Bağış Yap

RİSALE-İ NUR

5873

Meleklerin Enesi Var mıdır? İslâm’a Göre Meleklerde Benlik Meselesi

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Meleklerin enesi var mı? Eğer yoksa o zaman Allahü Teâlâ'yı nasıl tanıyabilirler?

18.06.2026 tarihinde soru cevabı güncellenmiştir.

Cevap

“Ben” anlamına gelen ene kelimesi Arapça’da birinci şahıs tekil zamiridir. Üçüncü şahıs tekil zamiri olan hû kelimesiyle zikir yapan, bazan da bu zamiri hüviyet şeklinde masdar halinde kullanan sûfîler ene kelimesini çeşitli anlamlarda kullanmalarının yanı sıra enânet, enâniyyet, enâiyyet ve enniyyet şeklinde masdar yaparak ona farklı anlamlar yüklemişlerdir. İlk dönem zâhid ve sûfîleri nefsi kibir, gurur, iddiacılık, bencillik ve her türlü kötülüğün kaynağı olarak görmüşlerdir. Daha sonraki devirlerde “nefis ve nefsaniyet” anlamında ene ve enâniyet kelimeleri kullanılmaya başlanmıştır.1 Bediüzzaman Hazretleri ene hakkında şöyle demiştir:

Ve hâkezâ, bütün sıfât ve şuûnât-ı İlâhiyeyi bir derece bildirecek, gösterecek binler esrârlı ahvâl ve sıfât ve hissiyât enede mündericdir.2

Yani ene insan ruhundaki bütün kabiliyetleri, hisleri ve sıfatları içine alan bir özelliktedir. İnsan, kendisinde bulunan ilim, irade, kudret, sevgi, merhamet gibi sınırlı özelliklerden hareketle Allah’ın sonsuz ilim, irade ve kudretini bir derece anlayabilir. Bu yönüyle ene, insana verilmiş önemli bir emanet ve marifetullahın anahtarlarından biridir.

Meleklerde ise insanlardaki gibi gurur, kibir, isyan ve nefse kaynaklık edebilecek bir “ene” bulunmaktadır. Ancak bundan hareketle "ene sadece insana verildiğine göre melekler Allah’ı tanıyamaz." sonucuna varılamaz. Çünkü meleklerde insanı gurura ve enaniyete sevk eden türden bir benlik yoktur. Fakat kendilerini bilmelerini sağlayan, vazifelerini idrak ettiren ve Rablerine yönelmelerine vesile olan farklı bir özellikleri vardır. Onlar da Allah’ın kendilerine verdiği ilim, muhabbet, şefkat, itaat, güzelliği takdir etme ve tesbih etme gibi özelliklerle Rablerini tanırlar. Hatta melekler günah ve isyan perdeleri bulunmadığı için Allah’a karşı sürekli bir ubudiyet ve marifet hâli içindedirler.

Bununla beraber insan, sahip olduğu çok yönlü kabiliyetler sebebiyle Allah’ın isim ve sıfatlarına daha geniş bir ayna olabilecek şekilde yaratılmıştır. Melekler belirli vazifelere ve sınırlı mahiyetlere sahipken, insanın istidadı çok daha kapsamlıdır. Bu sebeple insan, doğru yolu takip ettiğinde marifetullah bakımından meleklere dahi üstün derecelere çıkabilir. Dolayısıyla meleklerde insanın enaniyetine benzer bir ene bulunmaması, onların Allah’ı tanımalarına engel değildir. Onların da kendilerine mahsus bir özellikleri, şuur ve idrakleri vardır. Rablerini bu yaratılışları ve kendilerine verilen kabiliyetler vasıtasıyla tanır, tesbih eder ve O’na kulluk ederler.

Kaynakçalar
  1. Süleyman Uludağ, "Ene" TDV İslâm Ansiklopedisi, 1995, c. 11, s. 232.

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 220.

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız