Soru

İnsanın Zulmünde Kaderin Adaleti

Risale-i nurda şöyle diyor: "bazen zulüm içinde adalet tecelli eder." Neden "bazen adalet" tecelli eder?

Tarih: 11.12.2022 16:26:54

Cevap

Allah’ın takdir ettiği kaderde hiç kimseye hiçbir şekilde haksızlık ve zulüm yoktur. Kader her daim adalet eder. Ancak kaderin adaleti bazı durumlarda beşerin zulmü içinde görünür ve öyle tecelli eder. Burada kastedilen mana budur. Aksi halde ‘kader bazen adalet eder, diğer zamanlarda zulmeder’ gibi yanlış ve asılsız bir anlayış ortaya çıkacaktır. Bu tarz bir anlayış ve kabul ise hiçbir şekilde inanç esaslarıyla bağdaşmayan oldukça tehlikeli bir durumdur.

Risale-i Nur’daki ilgili yer şöyledir: “Risâle-i Nûr’da isbât edilmiştir ki, bazen zulüm içinde adâlet tecellî eder (görünür). Yani insan bir sebeble bir haksızlığa, bir zulme ma‘rûz kalır, başına bir felâket gelir, hapse de mahkûm olur, zindâna da atılır. Bu sebeb haksız olur, bu hüküm bir zulüm olur. Fakat bu vâkıa, adâletin tecellisine (görünmesine, bilinmesine) bir vesîle olur. Kader-i İlâhî başka bir sebebden dolayı cezâya, mahkûmiyete istihkāk kesbetmiş (hak etmiş) olan o kimseyi, bu def‘a bir zâlim eliyle cezâya çarptırır, felâkete düşürür. Bu, adâlet-i İlâhiye’nin bir nevi‘ (çeşit) tecellîsidir.”[1]

Evet, “Beşer zulmeder, kader ise adalet eder.” Risale-i Nur’da farklı yerlerde[2] izah edildiği üzere bir insan bazı durumlarda suçsuz yere haksızlığa ve zulme uğrar. Belki de hapse atılır. İnsanoğlunun bu zulmü içinde ise kaderin tam adaleti görünür. Bu konuyu Kader Risalesi’nde geçen bir örnekle açıklamaya çalışalım:

Mesela bir şahıs hırsızlık yapmadığı halde zalim bir hâkim tarafından hırsızlıkla mahkûm edilip suçsuz yere hapse atılır. Bu olayda hâkim o şahsa zulüm etmektedir. Zira o şahıs hırsız değildir. Halbuki o şahsın kimsenin bilmediği gizli bir cinayeti vardır. Allah o şahsın cinayetini bildiği için, o zalim insanın eliyle o cinayetinin cezasını vererek adalet etmektedir.

Görüldüğü üzere bir olayda beşer zulmederken kader adalet etmektedir. Daha pek çok hadiseyi bu örneğe göre değerlendirebiliriz. Demek Allah’ın kaderi ve adaleti, her yönden şerden, çirkinlikten ve zulümden uzaktır. Çünkü kader, hakiki sebeplere bakar ve her daim adalet eder. İnsanlar ise görünüşteki sebeplere göre hüküm verirler, kaderin aynı adaletinde zulme düşerler.

Bu hakikate binaen, insan görünüşte hiçbir sebep yokken diğer insanlar tarafından haksızlığa veya zulme uğrarsa o zaman bu gerçeği düşünmeli ve bilmelidir. ‘Acaba ben hangi yanlışı, hangi hatayı yaptım ki Rabbim bu zalim insanı bana musallat etti’ diye kendisini hesaba çekmelidir. Beşerin zulmüne kızmak yerine kaderin adaletine rıza göstermelidir. Gizli hatası ve günahı için de Rabbine tövbe etmelidir. Ve bilmelidir ki; مَنْ اٰمَنَ بِالْقَدَرِ اَمِنَ مِنَ الْكَدَرِ   Kadere iman, kaygı ve üzüntüyü giderir.” [3]

Kaderle alakalı detaylı malumat için lütfen bakınız;

https://risale.online/soru-cevap/bizler-kaderin-mahkumu-muyuz

 

[1] Emirdağ Lahikası-4, 291.

[2] Bkz: 26. Söz Kader Risalesi, Tılsımlar, 81.

[3] Münavî, Feyzu’l-Kadîr, 3/187. 


Yorum Yap

Yorumlar