Üstad Bediüzzaman Hazretleri henüz çocuk iken pek çok ilmi münazaralara katılmıştır. Bu münazaralarda elde ettiği üstün başarılar halk arasında büyük sevgi ile karşılanmıştır. Ancak bir kısım kötü niyetli insanlar Bediüzzaman Hazretlerinin bu başarısını kıskanmış ve aleyhinde bulunmuşlardır. Bu sebeple Bediüzzaman Hazretlerinin her halini inceden inceye araştırmışlar, her hareketini adım adım takip etmişlerdir. Onun bir açığını bulmak ve kusurunu yakalamak için ciddi gayretler içerisine girmişlerdir. Bunun bir misali Siirt'e bağlı Şirvan kazasında şöyle gerçekleşmiştir.
Bediüzzaman bir gün nasılsa, kazaen sabah namazını geçirmiş. Buna vâkıf olan hasımları, “Molla Said, namazı terk etmiştir” diyerek ahali arasında yaygarada bulundular. Molla Said’den soruldu ki:
– Niçin herkes bunu böyle söylüyor?
Molla Said: Evet, esassız bir şey âlemin içinde çabuk yayılmaz. Hata bendedir. Onun için, iki cezaya uğradım: Birisi Allah’ın itabı, diğeri insanların kötü sözleri. Bunun esas sebebi ise, geceleyin okumayı âdet edindiğim vird-i şerîfi (zikirleri) terk ettiğimdir. İşte âlemin ruhu bu hakikate temas etmişse de, tamamını kavrayamayarak ismini bilemeyip hatayı bu şekilde isimlendirmişler, cevabını verir.1
Üstad Bediüzzaman Hazretleri sabah namazını geçirmiş, kılamamış, halk da "Bediüzzaman namazı terk etti" diye yaygara yapmışlardır. Bediüzzaman Hazretleri bu hadiseyi değerlendirirken hatayı dışarıda aramak yerine kendinde arıyor. Her gece düzenli olarak okuduğu vird-i şerîfi terk etmesini, Allah’ın itabına/azarlamasına ve insanların diline düşmesine sebep olarak görüyor. Manevi bir vazifesi olan vird-i şerifi terk etmesinin hem ilahî hem de dünyevî sonuçlar doğurduğunu ifade ediyor.
İnsanın başına gelen hadiselerin iki yönü vardır. Biri insana diğeri kadere bakar. Mesela bir hadisede insan zulmeder fakat kader itibarıyla adalet olur. İnsanlar Bediüzzaman Hazretlerinin aleyhinde konuşarak zulmetmişlerdir. Fakat kader Bediüzzaman Hazretlerine göre adalet etmiştir. Çünkü halk bilmese de Bediüzzaman Hazretlerinin gizli bir kusuru (her gün okuduğu virdi terk etmesi) vardır. İnsanlar kendilerine bakan cihetle hata etmişler fakat kader adalet etmiştir.
Heyet, Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, c. 11, s.63-64

