Soru

Kur Korumalı Hesap ve Kar Payı

Kur korumalı kãr payı hesabı açmak ve eğer döviz daha yüksek olursa aradaki farkı almak caiz midir?

Tarih: 7.01.2022 03:38:21
Okunma: 15612

Cevap

Faizin her çeşidi dinimizce yasaklanmış olup haram kabul edilmiştir.[1] Bu nedenle, faiz sistemiyle çalışan bankalarda faizli mevduat hesapları açıp yatırım yapmak, vadeli döviz satışında bulunmak ve faizle kazanılan parayı almak haramdır.

Din İşleri Yüksek Kurulu’nun da görüşü bu yönde olup şöyledir: “Kurulumuzun faizle ilgili kararları ve duruşu bellidir. Faizli mevduat hesaplarına yatırım yapmak ve vadeli döviz satışında bulunmak kurulumuzca caiz görülmemektedir” (DİYK)

Devletin verdiği hibeyi almak ise dinen caiz ve helâldir. Çünkü devlet, milletin ve devletin menfaati doğrultusunda uygun gördüğü alanlarda halkına hibe verebilir. Bu konuda Diyanet’in fetvası şöyledir: “Ancak içerisinde faiz unsuru bulunmayan herhangi bir uygulamaya devletin kendiliğinden belli oranlarda yaptığı mali katkı alınabilir” (DİYK)

Burada çok önemli bir husus ise şudur: Devletin vereceği helâl hibeden faydalanmak adına faizle işlem yapan bankalarda mevduat hesabı açtırmak, en büyük günahlardan birisi olan faize bulaşmak demektir. Zira faizli bankalardaki devlet garantisinin işleyişi şöyledir: Kişinin faizli mevduat hesabındaki parası eğer döviz kuru karşısında değer kaybederse yani şahsın faiz gelirinde bir azalma olursa, bu farkın devlet tarafından karşılanacağı garantisi verilmektedir. Bu durum, ‘temelden faizli bir sistem olduğundan’ hiçbir şekilde fetvası bulunmamaktadır.

Bir örnek verecek olursak; bir kişi 100 bin lirasını faizli bir bankanın mevduat hesabına yatırmış olsun. Banka bu paraya 6 ayda 10 bin lira faiz getirisi garantilemiş olsa, ancak bu kişi 100 bin lirasını dövizde tutmuş olsa 6 ayda 12 bin lira kazanacak olsa, devlet aradaki 2 bin liralık kaybı ödeme garantisi vermektedir.

Şimdi burada devletin vereceği kur farkı, her ne kadar hediye ya da hibe gibi görülse de işlem en temelde faizli bir muamele içermektedir. Zira söz konusu kur farkından yararlanmak için herhangi bir bankadan 3, 6, 9 ya da 12 aylık bir vadeli (faizli) hesap açtırmak gerekmektedir. Vadeli hesap açtırmak, doğrudan faizli bir işlem yapmak demektir. Dolayısıyla kurdan etkilenmeme adına bu şekilde faizli bir işlem yapmak kesinlikle caiz değildir.

 

Katılım bankalarındaki durum ise şöyledir: İslâmî finans ilkelerine riayet ederek çalışan katılım bankalarının kâr payı hesaplarına para yatırmak ve verilen kârı almak caiz olduğundan devletin bu tarz hesaplarına vereceği kur farkını almak da caizdir. Zira burada kur lehine meydana gelen farkın devlet tarafından ödenmesi faiz değil, devletin bir hibesidir. Bu kur farkı, katılım hesabının tarafları dışında üçüncü bir kurum tarafından hibe maksatlı verilmektedir. Belirli bir kâr taahhüdü ve garantisi de verilmemektedir.  

Netice olarak; devletin ayakta kalabilmesi ve zarar görmemesi adına, ‘yetkililerin zaruret olarak aldıklarıdövize endeksli kur paketi kararı, katılım bankalarında caiz iken diğer faizli bankalarda caiz değildir. Devletin bu desteğinden faydalanmak için helâl yollara başvurmalı, faizli bankalardan ve işlemlerden uzak durulmalıdır.

 

[1] Bakara, 2/275-279; Al-i İmran, 3/130; Nisa, 4/161; Rûm, 30/ 39

 


Yorum Yap

Yorumlar