İhlâs suresini okumak, Kur'an-ı Kerim'in üçte birini okumaya denktir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadırlar:
Canımı gücü ve kuvvetiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, bu sûre Kur’an’ın üçte birine denktir.1
Bir başka rivayette şöyle geçmektedir:
"Sizden biriniz bir gecede Kur’an’ın üçte birini okumaktan âciz mi kalıyor?” Bu onlara gerçekten zor geldi ve: "Buna hangimizin gücü yeter ki, yâ Resûlallah!" dediler. Bunun üzerine Efendimiz: “Kul hüvellahü ahad Allahü’s-samed, Kur’an’ın üçte biridir” buyurdular. 2
Hz Enes (ra)den rivayet edildiğine göre, bir adam: "Ben şu “kul hüvellahü ahad” sûresini seviyorum" dedi. Peygamberimiz: “Şüphesiz ki onun sevgisi seni cennete sokar” buyurdular.3
İhlas Suresinin faziletini beyan eden daha başka rivayetler de vardır. Bu rivayetlere binaen büyüklerimiz bize güzel bir âdet olarak 3 İhlas 1 Fatiha okumayı tavsiye etmişlerdir. Hatta yine bu rivayetlere binaen, kabristan ziyaretlerinde ya da vefat eden kimseler için veya farz namazlardan önce 3 İhlas 1 Fatiha okunması uygun görülmüştür. Kişi, istediği vakitte istediği zaman bu sureleri okuyabilir. Bediüzzaman Hazretleri de bu gibi konulara işareten şöyle demiştir:
Kur’ân-ı Hakîm’in her bir harfinin bir sevabı var, bir hasenedir. Fazl-ı İlâhîden o harflerin sevabı sünbüllenir. Bazen on tane verir. Bazen yetmiş, bazen yedi yüz, Âyetü’l-Kürsî harfleri gibi; bazen bin beş yüz, Sûre-i İhlâs’ın harfleri gibi; bazen on bin, Leyle-i Berâet’de okunan âyetler ve makbûl vakitlere tesâdüf edenler gibi; ve bazen otuz bin, meselâ, haşhaş tohumunun kesreti misillü, Leyle-i Kadir’de okunan âyetler gibi ve bin aya mukābil işaretiyle bir harfinin o gecede otuz bin sevabı olur, anlaşılır.4
Kur’ân-ı Hakîm’in her bir harfi, bir sevap taşır. Allah’ın ikramı ile bu sevaplar artar, sümbüllenir. Bazen on, bazen yetmiş kat, bazen de yedi yüz kat olur. Örneğin, Âyetü’l-Kürsî’deki harfler için bu artış mümkündür. Sûre-i İhlâs’ın harfleri gibi bazı harfler ise bin beş yüz kat sevap kazandırır. Kadir Gecesi'nde okunan âyetler gibi bazı zamanlarda, bir harf otuz bin sevap kazandırabilir.
Meselâ, içinde mısır ekilmiş bir tarla farz edelim ki, bin tane ekilmiş. Bazı habbeleri yedi sünbül vermiş farz etsek, her bir sünbülde yüzer tane olmuş ise, o vakitteki bir habbe, bütün tarlanın iki sülüsüne mukābil oluyor. Meselâ, birisi de on sünbül vermiş, her birinde iki yüz tane vermiş. O vakit bir tek habbe, asıl tarladaki habbelerin iki misli kadardır. Ve hâkezâ, kıyâs et. Şimdi Kur’ân-ı Hakîm’i, nûrânî mukaddes bir mezraa-i semâviye tasavvur ediyoruz. İşte her bir harfi, asıl sevabıyla birer habbe hükmündedir. Onların sünbülleri nazara alınmayacak. Sûre-i Yâsîn, İhlâs, Fâtiha, قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْكَافِرُونَ اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ gibi sâir fazîletlerine dâir rivâyet edilen sûre ve âyetlerle muvâzene edilebilir.5
Konuyu daha iyi anlamamızı sağlayan yukarıdaki örneği izah edelim: İçerisinde 1000 mısır tohumu ekilmiş bir tarla farz edelim ki, bazı tohumlar yedi mısır sümbül vermiş, her bir sümbülde 100'er tane olsa şu vaziyette 1 tohumdan 700 mısır tanesi çıkar. Bu da tarlaya ekilen sayının üçte ikisine denk gelir. Halk arasında 1'e 700 verdi denilir. Başka bir tarlaya da yine 1000 mısır tohumu ekilse, bir tohumdan 10 mısır koçanı çıksa, her koçanda 200 tane bulunsa, 1 tohum 2000 mısır tanesi vermiş olur ki bu da ekilenin iki katı vermiş demektir. Buna da 1 e 2000 verdi denilir.
Şimdi Kur'an-ı Azîmüşşan'ı manevi ve semavi bir tarla kabul edersek, her bir harf, faraza bir tohum gibi; normal vakitlerde okunduğunda 1'e 10 sevabı varken, kıymeti ve sevabı rivayetlerde geçen özel günlerde ve bazı hususi surelerde meselâ İhlas, Yâsin, Fâtiha gibi surelerde 1'e 100, 1000, 10.000, 30.000 meyve ve sevaplar verebilir.
Hz Peygamberin (asm) bu surenin Kur'an-ı Kerîm'in üçte birine denk olduğunu belirtmesini âlimlerimiz, Kur'an'ın manası itibariyle üçte birine denk olması ve bir de Kur'an tilavetinden hâsıl olacak sevap olarak izah etmişlerdir. Çünkü Kur'an-ı Kerîm'in üçte biri tevhîd, üçte biri teşri' (kanun, ahkâm) ve üçte biri de ahlak hususlarını ihtiva eder.6
Üç İhlas, bir Fatiha, muhtasar/özet bir hatim hükmünde olduğundan ona vakit tayin edilmez. Her vakitte okunması gayet müstahsendir, güzeldir.
Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 13. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vitr 18; Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân 11
Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 13. Ayrıca bk. Müslim, Müsâfirîn 259; Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân 11
Buhârî, Ezân 106. Ayrıca bk. Tirmizî, Fezâilu’l-Kur’ân 11
Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.137
Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.137
M. Hamdi YAZIR, Hak Dini Kur'an Dili, VIII, 6343-6345

