Şeytanın meleklere reislik yaptığı hususunda; Said İbn Müseyyeb'den naklen Katade derki,
İblis dünya göğündeki meleklerin reisi idi.1
İbn Abbas'dan nakleder ki, o şöyle demiş :
İblis günah işlemezden önce meleklerden bir melek idi ve ismi Azazil olup yeryüzünde yaşardı. Çalışma bakımından meleklerin en ileri gidenlerindendi içlerinden en bilgini idi. Bu husus, onu kibre sevketti ve o Hınn adı verilen bir kabileden idi.2
İbn Ebu Hatim der ki bana babam ... Said İbn Cübeyr'den o da İbn Abbas'dan nakletti ki, o şöyle demiş :
İblis'in adı Azazil idi. Dört kanatlı melekler arasında en üst.ünlerinden biriydi. Sonra Allah'ın rahmetinden kovuldu. Cüreyc, Hacac'dan nakleder ki, İbn Abbas şöyle demiş : İblis meleklerin en şereflilerinden ve en üstün kabilelerinden birisine mensub idi. O, cennetin bekçisi ve dünya göğünün hükümdarı idi. Bu sebeple o aynı zamanda yeryüzünün de hükümdarı idi. 3
Meleklerden birinin Allah’a isyan edeceğinin bildirildiği, bunun kendileri olmaması için şeytandan dua istedikleri yönünde—sıhhat derecesini bilememekle birlikte—şöyle bir rivayetle karşılaşmaktayız:
İsrafil (a.s.), Levh-i Mahfuz'da bir kulun Rabbine seksen bin yıl ibadet edeceğini, sonra ise ibadetinin reddedilip lanetleneceğini gördü. İsrafil, o kulun kendisi olmasından korkarak ağladı. Melekler ona nedenini sorduklarında, Levh-i Mahfuz'da gördüğünü onlara haber verdi. Bunun üzerine hepsi ağlamaya başladı; çünkü her biri o kulun kendisi olmasından korkuyordu. Sonra dediler ki: 'Hadi Azazil'e gidelim, çünkü onun duası makbuldür (müstecabdır), bizim için dua etsin.' Ona durumu haber verdiler, o da onlar için şöyle dua etti: 'Allah'ım, onlara gazap etme.' Ancak kibri ve kendine güveni sebebiyle kendisi için dua etmeyi unuttu ve 'Allah'ım, bize gazap etme' demedi.
Bir diğer rivayette ise şöyle denmiştir: Cennetin kapısında şöyle yazılı olduğunu gördü: 'Allah'ın mukarreb (O'na yakın) kullarından öyle bir kul vardır ki, Allah ona emreder de o emre uymaz.' Bunun üzerine Azazil: 'Allah'ım, ona lanet etmem için bana izin ver' dedi. Böylece bin yıl boyunca farkında olmadan kendi kendine lanet etmiş oldu.4
İbn-i Kesir, Büyük Kuran Tefsiri, Kahraman Yayınları, s.181
İbn-i Kesir, Büyük Kuran Tefsiri, Kahraman Yayınları, s.181
İbn-i Kesir, Büyük Kuran Tefsiri, Kahraman Yayınları, s.181
Abdurrahman bin Abdüsselâm es-Safûrî, Nüzhetü’l-Mecâlis, 2/32)

