Kumarın olmadığı, yani taraflardan ikisinin veya birisinin koyduğu belirli bir bedel bulunmayan oyunların, kimisi haram, kimisi mübahtır. Bununla birlikte faydası olmayan her bir oyun ve eğlencenin kerahetten uzak kalmayacağı bilinmelidir. Çünkü bu gibi oyunlarda vakit boşa harcanır. Allah’ı zikretmekten, namazdan ve faydalı olan her şeyden uzak kalmak söz konusudur.
Tavla: Haram olan, zar ile tavla oynamaktır. Bunun sebebiyle şehadet reddedilir. Hanefiler bunun hükmünü, -hükmün delil-i zanni olduğundan dolayı kendi ıstılahlarına uygun olarak– tahrimen mekruh kabul etmişlerdir.1 Çünkü Ebu Musa el Eş’ari’den şu rivayetle gelmiştir:
Kim tavla oynarsa Allah’a ve Resûlüne karşı gelmiştir.” 2
Bureyde (r.a) de Hz. Peygamber (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
Kim nerdeşir (tavla) oynarsa, elini domuz etine ve kanına batırmış gibi olur.3
Yahya b. Kesir şu hadisi rivayet eder: Peygamber (s.a.v.) tavla oynayan bir topluluğun yanından geçti ve şöyle buyurdu:
Kalpler boş işlerle, eller uğraşıda ve diller boş sözlerle uğraşmakta..4
Nafi dedi ki:
Abdullah b. Ömer ehlinden birisini tavla oynarken görürse hem oynayanı döver hem de tavlayı kırardı.5
Ömer Nasuhi Bilmen de tavla oynamanın tahrimen mekruh olduğunu söylemektedir.6 Halil Gönenç Hoca da tavla oynamanın cumhur ulemaya göre haram olduğunu söylemektedir.7
Satranç: Şafiilerin dışında kalan cumhura yani Hanefi, Maliki ve Hanbeli8 mezheplerine göre satranç haramdır.9 Bununla beraber İmam Yusuf'tan gelen bir rivayete göre ve bazı Hanefi âlimlerinin tercih ettiği görüşe göre satranç bazı şartlara riayet edildiği taktirde haram değildir.10
Satranç konusunda detaylı cevap için bakınız:
Diğer taraftan eğlence amaçlı veya ödüllü yarışmalar, kumar ve çeşitlerinden ayrı tutulmakta, hiçbir zaman kumar olarak algılanmamaktadır. Hz. Peygamber (sav) döneminde en önemli müsabaka ve eğlence türleri arasında ok atışı, at ve deve yarışları dikkat çekmektedir.11 Allah Resûlü ashâbını bu yarışlara teşvik etmekte, bazen ödül koymakta12 bazen de bizzat kendisi at eğitip onunla yarışlara katılmaktadır.13 Resûlullah (sav) dönemindeki bu müsabakaların en önemli özelliği bunların eğlence ve ödül kazanma amaçlı olmasının yanı sıra her an vuku bulacak düşman saldırılarına karşı Müslümanları zinde ve eğitimli tutmalarıdır. Ancak bu ve benzeri yarışlar üzerinde bahis tutuşmak ve bu yolla kazanç sağlamak kesinlikle caiz görülmemektedir.
Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Risale Yay., İstanbul 1990, c.4, s.375
Ebû Dâvûd, “Edeb”, 56; İbn Mâce, “Edeb”, 43; el-Muvatta’, “Rü’yâ”, 6
Ebû Dâvûd, Edeb, 56
Beyhakî, Sünen, X/216
Mâlik, Muvatta, Rüya, bab(2), no:7
Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Bilmen Yayınları, İstanbul ts., s 434
Halil Gönenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar, Yasin Yay., İstanbul 2012, c.3, s. 201
İshak b. Mensur el-Mervezi, Mesailü’l-İmam Ahmet b. Hanbel ve İshak b. Rahaveyh, r.3363.
Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Risale Yay., İstanbul 1990, c.4, s. 376
Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Bilmen Yayınları, İstanbul ts., s 434
Nesâî, Hayl ve sebk ve ramy, 14.
Dârimî, Cihâd, 37.
Ebû Dâvûd, Cihâd, 60.

