Piyango, kumardır; kumar da haramdır.
Kumar, kazananın kaybedenden bir şey alması şart koşulan oyundur. Dolayısıyla para ya da başka herhangi bir maddi yarar karşılığında oynanan oyunlar, haram olan meysir kapsamındadır. Dolayısıyla piyango da bu kapsamdadır ve haramdır.
Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur:
Sana içki ve kumardan soruyorlar. De ki “o ikisinde büyük bir günah ve insanlara birtakım menfaatler vardır. Fakat onların günahı, faydasından büyüktür. 1
Yine Kur'an-ı Kerim'de başka bir ayette Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur:
Ey iman edenler! Şarap, meysir, dikili taşlar, fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir. Onlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan; şarap ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçecek misiniz?2
Âyetteki “meysir” kelimesine kaynaklarda verilen karşılık kumardır. Kumarın tüm çeşitlerine “meysir” denilmiştir.3 Ancak “meysir” kelimesinin cahiliye döneminde özel bir kullanımı daha vardı. Bu ise günümüzde kısmen piyangoyu andıran bir oyundur. Şöyle ki; bu kumar oyununda, ortada boğazlanmış bir deve olur ve hayvan, yirmi sekiz parçaya ayrılırdı. Yâsir denen kişinin boğazlayıp dağıttığı bu hayvan üzerine kumar oynamak için toplanmış kişilere de eysâr adı verilirdi. Bu katılımcılar, boğazlanıp parçalara ayrılmış hayvandan pay veya paylar alabilmek arzusunda idiler. Bu paylar fezzin bir, tev’emin iki, rakîbin üç, hılsın dört, nâfisin beş, müsbilin altı ve mu’allâ’nın yedi olmak üzereydi. Her okun üzerinde adını ve payını belirten işaretler mevcuttu. Oklar ribâbe denen bir torbaya konur ve mûcil denen bir kişinin önüne bırakılırdı. Bir kişi de arkasından o mûcili gözetler ve hiç kimseyi kayırmamasına dikkat ederdi. Sadece başını çıkarabileceği bir elbise giydirilen bu mûcil, torbayı sallayıp çalkaladıktan sonra, elini torbaya sokarak oyuna katılanlardan herhangi biri adına bir ok çekerdi. Üzerinde pay bulunan oklardan çıkanlar, oktaki hisseyi alırlar, üzerinde bir pay olmayan oklardan çıkanlar ise bir şey almazlar ve boğazlanan hayvanın parasını öderlerdi. Oyunda kendilerine bir pay çıkmış olanlar, çoğunlukla onu yemezler ve fakirlere verirlerdi. Böyle davranmaları sebebiyle Araplar yaptıkları bu işle iftihar ederler, bu oyuna katılmayanları kınarlar ve onları cimrilikle itham ederlerdi.4 Oyunda kazananların payları daha çok fakirlere dağıtıldığı için meysir diğer kumar çeşitlerine göre daha sakıncasız ve yararlı sayılmaktaydı. Bununla birlikte Câhiliye devrinde hakemlik yapan Akra‘ b. Hâbis gibi meysiri kınayan ve yol açtığı olumsuz sonuçlara dikkat çekenler de vardı.
Bu izahtan anlaşılacağı üzere:
1) Kumar oynanırken kazananın veya kaybedenin rızası olsa da haramlık ortadan kalkmaz. Herkes piyango bileti alırken kaybedeceğine razı olsa ve herkes birbirine hakkını helal etse yine de haramlık değişmez. Haramlar bu şekilde şekil değiştirmez. Zina da iki kişinin rızası üzere yapılabilir. Ama büyük günahtır. Haramdır. Razı olmaları zinayı helal yapmaz. Faiz de öyledir. Alanın ve verenin birbirine haklarını helal etmeleri günahı ortadan kaldırmaz. Önemli olan Cenab-ı Hakk’ın bu işten razı olup olmadığıdır. Başkalarının niyetine bakılmaz.
2) Haram para ile sadaka verilmez. Fakirlere de dağıtsan haram parayla sevap kazanılmaz. Ancak piyango bileti almış ve ikramiyeyi kazanmış biri mutlaka bu parayı fakirlere dağıtmalı. Kendisi kullanmamalı. Dağıttığından da hiçbir şekilde sevap beklememeli. Fakirin kendi malını kendisine teslim ediyor gibi vermelidir. Birine kendi parasını iade ettiğinde bundan sevap bekleyemezsin. Ancak şu var ki: aldığı haramı elinden bu şekilde çıkarmasıyla tövbe etmiş olması ve haramdan kurtulmak için bu şekilde çaba sarf etmesi ile sevap kazanır.
3) Bu parayı başka biri de alamaz. Hediye de edilemez. Çünkü malının çoğu haramdan olanın hediyesini de almak caiz değildir. Ancak temel ihtiyacını karşılayamayacak derecede fakir birine verilebilir.
4) Herhangi bir Cami, Kur’an Kursu vs. gibi hayırlar için de harcanması caiz değildir. Resûlullah (sav) “Allah temizdir ancak temiz olan şeyleri kabul eder...”5 buyurmuştur. Nasıl ki pis bir su ile etrafı yıkayacak olsak temiz olan yerleri dahi kirletmiş oluruz. Haram para ile hayır işi yapmak da böyledir.
Allah bizleri, kazanma ihtimalinin dünyada dahi milyonda bir olduğu, ahirette ise kazanma ihtimalinin hiç olmadığı, kesinlikle kaybettirecek piyango ve benzeri haramlardan muhafaza eylesin.
Bakara 2/219.
Mâide 5/90-91.
Taberî, Ebu Cafer Muhammed b. Cerir, Câmiu’l-Beyan an Te’vili Âyi’l-Kur’an, (Tahk: Ahmed Muhammed Şakir), Müessesetü’r Risale, byy. 2000, c.4, s. 321,323, 324.
Alûsî, Ebu’l-Fadl Mahmûd Rûhu’l-Meânî fi Tefsiri’l-Kur’ani’l-Azîm ve’s-Sebı’l-Mesânî, Dâru İhyâi’t-Türâsi’l-Arabiyy, Beyrut-ts. c.2, s.113.
Müslim, Zekât, 65

