İlgili kısım Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:
Meşhur bir söz vardır ki: "Musibet zamanı uzundur." Evet, musibet zamanı uzundur. Fakat, örf-ü nâsta zannedildiği gibi, sıkıntılı olduğu için uzun değildir. Belki uzun bir ömür gibi hayatî neticeler verdiği için uzundur.1
Yani musibet (sıkıntı, bela) zamanı, insanların sandığı gibi sadece acı verdiği için uzun gelmez. Asıl sebep, insanın hayatında derin, kalıcı ve tecrübe edilen etkiler bırakmasıdır. İnsan rahat ve keyifli günleri çabuk unutur fakat musibet zamanında yaşadığı dersleri, hatalarını ve kazandığı sabrı uzun yıllar hatırlar. Mesela hastalanan bir kişi, sağlığın kıymetini o hastalık sayesinde anlar ve ömrü boyunca buna dikkat eder. Maddi bir kayıp yaşayan insan, israfın zararını öğrenir ve hayatını buna göre düzenler. Bir başarısızlık yaşayan öğrenci, çalışmanın önemini kavrar ve ileride daha bilinçli hareket eder. Bu yönüyle musibet zamanı, kısa sürse bile insana uzun bir ömür tecrübesi kazandırır. İşte bu yüzden musibet zamanı uzundur denilir.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 6.

