RİSALE-İ NUR

18.06.2009

4000

“Rikkatü’l-Kalb” Allah Hakkında Neden Kullanılmaz? Rahman ve Rahim İsimlerinin Hakikati

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

İşaratül İcaz'da geçen, "Mebde mehaz itibariyle rikkatül kalb manasını ifade eden bu iki sıfatın (Rahman ve Rahim) Cenab-ı Hak hakkında kullanılması caiz degildir" cümlesiyle anlatılmak istenen nedir?

23.06.2009 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Biz insanlardaki acıma ve merhamet duygusu, özü itibarıyla kalbimizin hüzünlenmesi, yumuşaması veya rikkatü’l-kalb yani sızlaması gibi insani bir durumdur. Oysa Allah noksanlıklardan uzaktır; dolayısıyla O'nun hakkında "kalbinin sızlaması" gibi yaratılmış varlıklara has insani durumlar düşünülemez. Bununla ilgili Bediüzzaman Hazretleri şu ifadeleri kullanır:

Mebde’ ve me’haz i‘tibâriyle ‘rikkatü’l-kalb’ ma‘nâsını ifade eden bu iki sıfatın Cenâb-ı Hakk hakkında kullanılması câiz değildir.1

İnsanda merhamet duygusunun mebde’ ve me’hazı yani başlangıcı ve kaynağı, bir canlının acı çektiğini gördüğünde kalbinde hissettiği hüzün, sızı ve yumuşamadır. Allah zamandan, mekândan ve insani acziyetlerden münezzeh olduğu için O’nun hakkında "Hâşâ, kalbi sızladı da merhamet etti" denilemez.

Bu sebeple Rahmân ve Rahîm sıfatlarını anladığımızda, onlarda insanî mânâda bir duygulanma, etkilenme veya sonradan meydana gelen bir acıma hâli değil; Cenâb-ı Hakk’ın yarattığı varlıklarına karşı nimet vermesini, ihsanını, şefkatli terbiyesini, ihtiyaçlarını gidermesini, muhafazasını ve lütfunu anlamamız gerekir. Yani insanda merhamet, çoğu zaman kalbin etkilenmesi, yumuşaması ve acıma hissetmesiyle başlar. Fakat Allah hakkında böyle duygusal bir etkilenme düşünülemez. Allah’ın rahmetinden maksat, kalbin sızlaması gibi insanî bir hâl değil; kullarına ihsan etmesi, nimet vermesi, koruması, bağışlaması ve şefkatle muamele buyurmasıdır. Üstad Bediüzzaman Hazretleri bu gibi ifadeleri müteşâbihât kısmında değerlendirerek şu ifadeleri kullanır:

Bu iki sıfat, ‘yed’ gibi, ma‘nâ-yı hakîkîleriyle Cenâb-ı Hakk hakkında kullanılması muhâl olan müteşâbihâttandır. Müteşâbihâtta ma‘nâ-yı mecâzînin, ma‘nâ-yı hakîkînin lafzıyla, üslûbuyla gösterilmesindeki hikmet, insanların me’lûf ve ma‘lûmları olmayan ma‘nâları ve hakîkatleri zihinlerine yakınlaştırıp kabul ettirmekten ibârettir. Meselâ yed'in ma‘nâ-yı mecâzîsi insanlara me’nûs olmadığından, ma‘nâ-yı hakîkînin şekliyle, lafzıyla gösterilmesi zarûreti vardır.2

İnsan, yüce ve ulvî hakikatleri doğrudan kavramakta zorlandığı için, bildiği kelimelerle onlara yaklaştırılır. Fakat bu yakınlaştırma, varlıklara ait özellikleri Allah’a isnat etmek için değildir. Nitekim aynı mesele “yed” lafzında da görülür. “Yed”in hakikî mânâsı “el”dir; el ise bir uzuvdur ve uzuv sahibi olmak mahlûkāta mahsustur. Bu sebeple Allah hakkında “el” denildiğinde, hâşâ insan eli gibi bir uzuv anlaşılmaz; kudret, tasarruf, hüküm, mülk ve ihsan gibi Allah’a lâyık mânâlar anlaşılır.

Rahmet lafzında da böyledir. İnsanî mânâdaki kalp sızlaması değil, İlâhî rahmetin tecellîsi olan ihsan ve nimet verme murad edilir. Burada takip edilmesi gereken ölçü ise şudur: Kur’ân ve Sünnet’te sabit olan isim ve sıfatları inkâr etmeyiz; fakat onları varlıkların sınırlı tecrübeleriyle de sınırlandıramayız. Allah Rahmân’dır, Rahîm’dir; fakat bizim merhamet edişimiz gibi değil. Allah’ın “yed”i zikredilir; fakat bizim elimiz gibi değil. Lafız sabittir, fakat mânâ Cenab-ı Hakkın zatına lâyık şekilde anlaşılır.

Mesela, bir anne çocuğuna merhamet ederken onun hâlinden etkilenir, üzülür, kalbi yumuşar. Bu insana ait bir merhamettir. Fakat o annenin kalbine şefkati koyan, çocuğun ihtiyacını bilen, sütü yaratan, rızkı gönderen ve o yavruyu terbiye eden Allah’tır. Annenin merhameti cüz’î ve hissîdir; Allah’ın rahmeti ise ezelî, küllî, kusursuz ve hadsizdir. İşte Rahmân ve Rahîm sıfatlarını okurken, hissî bir acıma değil; böylesine sonsuz bir lütuf ve ihsanı anlamak gerekir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, İşarat-ül İ’caz, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 13.

  2. Bediüzzaman Said Nursi, İşarat-ül İ’caz, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 13.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız