RİSALE-İ NUR

01.10.2025

34

Kur'an Harflerinin Maddi ve Manevi Tesiri

"Havada sebâtsız vücûdları bulunan hurûfât, kudsiyet keyfiyetiyle, bu sırr-ı imtisâle göre çok te’sîrât-ı hâriciyeye ve hâsiyât-ı maddiyeye mazhar olabilir. Âdetâ, ma‘neviyâtı maddiyâta inkılâb ve gaybîyi şehâdete tahvîl ettirir bir hâsiyet onlarda görünüyor. İşte bunun gibi, hadsiz emâreler gösteriyor ki, mevcûdât-ı havaiye olan hurûfâtın, hususan hurûfât-ı kudsiyenin ve Kur’âniyenin, hususan evâil-i sûrelerde şifre-i İlâhînin hurûfâtı, muntazam ve nihâyetsiz hassâs ve zamansız emirleri dinler ve yapar gibi göründüğünden, elbette zerrât-ı havaiyede kudsiyet noktasında emr-i كن فیكون ün cilvesine ve irâde-i ezeliyenin tecellîsine mazhar hurûfâtın maddî hâssalarını ve hârika ve mervî fazîletlerini teslîm ettirir."

Risale-i Nur'da (Lemalar 291) geçen bu kısmı izah eder misiniz?

08.10.2025 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Okunan her bir Kur’an harfi ve “elhamdülillah” “subhanallah” gibi mübarek kelimeler havada kendi mahiyetlerine göre bir vücud (varlık) sahibidirler. Bediüzzaman Hazretleri, “havada sebâtsız vücûdları bulunan hurûfât” ifadesiyle, bu geçici seslerin (sebatsız) kudsiyetle (mübareketiyet kazanarak) nasıl kalıcı ve tesirli hâle geldiğini ifade ediyor. Hava, kelimeler için bir nevi tarla hükmündedir. Bu tarlada yetişen Kur’ân harfleri, yalnızca işitilmekle kalmaz; aynı zamanda şifa, huzur ve sekinet gibi maddî ve mânevî meyveler verir.

Özellikle mukatta‘a harfleri (اٰلمٓ، طٰسٓ، حٰمٓ ), bu sırrın en parlak örneklerindendir. Bu harfler, surelerin başında yer alan İlâhî şifrelerdir. Hava zerreleri içinde adeta İlâhî mesajlar/bildiriler/buyruklar gibi davranırlar. Onların yayılması, “كُنْ فَيَكُونُ” emrinin fizikî âlemdeki tezahürüdür. Allah “ol” dediğinde, hava zerreleri bu emre kulak verir ve derhâl icra eder. Bu itaat, badem çiçeklerinin aynı anda açılması gibi bahar mevsiminde de gözlemlenebilir.

Kur’ân harfleri, yalnızca ses değil; İlâhî emirlerin taşıyıcısıdır. Hava, bu harfleri taşırken onların maddî etkilerini de taşır. Bir dua sesi, bir hastaya şifa olabilir. Bir “elhamdülillah”, kalbe huzur verebilir. Çünkü bu harfler, ezelî iradenin tecellîsine mazhar olmuşlardır. Havadaki zerreler, bu harfleri taşıyarak Allah’ın izniyle Allah’ın adıyla eşyaya maddeten tesir edebilir. Adetâ bir düğmeye basmak gibi tesir oluşturabilir. (Yazılan Kur’an harflerinin cünudullah olması ve ağrılara ve sızılara okunan duaların ve ayetlerin Allah’ın izniyle tesirini göstermesi gibi)

Hülasa; Kur’ân’ın harfleri, havada geçici gibi görünse de, kudsiyet sırrıyla hem maddî hem mânevî tesirlere mazhar olur. Bu harfler, görünmeyeni görünür hâle getirir; manevî olanı maddî bir faydaya dönüştürür. Hava, Allah’ın emrine en hızlı itaat eden unsur olarak, bu harfleri taşır ve onların tesirlerini yayar. Böylece Kur’ân harfleri, “كُنْ فَيَكُونُ” sırrının canlı bir tecellîsi hâline gelir.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız