RİSALE-İ NUR

28.09.2025

74

Tevafuklu Risale-i Nur'lar

Ahmed Hüsrev Altınbaşak Efendi'nin Risale-i Nur'dan tevafuklu olarak yazdığı eserler hangileridir? Hayrat Neşriyat'ta bir kaç eser var ama daha da yazılmış mı onu öğrenmek istedim.? Yazılmışlarsa basılacak mı?

07.10.2025 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Tevafuklu Risale-i Nur eserleri Ahmed Hüsrev Efendi Üstadımız yazdığı dönemde, o vakte kadar telif edilmiş olan tüm eserleri kaleme almış. O dönem daha telif edilmemiş olan 14. ve 15. Şua risaleleri yazılmamış. Tevafuklu Risale-i Nur’lar 1949 Afyon Hapsi öncesine kadar kaleme almıştır. Bediüzzaman Hazretleri’nin yazılan tevafuklu risaleleri hususen takdir ettiğini mektuplarda görmekteyiz.

“Mâşâallâh, bârekâllâh! Kalemlerinizin mükemmel çalışmaları devam etmekle beraber tezâyüd etmeleri ve hususan Sav’da birden çoğalması -Hacı Hâfız’a ve köyüne bin bârekâllâh!- bizi fevkalâde mesrûr etti. Ve Husrev’in tevâfuklu yazıları, hususan yaldızlı Mu‘cizât-ı Ahmediye (asm) nüshası ve Büyük ve Küçük Ali’lerin risâleleri buralarda tatlı, hem çok fütûhâtı var. İnşâallâh o mübârek kalemlerin daha çok fütûhâtı olacak ve göreceğiz.”[1]

Bugünlerde Husrev’in tevâfuklu yazdığı Mi‘râc Risâlesi'ni, burada Risâle-i Nûr talebeleri şevke gelip aynen tevâfukunu muhâfaza ederek, hatta yedi “fakat, fakat, fakat” kelimelerinin parlak tevâfukunu gösteren nüshaları yazdılar, bitirdiler; ben de tashîh ediyordum, başkaları da okuyordular. Birden Mi‘râc Gecesi kesretli rahmetiyle gelmesi ve Risâle-i Nûr’un yazılması ve Husrev’in Mi‘râc Risâlesi ve intişârı dahi, bir vesîle-i rahmet olduğunu talebelerine kanâat verdi.”[2]

"... Bu zât, dokuz-on sene zarfında dört yüz risâle kadar dikkatli ve tevâfuklu olarak Risâle-i Nûr’dan yazdığı gibi, hâfız olmadığı halde yazdığı iki mükemmel Kur’ân ile ve üçüncüsü -müteferrik bir surette- gözle görünür bir nevi‘ i‘câz-ı Kur’ânı gösterir bir tarzda üç Kur’ân’ı yazmış. ..”[3]

Şartlar itibariyle nazara alınması gereken bir başka husus ise; külliyatın o dönemlerde büyük mecmualar haline getirilmemiş olmasıdır. Daha ziyada risale-risale olarak yazılmakta yahut teksir edilmektedir. Külliyatın birçok yerinde de bu sebeple risalelerin yüz otuz parça olduğuna atıf yapılmaktadır. Hatta Afyon Mahkemesi’ne sunulan 89 maddelik hata-sevap cetvelinde, iddianamede yer alan “yüz kırk parçadır” ifadesini Hazret-i Üstad tashih etmiştir.

“17- Risâle-i Nûr yüz kırk parçadan ibâret… / Müdâfaâtımda belki pek çok def‘alar lüzûmu için yüz otuz parça diye tekrarımız, bu yanlışını gösteriyor.”[4]

Risale-i Nur Külliyatının dört temel mecmuası olan Sözler, Mektubat, Lemalar ve Şualar eserleri tevafuklu olarak yazılmıştır. Bu eserlerden Şualar eserinin tamamı neşredilmiştir ve istifadeye sunulmuştur. Haşir Risalesi, Mu'cizat-ı Ahmediye Risalesi, Ayet-ül Kübra Risalesi ve Sünnet-i Seniyye Risalesi de ilaveten neşredilmiştir.

Mütebaki olan Sözler, Lemalar ve Mektubat mecmualarında yer alan risaleler de yakın zamanda neşre hazırlanmaktadır. İstifadeye sunulacaktır inşaAllah.


[1] Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2015, s. 16.

[2] Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Hayrat Neşriyat, Isparta 2015, s. 203.

[3] Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2015, s. 136-137.

[4] Şualar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2015, c. 2, s. 471.

 


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız