Dolunayın insanı hususan günaha sevkettiğine dair dini bir hüküm yoktur. Günaha meyil, ayın safhalarından ziyade nefsin, hevanın, şeytanın telkini ve insanın iradesini yanlış kullanmasıyla alakalıdır.
İnsan elbette kâinatla alakadardır; gece-gündüz, mevsimler, hava halleri gibi bazı tabii tesirler beden ve ruh üzerinde farklılıklar meydana getirebilir. Fakat bundan hareketle “dolunay zamanı günah işleme arzusu artar” diye kesin bir hüküm vermek doğru olmaz. Böyle bir iddia, sahih bir ayet veya hadisle sabit değildir.
Bu meselede ölçü şudur: Mü’min, günahı dış tesirlere yüklemez; nefsini tanır, zaafına karşı tedbir alır, ibadet ve takva ile muhafaza olmaya çalışır. Çünkü insanın asıl imtihanı, cüz’i iradesini hangi istikamette kullandığıdır.
Bu sebeple dolunay hakkında korku üretmek veya günahı ona bağlamak yerine, her zaman istiaze, namaz, zikir, Kur’an tilaveti ve haramdan sakınma hususundaki hassasiyeti artırmak gerekir.
Dolayısıyla bu tür iddialara ihtiyatla bakılmalı; sahih bilgiye dayanmayan yaygın sözler itikadi bir hüküm gibi kabul edilmemelidir.

