Kabın kırık yerinden su içmek mekruhtur.1 Bunun delili Ebû Saîd el-Hudrî'den (r.a.) rivayet edilen şu hadistir:
Ebû Saîd el-Hudrî (r.a)'den şöyle dediği rivayet olunmuştur: Rasûlullah (s.a.v.) bardağın kırık yerinden su içmeyi ve içilecek şeyin içerisine üflemeyi yasakladı.2
Hadiste geçen "ثلمة القدح" (bardağın kırık yeri) ifadesi, bardağın kırılmış veya çatlamış kısmını ifade eder. Hattâbî şöyle der:
Resûlullah'ın (s.a.v.) bardağın kırık yerinden içmeyi yasaklamasının sebebi, o kısmın içenin dudağını tam olarak kavramamasıdır. Bu yüzden kişi oradan içtiğinde su yüzüne ve elbisesine dökülebilir.3
İbrâhim en-Nehaî, bardağın kırık yerinden içmenin bir diğer sakıncasını ise şöyle dile getirirdi: "Orası şeytanın payıdır (kiflidir)." Bununla, kırık kısımda biriken kir ve pislik sebebiyle şeytanın oraya yerleşmesini mecazî olarak kastetmiştir. Aynı anlam, yemek kabının kırık kısmı için de geçerlidir.4
Bir diğer hikmet ise kırık kısım keskin olabilmesi ve içen kişinin dudağını yaralayabilmesidir. Buna karşılık düzgün ve sağlam bir bardak ağzında böyle bir tehlike bulunmaz. Sonuç olarak, Hz. Peygamber'in bardağın kırık yerinden içmeyi yasaklamasının sebebi, bu davranışın çeşitli zarar ve sakıncalara yol açabilmesidir.5
Bütün bu rivayet ve değerlendirmeler ışığında, kırık bardak, tabak ve benzeri kullanım eşyalarının, sağlık ve güvenlik açısından risk oluşturabilecekleri dikkate alınarak kullanılmaması uygun görülmelidir. Özellikle kesilme, yaralanma veya hijyen açısından tehlike arz eden bu tür eşyaların kullanımına devam edilmemesi, mümkünse imha edilerek yenileriyle değiştirilmesi hem hadislerde gözetilen hikmete hem de can ve sağlık emniyetini esas alan İslâm hukukunun genel ilkelerine daha uygundur.
el-Mevsûʿatü'l-Fıḳhiyyetü'l-Kuveytiyye. Haz. Vizâretü'l-Evkāf ve'ş-Şuûnü'l-İslâmiyye, Kuveyt: Vizâretü'l-Evkāf ve'ş-Şuûnü'l-İslâmiyye, 1404–1427/1983–2006, c. 35, s. 367.
Ebu Davud, Eşribe, Hadis No: 3722
Tîbî, Şerefüddîn Hüseyin b. Abdullah, Mişkâtü'l-Meṣâbîḥ Şerhi (el-Kâşif ʿan Ḥaḳāʾiḳi's-Sünen), thk. Abdülhamîd Hindâvî, Mekke-Riyad: Mektebetü Nizâr Mustafa el-Bâz, 1997, c. 9, s. 2773.
İbn Reslân, Şerḥu Süneni Ebî Dâvûd, Dârü'l-Felâh li'l-Baḥs̱i'l-ʿİlmî ve Taḥḳīḳi't-Türâs̱, Feyyûm, 2016, c. 5, s. 473.
Abbâd, Abdülmuhsin b. Hamed. Şerḥu Süneni Ebî Dâvûd, Şâmile nüshası, 321/26

