Sabah, akşam ve yatsı namazlarında kıraatin açıktan; öğle ve ikindide ise gizli olması, ibadetin bizzat emredildiği şekilde eda edilmesidir. Asıl hikmet, namazın taabbüdî olmasıdır; yani sebebini bütünüyle aklın kavraması şart değildir. Müslümana düşen görev, emre ittiba etmektir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde şöyle buyurmuşlardır:
Benim nasıl namaz kılıyor olduğumu gördünüz, öylece namaz kılınız. Namaz vakti gelince biriniz size ezan okusun, en büyüğünüz, en faziletliniz de size imamlık etsin! 1
Hadisten de anlaşılacağı üzere Peygamber Efendimiz (sav) namazı nasıl kılmışsa, biz Müslümanlara da o şekilde kılmayı emretmiştir. Kur'ân-ı Kerîm'de İsrâ Suresi'nde Rabbimiz şu şekilde buyurur:
(Ey Habîbim!) Namazında sesini çok yükseltme; onda o kadar da gizleme; bu ikisinin arasında bir yol tut! 2
Bu ayetin nüzul sebebi olarak Suyûtî Hazretleri şu bilgileri vermiştir:
İbn Merdûye İbn Abbas'tan nakleder: Resulullah (sav) bir gün Mekke'de namaz kıldı ve dua etti. Duasında, "Yâ Allah! Yâ Rahmân!" dedi. Müşrikler, "Şu Sâbiî'ye bakın, bize iki ilâha dua etmeyi yasaklıyor ama kendisi iki ilâha dua ediyor!" dediler. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu. 3
"Namazında yüksek sesle okuma; onda sesini fazla da kısma; ikisinin arası bir yol tut" âyeti, Resulullah (sav) hakkında nazil oldu. Resûl-i Ekrem (sav), Mekke'de ashabı ile birlikte namaz kılarken yüksek sesle Kur'ân-ı Kerîm okudu. Müşrikler Kur'ân'ı duyduklarında hem Kur'ân'a hem de O'nu indirene ve Allah Resûlü'ne sövüyorlardı. Bunun üzerine bu âyet nazil oldu. 4
Fahrettin-i Râzî Hazretleri tefsirinde bu ayeti şu şekilde tefsir etmiştir:
"Namazında pek bağırma, sesini o kadar da kısma" ayetiyle ilgili birkaç bahis vardır:
Birinci bahis: "Namazında pek bağırma" ifadesiyle ilgili birkaç görüş vardır:
1. Görüş: Said ibn Cübeyr, İbn Abbas (ra)'ın bu ayet hakkında şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav), Kur'ân okurken sesini yükseltirdi. Müşrikler O'nu duydukları zaman Kur'ân'a ve onu getirene söverlerdi. Bunun üzerine Allah Teâlâ, "Namazında pek yüksek sesle okuma"; sonra müşrikler onu duyarlar da cahillik ve haddi aşarak Allah'a söverler; "Sesini o kadar da kısma"; yoksa ashabın duyamaz. Bu ikisi arası bir yol tut" diye vahyetti.
2. Görüş: Rivayet olunduğuna göre Hz. Peygamber (sav), gece sahabenin evlerini dolaşır. Hz. Ebu Bekir'in (ra), namazda Kur'ân okurken sesini kıstığını; Hz. Ömer'in de sesini yükselttiğini görür. Gündüz olup da Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer yanına gelince Resulullah, Hz. Ebu Bekir'e: "Sesini niye kısıyorsun?" der. O da: "Ben Rabbime münacaat ediyorum; O, benim hacetimi zaten biliyor" diye cevap verir. Hz. Ömer'e de "Sesini niçin yükseltiyorsun?" diye sorunca o da: "Şeytanı kovuyorum ve uykuyu da dağıtıyorum" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav), Hz. Ebu Bekir'e sesini biraz yükseltmesini; Hz. Ömer'e de sesini biraz alçaltmasını emretti.
3. Görüş: Sesini tamamen yükseltme, tamamen de kısma. Bu ikisi arası bir yol tut. Yani gece namazında açıktan oku, gündüz namazlarında ise gizli oku demektir. 5
Buhari, Ahbari'l Ahadi, 1.
İsra, 17/110.
Celaleddin es-Suyuti, Esbabün Nüzul, Semerkand Yay, İstanbul 2016, s. 341.
Celaleddin es-Suyuti, Esbabün Nüzul, Semerkand Yay, İstanbul 2016, s. 342.
Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları, c. 15, s. 85-86.

