Aile-Hanımlar

10.07.2026

Akraba Evliliği Dinimizde Caiz mi? İslamî ve Tıbbî Açıdan Değerlendirme

Yakın akraba evliliğinin, hatta uzak akraba evliliğinin bile tıbben çok zararları olduğunu, fakat bu evliliklerin dinimizce caiz olduğunu biliyorum. Bu hususları acaba yanlış mı biliyorum? Yakın veya uzak akraba evliliğini tasvip ve teşvik etme konusuna şuurlu bir Müslüman olarak bakış açımız nasıl olmalıdır? Bu konuyu nasıl değerlendirmeliyiz? İzah eder misiniz?

11.07.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Kur'an'a Göre Evlilik Sınırları

İslam dini, evlilik konusunda kimlerle evlenilemeyeceğini açık ve ayrıntılı şekilde belirlemiştir. Nitekim Kur'an'da şöyle buyrulmaktadır:

Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi (nikâh altında) bir araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. 1

Hemen ardından gelen ayette ise şu hüküm yer almaktadır:

Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla
(mehirlerini verip) istemeniz size helâl kılındı2

Bu iki ayet birlikte değerlendirildiğinde, evlenilmesi haram kılınan kişiler dışında kalan akrabalarla evlenmenin dinen caiz olduğu anlaşılmaktadır. Yine bu hususu destekleyen bir başka ayet şöyledir:

... Seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık...3

Böylece kuzenlerle evlenmenin de meşru/helâl olduğunu açıkça bildirmektedir. Dolayısıyla Kur'an-ı Kerim'de yakın veya uzak akraba evliliğini yasaklayan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Nitekim Hz. Peygamber’in (sav) halasının kızı olan Hz. Zeynep’le (ra) evlenmesi ve kızını Hz. Ali (ra) ile evlendirmesi bunun en açık örneklerindendir.

İslam Hukukuna Göre Akraba Evliliği

İslam hukukunda akraba yakın, orta ve uzak akraba olmak üzere farklı derecelerde değerlendirilmiştir. Evlenilmesi haram olan akrabalar Kur'an ve sünnetle belirlenmiş, bunların dışında kalan akrabalarla evlenme ise helal kabul edilmiştir. Bu nedenle amca, hala, dayı ve teyze çocuklarıyla yapılan evlilikler fıkıh açısından caizdir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır. Bir şeyin dinen caiz olması, onun mutlaka tavsiye edildiği veya teşvik edildiği anlamına gelmez. İslam hukukunda mübah olan birçok davranış, kişinin şartlarına, maslahatına ve doğuracağı sonuçlara göre farklı şekillerde değerlendirilebilir. Bu sebeple fıkıh âlimleri akraba evliliğinin hükmünü tartışırken, "caizdir" hükmünde birleşmiştir, ancak bunun tercih edilip edilmemesi konusunda farklı değerlendirmelerde bulunmuşlardır.4

Hanefî ve Malikî mezheplerinde, evlenilmesi haram olan akrabaların dışında kalan kişilerle evlenmenin caiz olduğu belirtilmiştir. Bunun ötesinde akraba evliliğini özellikle teşvik eden veya mekruh gören bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu mezhepler, Kur'an'daki genel hükümle yetinmiş ve konuyu "helaldir" çerçevesinde ele almışlardır.

Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde ise farklı değerlendirmeler görülmektedir. Bu mezheplerden bazı âlimler, yabancı biriyle evlenmenin veya en azından uzak akrabayı yakın akrabaya tercih etmenin daha uygun olacağını ifade etmişlerdir. Bunun gerekçeleri arasında aileler arası sosyal bağların genişlemesi, akrabalık ilişkilerinin olası boşanmalardan zarar görmemesi ve çocukların daha güçlü yapıda olabileceğine dair gözlemleri yer almaktadır. Buna karşılık bazı Şâfiî âlimleri ise uzak akrabayla evlenmenin yabancı biriyle evlenmekten daha faziletli olabileceğini, çünkü hem nesebin daha iyi bilindiğini hem de sıla-i rahmin güçlendiğini ifade etmişlerdir. Görüldüğü gibi mezhep âlimleri arasında bu konuda tek bir görüş değil, farklı değerlendirmeler bulunmaktadır. İmam Gazzali ise yakın akrabalarla evlenmenin uygun olmayacağının sebebini akrabalara karşı şehvet duygusunun zayıf olmasına bağlamıştır.5

Bu bağlamda bakıldığında akraba evliliğini dini açıdan sakıncalı veya dini açıdan özellikle tavsiye edilen bir durum demek doğru değildir. Nitekim bu konuda teşvik edici veya yasaklayıcı sahih bir hadis bulunmamaktadır. Bu konuda yapılan fıkhi değerlendirmelerde yer alan bazı tercihlerin önemli bir kısmı da bu rivayetlerden ziyade maslahat, tecrübe ve toplumsal fayda gibi gerekçelere dayanmaktadır.

İslam hukukunda bir fiilin mübah olması, onun her zaman ve herkes için en uygun tercih olduğu anlamına gelmez. Şartlara göre mübah olan iki seçenekten biri diğerine göre daha uygun görülebilir. Nitekim evlilikte dindarlık, ahlak, uyum ve aile yapısı gibi birçok ölçü dikkate alınmaktadır. Bu çerçevede bazı fakihler maslahat gereği yabancıyla evlenmeyi daha uygun görmüş, bazıları ise uzak akrabayı tercih etmiştir. Hanefî ve Malikî âlimleri ise böyle bir tercih sıralaması yapmamıştır.

Tıbbi Açıdan Akraba Evliliği

Tıp biliminde özellikle birinci derece kuzen evliliklerinde, her iki eşte de aynı çekinik (resesif) genetik hastalık geninin bulunma ihtimali yabancı evliliklere göre daha yüksek kabul edilmektedir. Bu nedenle bazı kalıtsal hastalıkların görülme riski artabilmektedir. Ancak bu durum, akraba evliliğinden doğan her çocuğun hasta olacağı anlamına gelmez. Sağlıklı çocuk sahibi olan çok sayıda akraba evliliği bulunduğu gibi, genetik hastalıklar akraba olmayan eşlerin çocuklarında da görülebilmektedir. Dolayısıyla tıp, akraba evliliği ile kalıtsal hastalıklar arasında mutlak ve kaçınılmaz bir ilişki kurmamaktadır. Yalnızca belirli hastalıklar açısından riskin arttığını ifade etmektedir. Günümüzde bu riskler, evlilik öncesi genetik danışmanlık ve gerekli tarama testleriyle daha sağlıklı şekilde değerlendirilebilmektedir.6 Bu sebeple konu ne bütün akraba evliliklerini zararlı kabul edecek şekilde genellenmeli ne de hiçbir risk yokmuş gibi değerlendirilmelidir. Her evlilik, tarafların aile geçmişi ve sağlık durumları dikkate alınarak ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Değerlendirme

İslam'ın ortaya koyduğu temel hüküm açıktır: Evlenilmesi haram kılınan akrabalar dışındaki kişilerle evlenmek dinen caizdir. Bu hüküm, yakın ve uzak akrabaları da kapsamaktadır. Bununla birlikte Kur'an ve sahih sünnette akraba evliliğini özel olarak teşvik eden veya yasaklayan açık bir delil bulunmamaktadır.

Fıkıh mezhepleri de bu konuda farklı değerlendirmeler yapmıştır. Hanefî ve Malikî mezhepleri caiz olduğunu belirtmekle yetinirken, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde maslahat ve tecrübeye dayalı bazı tercih görüşleri ortaya çıkmıştır. Ancak bu görüşler kesin ve bağlayıcı hükümler değil, tercih niteliğindeki içtihatlardır.

Sonuç olarak, akraba evliliğini dinen yasak kabul etmek doğru olmadığı gibi, din adına özellikle teşvik edilen bir uygulama olarak sunmak da isabetli değildir. Her evlilik kendi şartları içerisinde dini ölçüler, aile uyumu, tarafların özellikleri, sağlık durumu ve ortaya çıkabilecek maslahatlar birlikte değerlendirilerek ele alınmalıdır.

Kaynakçalar
  1. Nisa, 4/23.

  2. Nisa, 4/24.

  3. Ahzab, 33/50.

  4. Bedri Aslan, "İslam Hukukunda Akraba Evliliği", Turkish Studies - Religion, 17(2), 2022, s. 126-127.

  5. Ramazan Korkut, "Fıkıh Açısından Yakın Akraba Evliliğine Dair Klasik ve Çağdaş Görüşler", Cumhuriyet İlahiyat Dergisi, c. 25, say. 1, Haziran 2021, s. 413-415.

  6. Mehmet Şükrü Nar, "Tıbbi Antropoloji: Akraba Evliliklerinin Patolojik Etkileri", s. 225-226.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız