RİSALE-İ NUR

16.07.2026

124

Bediüzzaman Hazretleri ve Hüsrev Altınbaşak Hazretleri Kaç Defa ve Nerelerde Zehirlendiler?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Bediüzzaman ve Hüsrev Üstadlarımız kaç defa, nerede, nasıl zehirlendi? Zehirlenmelerinde, talebe görünümlü ajanların parmağı var mıydı? Dönem dönem zehirlenme hadiselerini anlatır mısınız?

18.07.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Bediüzzaman Hazretlerine Yapılan Su-i Kasdlar

Gizli din düşmanları ömrü boyunca defalarca Bediüzzaman hazretlerini zehirleyerek vücudunu ortadan kaldırmaya çalışmışlardır. Sürgün olarak yaşadığı vilayetlerde ve girmiş olduğu hapislerde ya aşı yapma bahanesiyle veya yiyeceklerine gizlice zehir katarak yaptıkları zehirleme suikastları 20’yi geçmiştir. Fakat her defasında bu zehirlerin tesirinden Allah’ın hıfzıyla, okuduğu Cevşen ve Evrad-ı Kudsiye gibi duaların bereketi ile kurtulup hayatta kalmıştır.1 Bu duaların muhafazasını bir yerde şöyle ifade eder:

Münafık düşmanlarımın maddi ve manevi zehirlerine karşı gerçi Cevşen ve Evrad-ı Kudsiye-i Şah-ı Nakşibend (ks) beni ölüm tehlikesinden on belki yirmi defa kudsiyetleriyle kurtardılar.2

Kastamonu'da İkamete Mecbur Edildiğinde Yapılan Su-i Kasdlar:

Kastamonu’da kaldığı yedi buçuk sene müddetinde Bediüzzaman Hazretleri'ne mükerreren zehir verildi. Değişik yollarla tekrar tekrar verilen bu zehirlerden Allah’ın muhafazası sayesinde daima kurtuluyordu. Bir insanın bir değil, iki değil, üç değil, ömrü boyunca yirmiyi aşkın zehirlemelerden kurtulması gerçekten hayret edilecek bir durumdur.
Halbuki Şeyh Abdülkadir Geylani Hazretleri onun olağanüstü bir koruma altında hayat süreceğini 800 sene evvel yazdığı bir kasidesinde haber vermiş ve "muhakkak ki sen inayet gözü ile korunuyorsun" demişti. Sekizinci defa zehirlendiği bir zamanda Üstad Bediüzzaman Hazretleri etrafındaki bu harika korumaya işaret eden Şeyh Geylani‘nin beyanını hatırlatarak şöyle der:

Hem beni bu sekizinci defʻadaki zehirlendirmeleri dahi yine akîm kaldığını size beşâret veriyorum. فَاِنَّكَ مَحْرُوسٌ بِعَیْنِ الْعِنَایَةِ (Şüphesiz ki sen inayet gözüyle korunmaktasın) Gavs-ı A‘zam’ın te’mînâtı, yine tahakkuk eyledi.3

Denizli Hapsinde Nur'un Üç Kahramanına Su-i Kasd

Denizli hapsi sırasında Bediüzzaman Hazretleri ve talebelerinin emsalsiz müdafaaları ve bilirkişi raporlarının müspet olması, gizli dinsiz komiteleri harekete geçirdi. Risale-i Nur'u söndüremeyen bu karanlık komiteler Nur'un Üstadını ve yakın talebelerini imha etmek için daha önce de sıkça teşebbüs ettikleri bir su-i kasd planladılar. Bediüzzaman Hazretleri ile en yakın talebeleri olan Hüsrev Efendi ve Hâfız Ali Efendi gibi Nur'un üç büyük kahramanını zehirlediler.

Hüsrev Efendi, kendisine verilen zehiri inayet-i ilahiye ile zamanında fark eder. Derhal kendini zorlayarak içindeki zehiri istifrağ edip dışarı atar.

Hüsrev Efendi kendisi gibi zehirlenen Hâfız Ali Efendi'ye derhal kendisini zorlayıp zehri çıkarmasını söyler. Fakat maalesef ne kadar çabalasa da o zehri çıkarmaya muvaffak olamaz. Kahraman Hâfız Ali Efendi, hâlis dularının neticesi olarak Üstadının da hastalığını kendi üzerine almış ve Üstadı yerine ahirete gitmiştir.4

Bediüzzaman Hazretlerini Denizli Gibi Afyon Hapsinde De Zehirlediler

Bu milletin imanına hizmet etmekten başka bir gayesi olmayan Bediüzzaman Hazretlerini Afyon Hapsinde üç defa zehirlediler. Fakat Allah Teala Hazretleri onu bütün bu su-i kasdlardan kurtadı. O zehirlemelerden birinde çok şiddetli hastalığına rağmen büyükçe bir risale olan El-Hüccetü'z-Zehrâ'yı telif etti. Zaten o güne kadar yazılan çok kıymettar bazı risaleler hep en hastalıklı zamanlarında nasip olmuştu. Risale-i Nur'un en son telif edilen risalesi olan El-Hüccetü'z-Zehrâ da aynı şekilde ihsan edildi. Âdeta Bediüzzaman Hazretleri bu risaleleri kendi fikriyle yazmadığını, Kur'ândan kalbine doğan ilhamların mahsulü olduğunu, hastalığının lisan-ı haliyle de göstermişti. 15. Şua' olarak Şua'lar Mecmuasına giren El-Hüccetü'z-Zehrâ Risalesinin bir hâşiyesinde o zamanki zehirlenmeye şöyle işaret eder:

Bundan sonraki kısım, bütün ömrümde görmediğim dehşetli ve semli (zehirli) bir hastalık içinde yazılmıştır. Kusurâtıma nazar-ı müsamaha ile bakılsın. Hüsrev münasip görmediği kısmı ta'dîl, tebdîl ve ıslâh edebilir.5

Afyon Hapsindeki ikinci bir zehirlenmesi münasebetiyle hapisteki talebelerden Nazif Çelebi'ye yazmış olduğu mektupta, hem zehirlenmesinden haber veriyor, hem de vefat edecek olursa arkasında hizmete devam etmekle onu rahat ettirecek talebelerinden bahisle şöyle diyordu:

Aziz, sıddîk, çok hâlis, çok eski arkadaşım ve hizmet-i Kur'âniyede çok fedakâr arkadaşım Ahmed Nazif!

Evvela: Hiç hayatımda görmediğim ve her gün ondan vefatımı beklediğim bu semli (zehirli), pek ağır ve sıkıntılı hastalığımdam kalben diyorum ki: Ben ölsem, çok Hüsrevler, Tâhirîler, Nazifler gibi benden daha kuvvetli kardeşlerim kalıyorlar. Bana ihtiyaç kalmadı. El-hükmü-lillah diyerek ölümü kemal-i ferahla karşılamak suretini rahmet-i İlahîyeden niyaz edip istiyorum."6

Afyon Emirdağ'da Sürgünde İken Yapılan Su-i Kasdlar

Bediüzzaman Hazretlerinin vücudunu mahkemeler yoluyla ortadan kaldıramayan din düşmanı, gizli komiteler su-i kasdlar yoluyla hayatına son vermek için kesin karar almışlardı. Daha evvel mükerreren zehirledikleri gibi Emirdağ hayatında da aynı yola defalarca teşebbüs ederek o büyük Kur'ân hizmetkarını ortadan kaldırmaya çalıştılar. En çok müracaat ettikleri yol ise yemeklerine zehir katmaktı. Kırlara çıktığı vakitlerde gizlice evine adam sokarak yemeğine zehir atıyorlardı. Bu şekilde Emirdağ'da çok defalar zehirlenme su-i kasdına uğradı. Fakat muazzez Üstad her defasında ızdıraplar içerisinde günlerce hasta yatmasına rağmen Allah'ın lütuf ve himayesiyle şifa buldu. Okuduğu Cevşen ve Evrâd-ı Kudsiye gibi virdler, manevi birer zırh olarak onu bu taarruzlardan Allah'ın izniyle muhafaza ediyordu.7

Bediüzzaman Hazretleri, kendisine karşı yapılan bütün bu suikast girişimlerinin arkasında kimlerin bulunduğunu ve hayatı boyunca kaç defa zehirlendiğini Emirdağ Lahikası'nda yazdığı bir mektupta şöyle ifade etmektedir:

Otuz sene evvel Dârü’l-Hikmet a‘zâsı iken, bir gün arkadaşımızdan ve Dârü’l-Hikmet a‘zâsından Seyyid Sa‘deddîn Paşa dedi ki: Kat‘î bir vâsıta ile haber aldım, kökü ecnebîde ve kendisi burada bulunan bir zındıka komitesi, senin bir eserini okumuş. Demişler ki:

Bu eser sâhibi dünyada kalsa, biz mesleğimizi, yani zındıkayı, dinsizliği bu millete kabûl ettiremeyeceğiz. Bunun vücûdunu kaldırmalıyız diye, senin i‘dâmına hükmetmişler. Kendini muhâfaza et. Ben de [ تَوَكَّلْتُ عَلَی اللّٰهِ ] ecel birdir, tegayyür etmez dedim.

İşte bu komite, otuz sene, belki kırk seneden beri hem tevessü‘ etti, hem benimle mücâdelede her bir desîseyi isti‘mâl etti. İki def‘a imhâ için hapse ve on bir def‘adır beni zehirlemeye çalışmışlar. Şimdi on dokuz def‘a oldu.8

Sonuç olarak, Bediüzzaman Hazretleri ve Hüsrev Efendi, defalarca zehirlenmelerine rağmen Allah'ın inayet ve himayesiyle her seferinde ölümden kurtulmuşlardır. Ancak maruz kaldıkları zehirlerin tesiriyle uzun süre hastalık, acı ve ızdırap çekmişlerdir. Buna rağmen iman ve Kur'an hizmetindeki sebat ve dirayetlerinden asla taviz vermemiş; karşılaştıkları sıkıntı, hastalık ve musibetlere büyük bir sabır ve tahammülle göğüs germişlerdir. Allah hepsinden razı olsun.

Kaynakçalar
  1. Heyet, Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, c.2, s.604

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2019, c.1, s.359

  3. Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2019, c.1, s.31

  4. Heyet, Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, c.2, s.749-751

  5. Bediüzzaman Said Nursi, Şua’lar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 602

  6. Heyet, Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, c.2, s.912

  7. Heyet, Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, c.2, s.800

  8. Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2019, c.2, s.361-362


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız