İlgili yer Risale-i Nur’da şöyle geçmektedir:
... Başta ellerinde nişane-i tasdik olan hadsiz mu‘cizeler bulunan yüz yirmi dört bin peygamberler; ve onların verdikleri haberlerin izlerini ve sinemada gibi gölgelerini, keşifle ve zevkle görüp tasdik ederek imza basan yüz yirmi dört milyondan ziyade evliyalar (قَدَّسَ اللّٰهُ اَسْرَارَهُمْ); ve o iki kısım meşahir-i insaniyenin haberlerini, aklen kat‘i burhanlarla ve kuvvetli huccetlerle fikren ve müttefikan yakini bir surette isbat ederek tasdik edip imza basan milyarlar gelip geçen muhakkikler müctehidler ve sıddikinler; bil’icma‘ mütevatiren nev‘-i insanın güneşleri, kamerleri, yıldızları olan bu üç cemaat-i azime ve bu üç taife-i ehl-i hakikat ve beşerin kudsi kumandanları olan bu üç büyük ali hey’etlerin fermanlar ile...
O muhakkiklerden tek birisi Risale-i Nur’dur. Yirmi senedir، en muannid feylesofları ve mütemerrid zındıkları susturan eczaları meydandadır. Herkes okuyabilir. Kimse i‘tiraz etmez.1
Bu parçada özetle, iman edip salih ameller işleyenler için ebedi saadet saraylarının açılacağı, iman etmeyen veya iman ettiği halde salih amel işlemeyenlerin de o ebedi saadetten mahrum kalacakları izah ediliyor. Bunun da üç büyük topluluğun tasdik ettiği, onayladığı anlatılıyor.
Birinci topluluk, ellerinde onların doğru söylediklerini onaylayan mucizeler bulunan peygamberlerdir.
İkinci topluluk, yine ellerinde onların doğru söylediklerini onaylayan kerametler bulunan evliyalardır.
Üçüncü topluluk ise, ilk iki topluluğun söylediklerini, kuvvetli akli ve mantıki delillerle ispat ederek onaylayan muhakkikler (araştırıcı alimler), müctehidler (ayet ve hadislerden hüküm çıkaran büyük zatlar) ve sıddikinlerdir (sadakatte çok ileri Allah dostlarıdır).
Risale-i Nur da o muhakkiklerden birisidir. En inatçı felsefecileri ve din düşmanlarını susturur. Hiç kimse itiraz edemez.
Bediüzzaman Said Nursi, Asa-yı Musa, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.8.

