Soru

Risaleleri Yazarken Tefekkürü Nasıl Yapacağız

Yazı mektubunda Bediüzzaman Hazretleri, yazıdaki beş nevi ibadeti ifade ederken kalemle ilmi tahsil ve tefekkür ibadetlerini de sayıyor. Halbuki yazarken gereği gibi okuyamadığımızdan bu iki ibadet ciheti olmuyor gibi...Acaba bu iki ibadeti kazanmak için hangi metodları kullanabiliriz?

Tarih: 6.01.2010 00:00:00
Okunma: 4073

Cevap

Risaleleri yazmak beş değişik açıdan ibadet olmasının yanında, bunlardan çok daha mühimmi iki hadisin işaretiyle yüz şehid sevabı kazandırmaktadır. Bu yüzden öncelikle şunu belirtmek isteriz ki, yazısını yazan ama yazdığını mütalaa ve tefekkür edemeyen birisi, bu işi ciddi bir eksiklikle yapıyor anlamına gelmez. Yani yüz şehid sevabı vadi eksilmiş olmaz inşaallah.

Saydığınız iki maddeden birincisi olan kalemle ilmi tahsi etmek fazileti de kazanılır. Çünkü Kur'an yazısını okumak ve yazmak da hususen bu asırda çok mühim ve çok faziletli bir ilimdir. Aynı zamanda hatt-ı Kur'an'ı muhafaza sadedinde mühim bir cihaddır. Hz. Ali ra.'ın, ahirzamanda hatt-ı Kur'an'ı muhafaza edenlere kardeşlerim diye hitab etmesindeki kıymeti düşünmek lazım...

İkinci maddedeki tefekküri ibadeti yapmak kısmını elden kaçırmamak için şöyle bir yol takib edilirse hem çok faydalı olur, hem de risalelerin sıhhatli yazılmasına hizmet eder. O da şudur:

Yazmadan önce bir kere sayfayı okumak, yazarken mümkün mertebe manayı takib etmeye çalışmak ve yazdıktan sonra bir hata olmasın niyetiyle son kez bir daha okumak. Bu şekilde en az iki defa okunmuş olacağı için, inşaallah tefekkür ibadetini de yapmış olunur.

 


Ek Soru

Üstad Bediüzzaman, r.a Risale-i Nur'un onbeş yıllık medrese tahsilinden hasıl olan ilmi, on beş haftaya kadar düşürdüğünü ilan ediyor. Bu ilmin tahsilini de Risale-i Nur'u yazmak gibi kudsi bir hizmette olduğunu çok yerlerde beyan etmiş. Bizler yazmakla bu hakikat ilmini nasıl tahsil edebiliriz?

Tarih: 16.01.2010 00:00:00

Ek Cevap

Risaleleri yazmak beş değişik açıdan ibadet olmasının yanında, bunlardan çok daha mühimmi iki hadisin işaretiyle yüz şehid sevabı kazandırmaktadır. Bu yüzden öncelikle şunu belirtmek isteriz ki, yazısını yazan ama yazdığını mütalaa ve tefekkür edemeyen birisi, bu işi ciddi bir eksiklikle yapıyor anlamına gelmez. Yani yüz şehid sevabı vadi eksilmiş olmaz inşaallah.

Saydığınız iki maddeden birincisi olan kalemle ilmi tahsi etmek fazileti de kazanılır. Çünkü Kur'an yazısını okumak ve yazmak da hususen bu asırda çok mühim ve çok faziletli bir ilimdir. Aynı zamanda hatt-ı Kur'an'ı muhafaza sadedinde mühim bir cihaddır. Hz. Ali ra.'ın, ahirzamanda hatt-ı Kur'an'ı muhafaza edenlere kardeşlerim diye hitab etmesindeki kıymeti düşünmek lazım...

İkinci maddedeki tefekküri ibadeti yapmak kısmını elden kaçırmamak için şöyle bir yol takib edilirse hem çok faydalı olur, hem de risalelerin sıhhatli yazılmasına hizmet eder. O da şudur:

Yazmadan önce bir kere sayfayı okumak, yazarken mümkün mertebe manayı takib etmeye çalışmak ve yazdıktan sonra bir hata olmasın niyetiyle son kez bir daha okumak. Bu şekilde en az iki defa okunmuş olacağı için, inşaallah tefekkür ibadetini de yapmış olunur.

 


Etiketler

Alâkalı Sorular

Yorum Yap

Yorumlar

Ahmed Hüsrev Efendi(Hz.) 'nin talebelerinden rivayet eden birisi üstadın yazılacak yazıyı öncesinde bir defa, yazma esnasında ve yazdıktan sonra okumanın, o sahifenin mahşerde ezber mesabesinde kişinin karşısına çıkacağını söylemiştir.
Gönderen: SAFİ SAFİ
Tarih: 7.09.2012 16:53:05