Hazret-i Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
Üç kişi cennete giremez:
Anne ve babasına âsî olan kimse, deyyus (ailesinin iffetsizliğine aldırış etmeyen, kıskançlık duygusu olmayan kimse) ve erkeklere benzemeye çalışan kadın (erkekleşen kadın)1
Başka bir rivayet ise Mâlik b. Uhaymir'den rivayet edilmiştir. O şöyle demiştir:
Resulullah'ı (s.a.v.) şöyle derken duydum: Allah, kıyamet günü deyyustan hiçbir tevbe ve fidye kabul etmez. Biz, “Ya Rasûlellah, deyyus kimdir?” dedik. Şöyle buyurdu: “Ailesinin yanına yabancı erkekleri sokan kimsedir.”2
İslam âlimleri deyyûsu şu şekilde tarif etmişlerdir: Eşinin zina etmesine göz yuman, kızının veya ailesindeki kadınların açıkça haram ilişkiler yaşamasına ses çıkarmayan, namus ve iffet konusunda hiçbir hassasiyet göstermeyen, maddî menfaat veya başka sebeplerle bu günahlara razı olan kimsedir.
Deyyuslar hakkında bu kadar ağır ifadelerin kullanılma sebebi, İslam'da ailenin toplumun temeli olmasıdır. Zinanın yayılması sadece şahsi bir günah değil; aileyi, nesli ve toplumu bozan büyük bir fitne olarak görülür. Cenâb-ı Hak, Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur:
Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.3
Deyyûs ise bu büyük günahın önüne geçmeye çalışmak yerine onun önünü açan, ondan razı olan kişi olduğu için ağır şekilde uyarılmıştır.
Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var ki, bir kimsenin günah işlemesi, ailesindeki erkeği otomatik olarak deyyûs yapmaz. Eğer kişi elinden geldiği kadar nasihat ediyor, harama engel olmaya çalışıyor fakat başarılı olamıyorsa bu hadis kapsamına girmez. Çünkü herkes kendi amelinden sorumludur.
Ehl-i sünnet âlimleri, bu tür hadislerde geçen “cennete giremez” gibi ifadeleri açıklarken önemli noktalara dikkat çekerler. Derler ki; eğer kişi bu davranışı helâl sayıyorsa, yani Allah'ın haram kıldığını inkâr ediyorsa, bu kişi cennete giremez ya da ilk girenlerle birlikte giremez; ya da Allah affetmezse cezasını görmeden giremez, şeklinde açıklanmıştır. Haram olduğunu bildiği hâlde nefsine uyarak veya ihmalkârlık ederek buna razı oluyorsa büyük günah işlemiş olur.
el-Müstedrek ʿale’ṣ-Ṣaḥîḥayn: 1/72, hn.244
el-Heysemî, Mecma'uz-Zevaid, Bölüm no 17; s.199
İsrâ, 17/32

