Teheccüd sözlükte “uyumak; uyanmak, uykudan güçlükle uyanmak” anlamına gelir.1 Dinî bir terim olarak yatsı namazı ile fecr-i sâdık arasında bir müddet uyuyup uyandıktan sonra namaz kılmayı ve bu süre içinde kılınan nâfile namazı (teheccüd namazı, kısaca teheccüd) ifade eder.2 Tanımdan da anlaşılacağı üzere teheccüt gece uyuyup uyandıktan sonra kılınan bir namazdır.
Gecenin herhangi bir vaktinde eda edilen namazlara ise “kıyâmu’l-leyl” denmektedir. Bu itibarla gece namazı (kıyâmu’l-leyl) teheccüd namazından daha geniş bir anlam taşımaktadır. Çünkü gece namazı, yatsıdan sonra -uyku olsun veya olmasın- sabah namazına kadar kılınan vitir, teheccüd, teravih gibi tüm ibadetleri kapsamaktadır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
Her kim geceleyin uyanır, ailesini de uyandırır ve iki rekât namaz kılarsa, Allah’ı çok zikreden erkekler ile kadınlardan yazılırlar.3
Sahabeden Haccac bin Amr ise bu konuda şöyle demektedir:
"Sizden biri geceden başlayıp sabaha kadar namaz kılsa, teheccüd kıldığını mı zannediyor?" Halbuki teheccüd uykudan sonra kılınan namazdır” 4
Hatîb eş-Şirbînî, I, 348; İbn Âbidîn, c.2, s. 24
Safet Köse, Teheccüd, TDV İslam Ansiklopedisi, İstanbul 2011, c.40, s. 323
Ebû Dâvûd, Tefrî‘u ebvâbi’l-vitr, 346 [1451]; Tatavvu‘, 306 [1309]
Kurtubî, el-Cami’ li Ahkâmi’l-Kur’ân, c.10, s. 199

