Sorunuzda geçen cümleyi doğru anlayabilmek için metne bir bütün olarak bakmak gerekir. Bediüzzaman Hazretleri, 12. Lem'a'nın İkinci Suali'nin "İkincisi" ile başlayan kısmına şu ifadelerle giriş yapmaktadır:
İkincisi: Küre-i arz her ne kadar semavata nisbeten çok küçük ise de, hadsiz masnuat-ı İlahiyenin meşheri, mazharı....1
Bu girişten sonra gelen paragrafların tamamı "Hem..." ifadesiyle başlamaktadır. Dikkatle incelendiğinde, her bir "Hem" ile başlayan paragrafta yeryüzünün farklı bir yönüne işaret edildiği görülmektedir. Bunlar sırasıyla şunlardır:
Yeryüzünün yedi iklimi,
Avrupa ve Asya gibi bilinen yedi kıtası,
Denizler ve yönler dikkate alınarak yapılan yedi kıta tasnifi,
Mağmadan yeryüzüne kadar uzanan ve fen ilminin de kabul ettiği yedi tabakası,
Hayatın devamı için gerekli olan yedi külli unsur,
Hava, su, ateş, toprak ile birlikte madenler, bitkiler ve hayvanlardan oluşan yedi tabaka,,
Cinler, ifritler ve diğer şuurlu varlıkların meskeni kabul edilen arzın yedi kat âlemi.
Bediüzzaman Hazretleri bunlardan sonra ise şu ifadeleri zikreder:
Küre-i arzımıza benzeyen yedi küre-i ahara
Ve ardından sözlerini şu cümleyle tamamlar:
...imaen ve işareten küre-i arz dahi, yedi tabaka olarak ayat-ı Kur’aniyeden fehmedilmiştir.2
Bunun hemen ardından da sorunuzda geçen şu değerlendirmeyi yapmaktadır:
Şu halde yedi nevi‘ ile yedi tarzda arzın yedi tabakası mevcud olduğu tahakkuk ediyor. (Sekizincisi) olan ahirki ma‘na, başka nokta-i nazarda ehemmiyetlidir; o yedide dahil değildir.
Burada anlatılmak istenen şudur: Bediüzzaman Hazretleri, küre-i arzın yedi tabakalı oluşunu açıklamak için sekiz farklı izaha temas etmektedir. Ancak son olarak zikredilen sekizinci mana, doğrudan arzın yedi tabakasına dair bir açıklama değildir. Bu sebeple "ahirki mana, o yediye dahil değildir" buyurarak, son izahın önceki yedi açıklamadan farklı bir anlam taşıdığını ifade etmektedir.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.65
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.66

