Bağış Yap

RİSALE-İ NUR

20.10.2026

"Her Şeyi, Kemal-i İntizam ve Mizan İçinde Muhafaza Edip, Bir Türlü Muhasebe İçinde Netîcelerini Eleyen Bir Hafiziyet..." Ne Demektir?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

"Hiç mümkün müdür ki , gökte , yerde , karada , denizde , yaş kuru , küçük büyük , âdî âlî her şeyi , kemâl-i intizâm ve mîzân içinde muhâfaza edip , bir türlü muhâsebe içinde netîcelerini eleyen bir hafîziyet..." Bu parçada geçen "kendilerine mahsus bir muhasebe içinde neticelerini eleyen bir hafiziyet" ifadesini hangi açılardan ele alabiliriz? Örnek vererek izah eder misiniz?

20.10.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Bediüzzaman Hazretleri, Haşir Risalesi olarak bilinen eserinde, Allah’ın el-Hafîz ismi üzerinden ahiretin varlığını ispat etmektedir. İlgili bölüm şöyledir:

Hiç mümkün müdür ki, gökte, yerde, karada, denizde, yaş kuru, küçük büyük, âdî âlî her şeyi, kemâl-i intizâm ve mîzân içinde muhâfaza edip, bir türlü muhâsebe içinde netîcelerini eleyen bir hafîziyet, insan gibi büyük bir fıtratta, hilâfet-i kübrâ gibi bir rütbede, emânet-i kübrâ gibi büyük vazîfesi olan beşerin rubûbiyet-i âmmeye temas eden amelleri ve fiilleri muhâfaza edilmesin? Muhâsebe eleğinden geçirilmesin? Adâlet terâzisinde tartılmasın? Şâyeste cezâ ve mükâfât çekmesin?1

Bediüzzaman Hazretleri burada, kâinatta bulunan her varlığın, gerçekleşen her fiilin ve meydana gelen her hadisenin gelişigüzel olmadığını; her şeyin hikmetli bir plan dâhilinde gerçekleştiğini ve ortaya çıkan neticelerin kayıt altına alındığını vurgulamaktadır. Yani kâinatta el-Hafîz isminin bir tecellisi, başka bir ifadeyle bir hafiziyet vardır. Bu hafiziyet; koruma, kaydetme, ayıklama ve neticelendirme manalarını ihtiva eder. Bu hakikatleri kısaca izah edelim:

Muhafaza (Koruma): Kâinatta bulunan hiçbir şey zayi olmuyor. Küçücük bir tohumda koca bir ağacın programının, bir çekirdekte kapsamlı bir hayat planının, insan hafızasında geçmişe ait sayısız suretin saklanması ve amellerin eserlerinin devam etmesi, hep hafiziyet kanununun cilveleridir. Yani eşya yalnızca vücuda çıkarılmıyor, aynı zamanda neticeleri de muhafaza ediliyor.

Muhasebe: Her şey aynı şekilde muhafaza edilmiyor. Bir muhasebe neticesinde lüzumlu, maslahatlı ve faydalı olanlar bırakılıyor; vazifesini tamamlayanlar ise ayrılıyor. Bir çekirdek büyüyerek ağaç oluyor ve meyve veriyor; meyveler seçiliyor, kabuklar ise atılıyor. Mesela bir ağaç binlerce yaprak veriyor. Mevsim sonunda bu yapraklar dökülüyor; ancak neticede meyve ve çekirdek kalıyor.

Mizan ve Adalet: Kâinatta gelişigüzel bir birikme yoktur. Her şey mükemmel bir nizam ve ölçü içerisinde cereyan eder. Bir canlının bedeninde faydalı unsurlar muhafaza edilirken zararlı veya vazifesini tamamlamış maddeler dışarı atılır. Tabiatta da benzer bir düzen vardır: Hayatın devamına hizmet eden neticeler muhafaza edilir, hikmete uygun olmayanlar ise tasfiye edilir. Mesela baharda açan sayısız yaprak ve çiçek, güz mevsiminde dökülerek tasfiye edilir; fakat ağacın hayatını sürdürmesini sağlayan öz, çekirdek ve kök muhafaza edilir. Vazifesi biten gider, netice veren kalır. Bütün bu hâller, kâinatta adalet ve mizan ile işleyen bir muhasebe kanununun varlığını gösterir.

İnsan Hayatına Bakan Ciheti: İnsanın sözleri, fiilleri, niyetleri ve çevresinde bıraktığı tesirler de başıboş değildir. Madem en küçük hadiseler dahi kayıt altına alınıyor, muhafaza ediliyor ve bir muhasebeye tabi tutuluyor; öyleyse kâinatın en kıymetli varlığı ve yeryüzünün halifesi olan insanın amelleri de öncelikle muhafaza edilir ve yok olmaz.

Yani kâinatta umumi bir hafiziyet varsa insanın amellerinin de muhasebesiz kalması düşünülemez. Dünyada görülen kaydetme, ayıklama ve neticeyi ortaya çıkarma kanunu, insanın amellerinde de tam anlamıyla tecelli edecek; adalet terazisinde sevap ve günahlar tartılacaktır. Dünyadaki hafiziyet/koruma, ahirette gerçekleşecek büyük muhasebenin bir numunesidir. Bediüzzaman Hazretleri, bu hakikatten hareketle haşrin ve ahiretin varlığına dair bir delil ortaya koymaktadır.

Netice olarak, kâinatta işleyen ilahî hafiziyet, yalnızca bir muhafaza değil, aynı zamanda hikmetli bir değerlendirme, seçme, ayırma ve neticelendirme kanunu olarak tecelli etmektedir. Dolayısıyla yeryüzünün halifesi olan insanın amellerinin de dikkatle muhafaza edilerek hesap gününde ortaya konulacağı anlaşılmaktadır.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Zülfikar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 37

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız