Soru

Dış Elbise Olarak Giyilen Çarşaf Tek Parça mı Olmalı

Çarşaf tek parça(torbalı olan) yoksa iki parça etek ve üzerine ayağa kadar gelen örtümü olmalı? Tek parça olanın üst kısmı biraz kısa ama iki parça olanda üst uzun olduğu için eteğin üstüne tekrar uzun örtü oluyor ve daha iyi örtüyor. Hangisini giymek daha uygundur?

Tarih: 1.11.2021 12:13:33

Cevap

Allah’ın emri üzere giyilecek olan çarşafın özellikleri içinde, tek ya da iki parça oluşu ile alakalı bir şart bulunmamaktadır. Tesettürün aşağıda sayılacak şartlarına eksiksiz riayet edildikten sonra, çarşafın tek ya da iki parça oluşunun farkı yoktur. Kendinizi daha rahat ve huzurlu hissettiğiniz ya da beğendiğiniz şeklini giyebilirsiniz.

Tesettürle alakalı âyet ve hadislere bakıldığında İslâma göre örtünmenin zaruri şartları vardır. Bunları kısaca şöyle sıralayabiliriz:

1- Örtü, bütün vücudu örtmelidir. Zira Allâh u Teâlâ; “...Dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle.”[1] buyurmuştur. Cilbâb, bütün vücudu örten bir elbise, bir örtüdür. «Yüdnine», dena kökünden gelen bir fiildir. İdna elbiseyi, örtüyü aşağıya doğru salıvermektir. Buna göre dine uygun örtünme, vücudun tamamını örtmektir.

2- Örtü, alttaki elbiseyi gösterecek kadar İnce olmamalıdır. Zira hicaptan maksat gizlemektir. İnce örtü, alttaki elbisenin görünmesini önleyemez. Bakışlara da mâni olamaz. Nitekim Hz. Ayşe (ra); ‘’Ebubekir Sıddık'ın kızı Esma üzerinde ince bir elbise ile Resûlullah'ın (sav) yanına gelince Resûlullah (sav) ondan yüzünü çevirdi’’[2] buyurmuştur.

3- Örtünün kendisi bir ziynet olmamalı ve cazip renkli kumaşlar kullanılmamalıdır. Zira Allâhü Teala, ‘’Ziynetlerini açmasınlar. Bunlardan görünen kısım müstesna’’[3] buyurmuştur. Ayetteki görünen kısımdan maksat, kasıtsız olarak görünen kısımdır. Eğer üstten örtülecek örtünün kendisi ziynet sayılabilecek renk ve görünüşte olursa ona hicab denilemez. Böyle bir örtüyle örtünme de caiz değildir. Zira Örtünmekten maksat, ziynetlerin yabancılar tarafından görülmesini önlemektir.


4- Örtü, vücut hatlarını belli edecek ve fitneye sebep olacak kadar dar olmamalıdır. Zira Resûlullah (sav); “İki sınıf insan vardır ki onlar cehennem ehlidirler. Sığırların kuyruğuna benzer sopalarla halkı dövenler ve vücut hatlarını tamamıyla belli edecek elbise giyen kadınlar. Ki bunlar bu elbiselerle erkeklerin kalplerini çelmek için gezerken kırıtarak yürürler. Saçlarını da deve hörgüçlerine benzetirler. Onlar cennete giremeyecekleri gibi çok uzaklardan duyulabilen cennet kokusunu bile duyamazlar.’’[4] Buyurmuştur. 
Hadisteki “kâsiyatün âriyat”ın manası, ‘’Görünüşte giyinik, fakat hakikatte çıplaktırlar’’ demektir. Çünkü onlar öyle ince ve dar giyiniyorlar ki, elbiseleri ne avretlerini ne de vücutlarını örtmektedir. [5]


5- Örtüden güzel koku gelmemelidir. Çünkü güzel koku, erkekleri etkiler.[6] Zira Resûlullah (sav); “Harama bakan göz, zina etmiştir. Güzel koku sürünerek erkeklerin arasına çıkan kadın da.’’[7] buyurmuştur.

6- Kadın ne erkek elbisesi giymeli ne de giydiği elbise erkek elbisesine benzemelidir.[8] Zira Ebu Hüreyre (ra); “Resûlullah (sav) kadın elbisesi giyen erkek ile erkek elbisesi giyen kadını lanetlemiştir.[9] demiştir. 

Bu maddelere göre cilbâbın yani çarşafın özellikleri; ‘’kadının dışarı çıkarken giydiği ve tanınmasını engelleyen, vücut hatlarını belli etmeyen, tesettürün temel amacını gözeten, kadının iç elbiselerini örten geniş bir dış elbisedir.’’[10] diyebiliriz.

Çarşaf konusu ile alakalı tüm detaylı bilgilere aşağıdaki link üzerinden ulaşabilirsiniz;

https://risale.online/soru-cevap/carsafin-hukmu

 

[1] Ahzâb, 33/59

[2] Ebu Davud

[3] Nûr, 24/31

[4] Müslim, “Libas”, 125; Ebû Dâvûd, “Libas”, 125.

[5] Sâbûnî, Revâiʿu’l-beyân, 2/370-373.

[6] Sâbûnî, Revâiʿu’l-beyân, 2/370-373.

[7] Tirmizî, “Edeb”, 35; Ebû Abdurrahman Ahmed b. Şuayb en-Nesâî, es-Sünen. Abdulfettah Ebû Gudde, (Halep: Mektebü’l-Matbuâti’l-İslâmiyye, 1986),“Zînet”, 35.

[8] Sâbûnî, Revâiʿu’l-beyân, 2/370-373.

[9] Ebu Davud, Nesai. Tahricüs-Sünen, C. 6. S. 57.

[10] Kurtubî, el-Câmiʿ li-aḥkâmi’l-Ḳurʾân, 14/243.


Yorum Yap

Yorumlar