Bu hususta Celceletüye'nin daha eski kaynaklarda yer alıp almadığını kesin olarak tespit edemiyoruz. Ancak Gazzâlî'nin bu metni herhangi bir kaynağa dayanmaksızın rastgele nakletmiş olması da oldukça uzak bir ihtimal görünmektedir. Zira "Hüccetü'l-İslâm" unvanıyla anılan, ilim tarihinde mütekaddimûn ile müteahhirûn dönemleri arasında âdeta bir dönüm noktası kabul edilen ve bir dönemi kapatıp bir dönemi açan böyle büyük bir âlimin, herhangi bir metni kaynağını araştırmadan eserine alması düşünülemez.
Dahası, Gazzâlî bununla yetinmemiş, metni ayrıca şerh etme zahmetine de katlanmıştır. Bir âlimin yalnızca bir rivayeti nakletmesi değil, onu açıklayıp yorumlaması da o metne önem atfettiğinin güçlü bir göstergesidir. Bu sebeple, Gazzâlî'nin Celceletüye'yi nakletmesi ve şerhetmesi, onun bu metni dikkate değer ve ilmî açıdan kıymetli gördüğünü göstermesi bakımından önem arz etmektedir. Bu da İmam Gazzâlî'nin söz konusu rivayeti sahih, itimada şayan gördüğünü ve ona büyük önem atfettiğini göstermektedir.

