Sarık, kullanımı islam öncesi zamanlara kadar gider. İk defa sarık kullanan kişinin Hz. Zülkarneyn (as) olduğu rivayet edilir. Sarık Araplar’da Cahiliye devrinden beri bilinen bir başlık çeşididir. İslam tarihinde ise sarık, yalnızca iklim şartlarının gereği olan örfi bir kıyafet olarak kalmamış Peygamber Efendimizin (sav) kullanmasıyla dini, ahlaki ve islami bir sembol olarak anlam kazanmıştır. Peygamber Efendimiz'in (sav) hayatına bakıldığında, sarığın farklı zamanlarda ve farklı şekillerde kullanıldığı görülür. Nitekim bir rivayette, Peygamber Efendimiz'in (sav) Mekke’nin fethi günü başında siyah bir sarık olduğu halde Mekke'ye girdiği ve hutbe okuduğu nakledilmiştir.
Bizimle müşrikler arasındaki fark, başlıklar üzerindeki sarıklardır1
Ebû Said Amr b. Hureys’ten (ra) rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: İki omzunun arasından uçlarını sarkıttığı siyah bir sarıkla Resulullah , hala gözlerimin önündedir.2
Cabir (ra)’den rivayete göre, şöyle demiştir: Peygamber (sav), Mekke'nin fethi günü Mekke’ye başında siyah bir sarık olduğu halde girmişti. 3
Mugîre ibn Şu'be (ra) şöyle demiştir: Peygamber (sav) bir hacetini yerine getirmek için gitti. O işini bitirdikten sonra dönüp geldi. Bu sırada ben kendisini su alıp karşıladım. Abdest aldı. Üzerinde bir Şâm cübbesi vardı. Ağzını çalkaladı, burnuna su çekti, yüzünü yıkadı. Akabinde o cübbenin yenlerinden ellerini sıvayıp çıkarmaya davrandı. Yenler çok dar idiler. Bu sefer ellerini cübbenin aşağısından dışarı çıkardı ve onları da yıkadı. Başı ile ayakları üzerine de meshetti. 4
Bu rivayet, sarığın Efendimizin günlük hayatında kullandığı bir kıyafet olduğunu da göstermektedir. Hadislerde sarığın sadece varlığından değil, nasıl sarıldığından da bahsedilmiştir. Peygamber Efendimiz (sav) sarık sardığında, sarığın ucunu iki omzu arasına veya sağ tarafına sarkıttığı rivayet edilmiştir.
Ebu Umame diyor ki: Resulullah (sav), vali tayin edeceği kişiyi sarık sarmadan bırakmazdı. Sağ tarafından kulak hizasına dek ucunu da sarkıtırdı. 5
Ebû Said Amr b. Hureys’ten (ra) rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: İki omzunun arasından uçlarını sarkıttığı siyah bir sarıkla Resulullah , hala gözlerimin önündedir.6
Ebû Dâvûd, Libâs, 21
Müslim, Hac, 452
Ebu Davud, Libas, 21; Tirmizi, Libas, 20
Buhari, Libas, 10
Mecmauz Zevaid ve Menbaul Fevaid, Nureddin El-Heysemi, Ocak Yayıncılık, İstanbul 2015, c.8, s.399
Müslim, Hac, 452

