Araştırmaları Dergisi 2021 1(1), s. 23


Yorum Yap

Yorumlar