Helal-Haram

26.04.2010

10034

Haram Ve Şüpheli Gıdaların İbadete ve Duaya Etkisi

Günümüzde yiyecek ve içeceklerin her markada yüzde yüz helal olduğunu söylemek zordur. Bu durumda bir Müslüman nasıl davranmalı? Haram ya da haram olması şüpheli şeyleri yemenin ve içmenin ibadete ve psikolojiye etkisi nedir?

03.05.2010 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Günümüz gıdalarının raf ömürlerini uzatmak ve satış kolaylığını artırmak için pek çok gıda katkı maddesi kullanılmaktadır. Bu katkı maddelerinin büyük bir kısmı yurt dışından ithal edilmektedir.

Çok ülkelerde İslamiyet'in bizler için helal kılmadığı hayvanlar rahatlıkla tüketilmekte ve katkı maddelerinin bazı hammaddeleri bu hayvanlardan elde edilmektedir. Bundan dolayı biz de gerek paketli gerekse dışarıda satılan gıdaları tüketirken, paket içeriği ve yapım aşaması ile ilgili bilgi sahibi olmadığımız yiyecekleri tüketirken çok dikkatli olmalıyız. Özellikle margarin ve katı yağ kullanılan yiyeceklerden şiddetle sakınmamız gerekir. Bu ürünlerin temiz içeriği ile alakalı eğitici videolar, seminerler veya bir kitap vasıtasıyla bilgi sahibi olmamız çok önemli; rastgele yemek yerine içeriğini kontrol ederek yemek zorundayız.

Vücuda giren katkı maddelerinin helal olmaması durumunda, insanın ahlakı üzerinde çok ciddi olumsuz etkileri vardır. İnsan sadece maddeden ibaret olan bir varlık değildir; içerisinde ruh, hisler ve duyguları da barındıran manevi bir yönü de vardır. Onun için insanın midesine giren lokmanın gerek kazanç gerekse katkısal olarak temiz ve helal olması, insanın hayra, ibadete olan yönelişini doğrudan etkiler. Bu konuyla alakalı birkaç hadis-i şerif şöyledir:

Resul-ü Ekrem (sav), seferi uzatıp saçı başı dağınık, toz toprak içinde kalan ve elini semaya kaldırıp: 'Ey Rabbim, Ey Rabbim' diye dua eden bir yolcuyu zikredip dedi ki:
Bu yolcunun yediği haram, içtiği haram, giydiği haramdır ve haramla beslenmektedir. Peki, böyle bir kimsenin duasına nasıl icâbet edilir? buyurdular."1

Şurası muhakkak ki haramlar apaçık bellidir, helaller de apaçık bellidir. Bu ikisi arasında (haram veya helal olduğu) şüpheli olanlar vardır. İnsanlardan çoğu bunları bilmez. Bu durumda, kim şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini de ırzını da tebrie etmiş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse harama düşmüş olur; tıpkı koruluğun etrafında sürüsünü otlatan çoban gibi ki her an koruluğa düşebilecek durumdadır. Haberiniz olsun, her melikin bir koruluğu vardır; Allah'ın koruluğu da haramlarıdır. Haberiniz olsun, cesette bir et parçası var ki, eğer o sağlıklı olursa, cesedin tamamı sağlıklı olur; eğer o bozulursa, cesedin tamamı bozulur. Haberiniz olsun bu et parçası kalptir.2

Öyle devir gelecek ki, insanoğlu, aldığı şeyin helalden mi, haramdan mı olduğuna hiç aldırmayacak.3

Hazret-i Peygamberin (sav) hadislerinde bizlere haber verdiği gibi, insanın kazancının ve gıdasının, insanın kulluğu üzerinde ve duanın kabulü üzerinde ciddi etkileri vardır. Helal ve haram lokmaların insana etkisi hakkında İslam büyüklerinin de çok kıymetli sözleri ve tavsiyeleri vardır. Şöyle ki:

Hz. Mevlânâ şöyle buyurur:

İlim de hikmet de helal lokmadan doğar; aşk da, merhamet de helal lokmayla meydana gelir. Bir lokma, haset ve hileyi netice verirse, cehalete ve gaflete sebep olursa bil ki o lokma haramdır. Hiç buğday ekilip de arpa hasat edildiğini gördün mü?"4

İbrahim Ethem Hazretleri:

Ashab-ı kemal, ancak midelerine gireni kontrol etmekle kemale erebilmişlerdir, demiştir.5

İmam-ı Rabbânî Hazretleri ise şöyle der:

Lokmaya dikkat etmelidir. Bir insan, nereden ne bulursa yemesi doğru olmaz. Hem de şer'î yönden helâl veya haram olduğunu düşünmeden. Zira insan başıboş bırakılmamıştır ki her istediğini yapa... Onun, şanı yüce bir Mevlâsı vardır; kendisine verdiği emir ve nehyi vardır. O yüce Zat, peygamberleri vasıtasıyla, razı olduğu ve razı olmadığı şeyleri bildirmiştir." 6

Bediüzzaman Hazretleri bu konu ile alakalı şöyle der:

Hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem'a, bir işarette, bir öpmekte batma. Dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma.7

Metinde de belirtildiği gibi, bir lokmanın bile insanı batırabileceğine işaret etmiştir.

İnsanın beslendiği şey ile mizacı müteessir olduğuna delil kırk günde her gün et yiyen kasavet-i kalbiyeye düçar olduğu darb-ı mesel hükmüne geçmiştir.8

Bediüzzaman Hazretleri burada, insanın, yediği gıdaların tesiri altına gireceğini ve davranışları üzerinde çok ciddi etkisinin olduğunu ifade etmektedir. Kırk gün aralıksız et yiyen kişilerin kalplerinin katılaştığı hakikati, âdeta bir atasözü gibi kabul görmüştür.

Sonuç olarak günümüzde gıdaların üretiminde kullanılan katkı maddeleri ve bu maddelerin kaynağı, biz Müslümanlar için helal-haram hassasiyetini daha da önemli hâle getirmiştir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi dinimizde sadece ibadetler değil, insanın kazancı ve yediği lokma da kulluğunu, ahlakını ve kalbî durumunu doğrudan etkiler. Hadisler ve İslam büyüklerinin sözleri, haram ya da şüpheli gıdaların insanın duasına, davranışlarına ve manevî hayatına zarar verebileceğini açıkça ortaya koymaktadır.

Kaynakçalar
  1. Müslim, Zekat 65, 1015 / Tirmizi, Tefsir, Bakara 2992.

  2. Buhari, İman 39 / Müslim, Müsâkat 107, 1599.

  3. Buhari, Büyu' 7, 23 / Nesai, Büyu 2, 7, 243.

  4. Abdülbaki GÖLPINARLI, Fîhi Mâ Fîh, Konya ve Mülhakâtı Derneği Yayınları, 2001.

  5. Mustafa YEŞİLYURT, DİB Yayınları,Helal Kazanç Helal Tüketim, 2013, Ankara, s. 111.

  6. Kasım YAYLA Çevirisi, Mektubat-ı Rabbânî, Merve Yayınları c. 2, 325-382. Mektup

  7. Bediüzzaman Said Nursi, Mesnevi-i Nuriye, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 168.

  8. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 38.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız