Soru

Cennette Kadına Verilen Nimetler

Vakıa suresi 35,36,37 ve Rahman s. 56,57 -70,71-74,75 ve Nebe s. 31,32,33,34 bu ayetlerde aklıma takılan, sanki cennette erkeğe sunulan kadınlar var. Haşa kadının değer ve kıymeti nerede? Erkek üstünlüğü mü var? Neden bu şekilde yazılmış. Kadına verilen değeri biliyorum ama bu ayetleri okuyunca işin içinden çıkamıyorum.

Tarih: 16.08.2021 07:59:39

Cevap

Aslında bu ayetler, erkeğe verilen nimetlere değil, kadına verilen nimetleri ifade eder.

Evvela Vakıa Suresindeki ayetlere bakalım:

35. Şübhesiz ki biz onları (Cennetteki o kadınlarını yeni) bir yaratılışla yarattık.

36. İşte onları (daimî) bâkireler kıldık!

37. Eşlerine düşkün ve (onların hepsi) aynı yaştadırlar.

Dikkat edilirse, yaratılışları yeni, dünyadaki hususiyetleri daha mükemmel bir hale getirilmiş. Hem şu an birçok insanın estetik cerrahlara gitme sebebi de bu değil mi?

Yani Cenâb-ı Hak, sürekli genç ve güzel kalmak için istekli olanların bu taleplerini yerine getireceğini söylüyor. Dolayısıyla buradaki nimet erkekten daha ziyade kadına bakar. Ayette kadına verilen nimetler söz konusudur.

Rahman Suresindeki ayetlere bakalım:

56,57. Onlarda kocalarından başkasına bakmayan kadınlar vardır ki, bunlardan önce kendilerine ne bir insan ne de bir cin dokunmuştur!

Şimdi Rabbinizin Nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

70,71. Onlarda (o Cennetlerde), hayırlı iyi huylu güzel hanımlar vardır!

Şimdi Rabbinizin Nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

74,75. Onlardan (kocalarından) önce kendilerine ne bir insan ne de bir cin dokunmuştur! Şimdi Rabbinizin Nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Vakıa Suresinde kadına verilen nimetten bahsedilirken, Rahman Suresinde ise erkeğe verilecek olan nimetten bahsedilmiştir. Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerim’de mahlukatının en şereflisi olan insana ayırım yapmadan, vereceği Nimetleri ayrı ayrı anlatmıştır.

Diğer bir sualiniz de “Neden kadına sunulan erkek eşler gibi bir şey yok?”

Bu konuda Resûlullah (a.s.m.)’ın kendi zamanında vuku bulan bir meseleyi buraya alıyoruz. Zira aynı sual Efendimiz (a.s.m.)’a da sorulmuştur;

Bir gün Medineli Müslümanlardan Ümmü Umâre isimli hanım, Resûlullah’a, “(Kur’an’da) her şeyin erkekler için nâzil olduğunu görüyorum, hiçbir konuda kadınların zikredildiğini göremiyorum.” dedi. Ümmü Umâre’nin bu sitemkâr sorusunun akabinde Ahzâb suresinin otuz beşinci ayeti nâzil oldu: “Muhakkak ki Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, itâatkâr erkekler ve itâatkâr kadınlar, sâdık erkekler ve sâdık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, Allah’a gönülden bağlı mütevâzi olan erkekler ve Allah’a gönülden bağlı mütevâzi olan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.”[1] Ayet, Cenâb-ı Allah’ın kadın olsun erkek olsun iman ve itaat eden herkese mağfiret ve mükâfat vereceğini açıklamakta, kadın ve erkek arasında Allah katında bir fark gözetilmediğini vurgulamaktadır.

Ayrıca verilecek mükafat ile ilgili bir de Secde Suresinde geçen bir ayeti alalım. Zira bu ayet de öyle bir nimetten bahseder ki kadın erkek fark etmeksizin yine her Müslümanı içine alır:  

“Artık, yapmakta olduklarına bir karşılık olarak onlar için göz aydınlığı olacak olan Nimetlerden nelerin saklandığını kimse bilmez.” [2]

Ayet ile ilgili şu Hadis-i Şerif Varid olmuştur: Allah Teâlâ hazretleri ferman etti ki: "Ben Azimu'ş-Şan, salih kullarım için gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insanın hayal ve hatırından hiç geçmeyen nimetler hazırladım.[3]

Başka bir Hadis-i Şerifte Cennetle mükafatlanan bir kuldan bahseder. Mükafatı alacak olanlar da cinsiyet belirtilmemiştir.

Muğîre bin Şu‘be şöyle demiştir: Peygamber (a.s.m.)’ı minberde şöyle derken işittim:

“Mûsâ (a.s.) Rabbine: ‘Yâ Rab! Cennete girecek olanlardan, derecesi en aşağı olan kimdir?’ diye sordu.

Allah-ü Teâlâ: ‘Cennetliklerin Cennete girmesinden sonra Cennete giren kişidir.’

Orada kendisine: ‘Cennete gir’, denilecektir.

O da: ‘Nasıl gireyim ki, herkes yerine yerleşmiş ve Nimetlerden aldıklarını almışlar diyecektir. Bunun üzerine kendisine: ‘Dünya hükümdarlarından birinin (dünyada) olan Nimetleri kadar nimetin sana verilmesine razı olur musun?’ denilecektir.

O da: “Evet yâ Rab, razı olurum” diyecektir.

Bu sefer kendisine: ‘İşte sana bu ve bunun bir, iki ve üç misli!’ denilecek.

O da: ‘Razı oldum ey Rabbim!’ diyecektir.

Yine kendisine: ‘İşte sana bu ve bunun on misli daha!’ denilecek.

O da: ‘Razı oldum, ey Rabbim!’ diyecektir.

Nihâyet kendisine: ‘İşte sana bunlarla birlikte, gönlünün istediği ve gözünün hoşlandığı her şey!’ denilecektir.[4]

Dikkat edilirse Cenâb-ı Hakk’ın merhametine mazhar olanlar, cinsiyet ayırımı olmadan bu güzelliklere mazhar olacaklardır.

Kadınlara verilecek mükafat ile ilgili Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

"Kadın beş vakit namazını kılar, yılda bir ay orucunu tutar, ırzını korur ve kocasına itaat ederse, cennet kapıları ona açıktır." [5]

Kadın için cennette şunlar şunlar var denilmemiştir. Çünkü o kadar çok nimetlere mazhar olacaklar ki sadece Cennet ile ifade edilmiştir. Zira Yukarıdaki Secde Suresindeki ayette de geçtiği gibi "göz aydınlığı olacak olan Nimetlerden nelerin saklandığını kimse bilmez."

Son olarak İslamiyet’in kadına verdiği kıymeti şöyle sıralayabiliriz:

Şefkat Kahramanıdır,

Cennet ayaklarının altındadır,

Kur’an’da kendisi adına bir sureyle şereflenmiştir (Nisa -Kadınlar-Suresi)

Haya ve Edebin vücut giymiş halidir,

Evladının ilk ve en tesirli merhametli muallimidir,

Yürüyen, en zarif ve en latif bir çiçektir,

Şuur sahipleri içerisinde yer yüzünün en kıymetlisidir,

Nezaketin ve Zarafetin tamamını kendisinde toplayandır,

Aile saadetinin merkezidir,

Hanesinin toparlayıcısıdır,

Dünya Sermayesinin en hayırlısıdır,

Erkeğin en ehemmiyetli Emanetidir,

Hz. Ömer (r.anh.)’ın ifadesiyle Kocasının 5 cihette Efendisidir:

1- O, ateşle aramda bir perdedir. Kalbim onunla sükûnet bulur, harama dalmam.

2- O, benim için bir hazinedâr dır. Ben evimden çıkınca, malımın bekçiliğini yapar, korur.

3- O, elbisemi yıkar.

4- O, Çocuğumun sütanasıdır.

5- O, bana ekmek pişirir, yemek yapar.[6]

 

Ayrıca Bakınız.

https://risale.online/soru-cevap/haklar


[1] Ahzâb, 35. Ayet

[2] Secde Suresi, 17. Ayet

[3] Buhârî, Bed'ül-Halk 8, Tefsir Secde 1, Tevhid 35; Müslim, Cennet 2, (2824); Tirmizî, Tefsir, (3195).

[4] İbn-i Kesîr, c. 1, 75

[5] Buhârî, Miskat, II/202

[6] Tenbîhü’l-Gâfilîn


Yorum Yap

Yorumlar