SİYER VE HADİS-İ ŞERİF

20.11.2025

55

“Adak, Kaderden Hiçbir Şeyi Geri Çevirmez; Onunla Sadece Cimrinin Malı Çıkar.”

Bu hadis sahih midir? Sahihse nasıl anlamalıyız?

04.12.2025 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Bu hadis-i şerif sahih kaynaklarda farklı şekillerde geçmektedir. Ebu Hureyre'nin (ra) bildirdiğine göre Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurdu:

(Allah şöyle buyurur:) Adak, insanın başına takdir etmediğim şeyi getirmez. Ancak kader, onu takdir ettiğim şeye (adak yapmaya) sürükler. Böylece adakla cimriden mal çıkarılır." Buhari, Sahih'inde Bişr b. Muhammed kanalıyla Abdullah b. El Mübarek'ten rivayet etti. 1 

Ebu Hureyre'nin (ra) bildirdiğine göre Nebi (sav) şöyle buyurdu:

Adak, Allah'ın insan hakkında takdir etmediği şeyi erkene almaz. Ancak adanan şey, kaderde olan bir şey olur, böylece cimri, başka durumlarda çıkarmak istemeyeceği şeyi çıkarır. 2 

Ebu Hureyre'nin (ra) bildirdiğine göre Nebi (sav) şöyle buyurdu:

Adak adamayın, çünkü adak kaderi çabuklaştırmaz. Ancak adakla cimri olanın elinden mal çıkarılmış olur. 3 

Bu hadis-i şeriflerde genel anlamda adak adamaya karşı çıkmaktan ziyade, meşru bir ibadet aracının, farklı amaçlarla kullanılmasına karşı bir yasaklamadır. Adak, Yüce Allah tarafından kullarına yüklenmediği hâlde, kulların Rablerine verdikleri yükümlülük gerektiren özel sözlerdir. Kolay yoldan dünyalık bazı şeyleri elde etmenin aracı görülen adakları Peygamber Efendimiz (sav) uygun görmemiştir. Allah Resûlü (sav), İslâm inancının esaslarından biri olan kadere ve onun adakla ilişkisine şöylece atıfta bulunmuştur:

Adakta bulunmayın. Zira o takdir olunan hiçbir şeyi değiştirmez. Sadece onunla cimrinin elinden malı çıkarılır. 4 

Başka rivayette ise şöyle buyurmuştur:

Adak, Allah’ın takdir etmediği bir şeyi insana yaklaştırmaz. Ancak nezr (ettiği husustaki iş) kadere uygun düşer (ve gerçekleşir) de böylece cimrinin elinden istemediği hâlde malı çıkarılır. 5 

Bu bağlamda, adağın herhangi bir şeyi takdir edilenden ne öne çekeceği ne de geriye bırakacağı vurgulanarak zihinlerdeki adak algısı netleştirilmiştir. Rivayetlerde yer alan, "istemediği hâlde cimrinin elinden malı çıkarılır" ifadesi de buna işaret etmektedir. Bu nedenle, “hastam iyileşirse”, “yitiğimi bulursam”, “Allah beni bu beladan kurtarırsa” ya da “şu nimetleri bana verirse” şeklindeki dünyalık birtakım taleplerle yapılan adaklar hoş karşılanmamıştır.

Kulluk bilinciyle yapılan adağın geri planda kalmasına neden olan bu adak tarzını, bazı sahâbîler de uygun görmemişlerdir.6 Bu konuyla ilgili bir misal şöyledir:

 Ka’b kabilesinden Mes’ûd b. Amr, Abdullah b. Ömer’e gelip şöyle demişti: “Oğlum Fars (İran) diyarında Ömer b. Ubeydullah’ın yanında görev yapıyordu. O sırada Basra’da insanları kırıp geçiren bir veba salgını görüldü. Ben bunu duyunca, "Allah sağ salim oğlumu geri getirirse Kâbe’ye yürüyerek gideceğim." diye adak adadım. Ne var ki, oğlum hasta döndü ve çok geçmeden de öldü. Şimdi ben ne yapmalıyım?” Bu soruyu işiten İbn Ömer, “Siz adak adamaktan nehy edilmediniz mi?! Resûlullah (sav), "Adak, kaderin önüne geçip bir şeyin olmasını sağlamayacağı gibi, olacağı da ertelemez. Ancak adak sebebiyle cimriden mal çıkarılır." buyurdu ya! (Madem ki adadın, şu hâlde) adağını yerine getir!” demiştir. 7 

Peygamber Efendimizin (sav) bir başka ifadesi ise şöyledir:

Yüce Allah’ın rızasını kazandıracak şeylerin dışında adak yapılmaz. 8 

Yüce Rabbimiz, verilen söz gereği adakların yerine getirilmesini emretmektedir.9  Cenab-ı Hak, cennetten fışkıran pınarlardan içen iyilerin kıyamet gününden korkarak adaklarını yerine getiren kimseler olduklarını beyan etmektedir.10 Resûl-i Ekrem (asm) adakların yerine getirmesi gerektiğini şu şekilde ifade etmiştir:

Gücünün yettiği bir şeyi adayan, onu yerine getirsin! 11


  1. Buhari (6694, 6609), Müslim (1640)

  2. Buhari, kader (8/155) ve Müslim, nezir 3/1260 (1639)

  3. Müslim, nezir 3/1261 (1640), Tirmizi, nezir 4/112 (1538 "hasen sahih") ve Nesai, eyman 7/16 (3805)

  4. N3836 Nesâî, Eymân, 26

  5. M4243 Müslim, Nezr, 7

  6. T1538 Tirmizî, Nüzûr, 11

  7. NM7837 Hâkim, Müstedrek, IV, 338

  8. D2192 Ebû Dâvûd, Talâk, 7

  9. Hac, 22/29. Bakara, 2/270

  10. İnsân, 76/5-7[

  11. İM2128 İbn Mâce, Keffâret, 17


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız