Bağış Yap

SİYER VE HADİS-İ ŞERİF

12.09.2026

Peygamber Efendimiz (sav) Münafık Olan Abdullah bin Übey’in Cenaze Namazını Niçin Kıldırmıştır?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Abdullah bin Übey, münafıkların başı olarak Peygamber Efendimiz ﷺ ve Müslümanlara karşı çeşitli münafıkça ve haince faaliyetlerde bulunduğu hâlde, Peygamber Efendimiz ﷺ neden onun cenaze namazını kıldırmıştır? Tevbe Sûresi 84. âyette “Onlardan ölen hiçbirinin namazını asla kılma ve kabri başında durma” buyurulmasına rağmen bu olay nasıl anlaşılmalıdır?

14.09.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Rabbimiz münafıklar hakkında Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:

Onlardan ölen birinin üzerine ebedi olarak asla namaz kılma ve onun kabri başında durma! Çünkü onlar, Allah ve Resulü'nü inkar ettiler ve onlar, fasık kimseler olarak öldüler.1

Allah Teala, Resulü'ne münafıklardan uzak ve beri olmasını, onlardan birisi öldüğünde namazını kılmamasını, dua etmek veya mağfiret dilemek üzere kabri başında durmamasını emretmiştir. Zira onlar, Allah'a ve Resulü'ne küfretmişler ve bu hal üzere ölmüşlerdir. Bu, münafıklığı bilinen herkes hakkında genel bir hükümdür. Ancak ayetin nüzul sebebi, münafıkların başı olan Abdullah İbn Übeyy'dir. Ayetin nüzul sebebi Sünen-i İbn Mace'de şu şekilde geçmektedir:

İbn-i Ömer (r.a.)'in hadisini Buhari, Müslim ve Nesai de rivayet etmişlerdir. Buhari ve Müslim'in İbn-i Ömer (r.a.)'den olan rivayetleri mealen şöyledir:
"Abdullah İbn Übeyy öldüğü zaman oğlu Abdullah, Nebi (s.a.v.)'in yanına gelerek:

- Ya Resulallah! Gömleğini bana ver. Babamı onunla kefenleyeyim. Onun üzerine namaz kıl ve ona istiğfar et, diye ricada bulundu. Peygamber (s.a.v.) gömleğini verdi ve:

- (Cenaze hazırlanınca) bana haber ver. Üzerinde namaz kılayım, buyurdu. Abdullah (r.a.) Efendimize haber verdi. Efendimiz cenaze namazını kılmak üzere iken Ömer (r.a.) Efendimiz onun arkasından ridasını çekti ve:

- Ya Resulallah! Allah sizi münafıklar üzerine namaz kılmaktan menetmedi mi? dedi. Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem):

- Ben istiğfar etmekte ve etmemekte muhayyer kılındım. Allah Teala: 'Bu münafıklara sen ister istiğfar et, ister istiğfar etme. Bunlar için yetmiş defa istiğfar etsen Allah asla onları mağfiret etmeyecektir.' buyurmuştur, diye cevap verdi. Ve Resul-i Ekrem (s.a.v.) İbn-i Übeyy'in cenazesini kıldı. Bunun üzerine: «Bu münafıklardan ölenlerin hiçbirisinin üzerinde namaz kılma...» ayeti indi. 2

Hz. Ömer (r.a.) Efendimizin "Onun namazını kılmaman gerekir." demesinin sebebi, Allah Resulü'ne (s.a.v.) itiraz etmek değil, münafıklar hakkında gelen Tevbe suresinin 80. ayetinden ötürüdür. Şöyle ki:

(Habibim, ya Muhammed!) Onlar için ister mağfiret dile, ister onlar için mağfiret dileme (hiç fark etmez)! Eğer onlar için yetmiş defa da istiğfar etsen, Allah onları asla bağışlamayacaktır! Bu, şübhesiz ki onların, Allah'ı ve Resulü'nü inkar etmeleri sebebiyledir. Allah ise, (inkarlarındaki ısrarları yüzünden) fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.3

Peygamber Efendimiz de (s.a.v.) bu ayetin hükmünü Hz. Ömer (r.a.)'e açıklayarak, münafıklar için istiğfar edip etmemek hususunda serbest bırakıldığını bildirmiş ve şöyle demiştir.
"Allah Teala buyurmuş ki: "Sen ister münafıklara istiğfar et, ister istiğfar etme. Eğer onlar için yetmiş defa istiğfar etsen, Allah onları mağfiret etmeyecektir." Ben istiğfar sayısını yetmişten fazla yapmakla onların mağfiretini dileyeceğim." diyerek namazı kıldırmıştır. İşte bu olay üzerine Rabbimizden açık bir hüküm ve emir nazil olmuştur.

Dolayısıyla münafıkların namazının kesinlikle kılınmamasına dair inen ayet, Abdullah İbn Übeyy hadisesinden sonra nazil olmuştur.

Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) cenaze namazını kıldırmasının elbette birçok hikmeti bulunmaktadır. Cenaze namazı sonrası gerçekleşenler, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in ferasetini gözler önüne sermektedir. Bu hadise ile alakalı olarak şu gelen izahlar oldukça önemlidir:

Abdullah b. Übeyy sıradan bir münafık değildi. Kendisini kamufle edebiliyordu. Yaptığı her şeye bir kılıf bulabiliyor, kendi çevresindeki insanları yaptıklarının doğruluğuna da inandırabiliyordu. Bu nedenle Abdullah b. Übeyy'e saygı duyan yığınla insan vardı. Zira o, kabilesinin seçkini, sözü dinlenen bir ferdi idi. Kavmiyetçiliğin ve akrabalık bağının etkisiyle ona bağlılık içerisinde olanlar pek çoktu. Bu insanları küstürmemek, İslam'a girişlerini kolaylaştırmak veya girmiş olanların da kalışlarını pekiştirmek için Hz. Peygamber, Abdullah b. Ubeyy'in cenaze namazını kılmış olmalıdır. Zira Abdullah b. Ubeyy'in cenaze namazını kılması, onu seven ve sayanları olumlu etkileyecekti.

Nitekim Şarih el Aynin kaydettiği bir rivayete göre Hz. Peygamber'in Abdullah b. Übeyy'e gömleğini vermesinin sebebi sorulduğunda şöyle bir açıklamada bulunmuş: “Doğrusu benim gömleğim, onun kendisini Allah'tan gelecek bir azaptan kurtarmayacaktır. Fakat ben, bu sayede onun kavminden birilerinin Müslüman olmasını, nifaktan kurtulmasını umuyorum. Nitekim Hz. Peygamber'in bu hareketi sayesinde Hazrec'den bin kişi nifaktan kurtulmuştur.4 Bu azımsanacak bir şey değildi. Ama herkesin bunu kavraması söz konusu değildi. Nitekim bu durumu gören Hz. Ömer, cenazede yaptığı işten dolayı pişman olmuş ve şöyle demiştir: “O günden sonra Allah Resulü'ne karşı böyle cüretkar davrandığıma şaşırdım. Allah ve Resulü daha iyi bilir”. 5

Kaynakçalar
  1. Tevbe, 9/84.

  2. İbn-i Mace, Sünen, Kitabu’l-Cenaiz, 1524

  3. Tevbe, 9/80.

  4. el-Ayni, Umdetü’l-Kari, VIII, 54; XVIII, 273

  5. Tevhid Bakan, "Hz. Peygamber’in Abdullah b. Übeyy’in Cenaze Namazını Kılması", Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 39 (2013), s. 236

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız