Bağış Yap

Sorular

Günahkar Kişilerin Arkasında Namaz Kılınır mı?

Günümüzde bazı kimselerin, özellikle bazı imamların devlet tarafından görevlendirilmiş olması, devlet kurumlarında çalışması veya toplumdaki bazı dinî ve siyasî uygulamaları benimsemesi gibi sebeplerle onların arkasında namaz kılmadıklarını ve mümkün olduğunca cemaatten ayrılarak namazlarını münferit kıldıklarını duyuyoruz.İmamın bazı günahlarının bulunması, fâsık olması, devlet memuru olması veya dinî açıdan yanlış görülen bazı uygulamalara sahip bulunması, onun arkasında namaz kılmamayı gerektirir mi? İmamın şahsî kusurları ile imametinin sıhhati arasında nasıl bir ilişki vardır?

8.741

İhlas Suresi ile Alakalı bir Soru

25. Söz 2. surette geçen قُلْ هُوَ اللهُ أَحَدٌ'de altı cümle var: "üçü müsbet, üçü menfi. Altı mertebe-i tevhidi ispat etmekle beraber, şirkin altı envâını reddeder. Herbir cümlesi, öteki cümlelere hem delil olur, hem netice olur. Çünkü herbir cümlenin iki mânâsı var. Bir mânâ ile netice olur, bir mânâ ile de delil olur. Demek, Sûre-i İhlâsta otuz Sûre-i İhlâs kadar, muntazam, birbirini ispat eder delillerden mürekkep sûreler vardır." Bu cümleyi açıklar mısınız?

Esnerken Estağfirullah Demek Gerekir mi? Esnemenin Dini Hükmü ve Adabı Nedir?

Esnerken veya esnedikten sonra "Estağfirullah" demek dinen gerekli, farz veya sünnet olarak belirlenmiş bir kural değildir. Peygamber Efendimizin (sav) sünnetinde esneme hususunda vurgulanan temel adap ise esnemeyi imkân ölçüsünde engellemek, tutulamıyorsa ağzı el veya giysiyle kapatmak ve ses çıkarmaktan kaçınmaktır. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (sav) bu konuda şöyle buyurmuştur:Esnemek şeytandandır. Sizden biri esneyince, gücünün yettiği ölçüde onu yenmeye çalışsın.Esnemek tembellik, aşırı tokluk veya şeytandan bilindiği için kişinin içinden istiğfarda bulunması veya Allah'a sığınması genel zikir kastıyla caiz görülse de, bunu esnemenin dini bir şartı veya özel duası olarak değerlendirmemek gerekir.1Ayrıca BakınızNAMAZDA ESNEMEKTARİHTE İLK HAPŞIRAN VE "ELHAMDÜLİLLAH" DİYEN KİŞİKaynakçalarVehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Risale Yay., İstanbul 1990, c. 2, s. 93.

Tövbe Ettikten Sonra Aynı Günahı Tekrar İşlemek Önceki Günahın Tekrar Yazılmasına Sebep Olur mu?

İslam hukukunda sorumlulukların ve cezaların belirlenmesinde her fiil müstakil değerlendirilir. Bir kimse samimiyetle tövbe ettikten sonra insani bir zaafla aynı günaha tekrar düşerse, bu işlediği fiil yeni ve bağımsız bir günah sayılır.1 Bu sebeple bir insan işlediği günahtan samimiyetle tövbe ettikten sonra aynı günaha tekrar düşerse, önceki günahının yeniden yazılması veya önceki tövbesinin geçersiz hale gelmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Tövbenin kabul edilip edilmediğini kesin olarak Allah bilir. Ancak kul, tövbesini samimi bir pişmanlıkla yapmışsa, Allah'ın rahmetinden ümit kesmemelidir. Aynı günaha tekrar düşmek, önceki tövbenin mutlaka kabul edilmediği anlamına gelmez. Kişinin her defasında yeniden pişmanlık duyarak Allah'a yönelmesi gerekmektedir.Tövbe, kalpteki pişmanlıkla doğrudan ilgilidir. İnsan aynı günaha defalarca düşse bile, her defasında samimiyetle pişman olup Allah'a yönelmesi, tövbe kapısının açık olduğunu gösterir. İslam'da asıl tehlike, günah işlemekten ziyade günah karşısında pişmanlığını kaybetmek ve Allah'a dönmeyi terk etmektir. Nitekim Hz. Âdem (as) yanılgıya düştükten sonra tövbe etmiş ve Allah'ın rahmetine mazhar olmuştur. İblis ise günahında ısrar etmiş, kibir ve isyanından dönmemiştir.Bu sebeple mümin, ne kadar hata ederse etsin, ümitsizliğe kapılmadan tövbe ve istiğfarla Rabbine yönelmeye devam etmelidir.Ayrıca BakınızTEKRAR TEKRAR TÖVBEYİ BOZMAKBÜYÜK KONUŞTUKTAN SONRA TÖVBE ETMEKLANETLENEN GÜNAHLAR TÖVBE İLE AFFEDİLİR Mİ?TÖVBE EDERKEN PİŞMANLIK HİSSİNİN OLUŞMAMASITÖVBE KAPISI NE ZAMANA KADAR AÇIKTIR?GÜNAH İŞLEYEN KİMSE TÖVBESİNİ ERTELEYEBİLİR Mİ? İSLAM'DA TÖVBENİN VAKTİ NEDİR?GÜNAHLARDAN KURTULMAK İSTİYORUM AMA BAŞARAMIYORUM, NE YAPMALIYIM?KaynakçalarHeyet, Fetvalar, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2024, s. 447.

İstişarenin Önemine Dair Hadis-i Şerifler

İstişare ile ilgili hadisi şeriflerden bazılarını aktaracak olursak;İstihare eden mahrum kalmaz, istişare eden pişman olmaz, iktisad eden geçim sıkıntısı çekmez.1Allah'a imandan sonra yapılacak en akıllı şey, insanları sevmektir; kişi istişareden geri durmamalıdır...2İçinizdeki iyiler idarecileriniz, cömertler zenginleriniz olduğu ve işleriniz istişareyle yürütüldüğü zaman toprağın üstü sizin için altından daha hayırlıdır. Kötüleriniz idareci, cimrileriniz zengin olduğu ve işleriniz de kadınlarınıza kaldığı zaman toprağın altı, sizin için üstünden daha hayırlıdır.3Kendisine danışılan kişi emin olmalıdır; danışıldığında kendisi için yapacağını / ne yaparsa kardeşine de onu tavsiye etsin!4Biriniz kardeşiyle istişare ederse, kardeşi ona doğruyu göstersin.5Allah Teala, bir idareci için hayır dilerse ona dürüst bir yardımcı (müşavir) verir. O unuttuğunda yardımcısı kendisine hatırlatır, hatırladığında ise yardım eder...6Bu hadislerden anlaşıldığı üzere istişare, Peygamber Efendimiz'in (sav) tavsiye ettiği ve bizzat uyguladığı önemli bir sünnettir. İnsan, önemli meselelerde kendi görüşüyle yetinmeyip güvenilir, dürüst ve isabetli fikir sahibi kimselere danışmalıdır. Zira istişarenin faydalı olabilmesi danışılacak kişinin doğru seçilmesine de bağlıdır. Kendisine danışılan kişi ise emanete riayet etmeli, kardeşine kendi nefsi için istediği hayrı samimiyetle tavsiye etmelidir.Ayrıca BakınızRİSALEDE İSTİŞAREİSTİŞARE VE KARAR DEĞİŞTİRMEİSTİŞARE KARARLARINA UYMAK/UYMAMAKKaynakçalarSüyuti, el-Cami'u's-Sağir, c. 3, s. 154.Süyuti, el-Cami'u's-Sağir, c. 2, s. 167Süyuti, el-Cami'u's-Sağir, c. 1, s. 156.Süyuti, el-Cami'u's-Sağir, c. 3, s. 366.Süyuti, el-Cami'u's-Sağir, c. 1, s. 81.Süyuti, el-Cami'u's-Sağir, c. 1, s. 76.

Vadeli Satışta Ödeme Gecikirse Borç Miktarı Artırılabilir mi? Gecikme Farkı Faiz Olur mu?

Ticaretimizde vadeli satış yapıyoruz. Örneğin, peşin fiyatı 100 TL olan bir malı üç ay vadeli 110 TL'ye sattık. Ancak vade dolduğunda müşteri borcunu ödemedi ve iki ay daha süre istedi.Bu durumda, iki aylık gecikme nedeniyle alacağımız miktarı artırarak fark almak faiz olur mu? Müşteri ödeme taahhüdünü yerine getirmediği ve bizi zarara uğrattığı için, bu zararı telafi amacıyla borç miktarını yeniden hesaplamak caiz midir?

Osmanlı Döneminde Sigara ve Nargile İçmek Caiz miydi? İslam Alimlerinin Tütün Hakkındaki Görüşleri Nelerdir?

Sigara, Müslüman ülkelerde görülmeye başlamasından itibaren İslam alimleri tarafından değerlendirmeye tabi tutulmuş, hakkında muhtelif eserler yazılmıştır.Anlaşıldığı kadarıyla Osmanlı Devleti'nde ilk defa 1601 yılında Saray Başhekimi Cerrah İbrahim Efendi, tütün içmenin hem sağlığa zararlı hem de İslam dinine aykırı olduğunu söyleyerek tütüne karşı mücadele başlatmıştır. Bu mücadelede kısmen başarılı olmuştur. Ancak bu dönemde kendisi de keyif veren maddelere düşkün olduğu bilinen Şeyhülislam Bahai Mehmet Efendi'nin, tütünün İslam'a göre haram değil, mekruh olacağına dair fetva vermesi, Anadolu'da tütüne karşı verilen ilk mücadeleyi zayıflatmıştır.1Altıparmak Mehmed Efendi'nin, tütünü helal gören ilk Hanefi alimlerinden olduğu ifade edilmektedir. Daha sonra bu görüşten döndüğü de söylenmektedir.2Tütünün haramlığı ve helalliği ile ilgili olarak Şeyhülislam Ebussuud Efendi ile Altıparmak Mehmed Efendi arasında geçen bir şiir atışmasından bahsedilmektedir. Bu bilgiler internet sitelerinde dolaşmaktadır.3 Ancak bunun doğruluğundan emin değiliz.Şeyhülislam Ebussuud Efendi'nin afyon, esrar ve benzeri maddelerle ilgili fetvaları vardır.4 Tütün ile ilgili fetvasının olması şüphelidir. Çünkü tütünün Osmanlı ülkesine girişinin en erken 1598 yılı olduğu, bazılarına göre ise 1601 veya 1606 yılları olduğu kaydedilmektedir. Her ne kadar bu tarihler, ilk ithal edildiği değil, yoğunlaşmaya başladığı zamanlar olarak ifade edilse de Ebussuud Efendi'nin vefatı Miladi 1574 yılıdır. Bu bilgiler tarih açısından tutarlı gözükmemektedir.İsmail Nablusi, (v.1652/1062) Hanefi alimi olan bu fakih, en önemli eseri kabul edilen Molla Hüsrev'in Dürer'ine yazmış olduğu el-İhkam isimli eserinde, dikkat çeken bir husus olarak, tütün içmeyen kişinin; soğan, sarımsak gibi ağzı kokutup rahatsızlık veren her şeyde olduğu gibi sigara içen eşini engelleme hakkı olduğunu, çünkü bu durumdan rahatsızlık duyacağını söylemesidir.5Üchuri, (v.1656/1066), Maliki fakihi olan Üchuri, Gayetü'l-beyan adlı risalesinde tütünün insan sağlığına zarar vermediği sürece helal olduğunu savunmuştur. Tütünün mübahlığını savunan ilk alimlerden birisi olduğu ifade edilmektedir. Kendisinin de tütün içtiği kaydedilmektedir. Daha sonra bu görüşünden vazgeçerek tütünün haram olduğunu söylediği, talebesi Ahmed et-Türki'den naklolunmuştur. Ancak önceki görüşü daha yaygınlık kazanmıştır.6Hanefi fakihlerinden Şürünbülali, (v.1659/1069) tütüne haram diyen alimlerdendir.7İsmail Hakkı Bursevi, (v.1725/1137) Ruhu'l-Beyan isimli eserinde Vakıa suresinin (56/42-44) ayetlerinin tefsirinde sigaranın cehennem ehlinin durumuna benzediğini söyleyerek haram olduğuna hükmetmiştir.8Abdülgani Nablusi, (v.1731/1143) es-Sulh beyne'l-ihvan fi hükmi ibahati'd-duhan isimli risalesini yazmıştır. Burada müellif, tütün içmenin normalde mubah olduğunu, kokusunun mekruh olup kendisine tütün zarar verenlere haram olacağını ifade etmiştir.9Hanefi mezhebi alimlerinden Ömer Müfti Kilisi, XIX. yüzyılda yaşamış olup Risaletü'd-duhan isimli eserinde, terki evla olan şeylerle ilgili yasaklayıcı nassın kat'i olmaması durumunda tahrimen mekruh hükmünün verileceğini ve sigara hakkındaki delillerinin de zanni olduğunu belirtmekle birlikte sigara içmenin ve satmanın haram olduğunu ifade etmiştir.10İbn Abidin, (v.1836/1252) Reddü'l-Muhtar'ında tütün hakkında genişçe bilgi vermiş, bu konudaki alimlerin görüşlerini değerlendirmiştir. Mübahlıktan haramlığa kadar görüşler olduğunu, hakkında müstakil eserler yazıldığını, sigara içmenin orucu bozmasında bir şüphe olmadığını ifade etmiştir. Sigaranın sarhoş etmediğini, bazı kimselere zararının olmasının herkese teşmil edilemeyeceğini, mescitte içilmesinin tahrimen mekruh olacağını, haram bir madde ile karıştırıldığında sigaranın da haram olmasında şüphe olamayacağını söylemiştir.11Muhammed b. Cafer el-Kettani, (v.1926/1345) tütün ile alakalı yazdığı İ'lanü'l-hücce ve ikametü'l-bürhan ala men'i ma amme ve feşa min isti'mali üşbetü'd-duhan isimli eserinde tütünü bütün yönleriyle ele almıştır. On yedi maddede tütünün haramlığını ortaya koymuş, tütüne mubah veya mekruh diyenlerin delillerini zikrederek bu delilleri çürütücü cevaplar vermiş, dört mezhepten tütüne haram diyen birçok alimi tek tek zikretmiştir.12Tütün hakkında görüşü bulunan ilim adamları daha çoktur. Ancak örnek olarak burada birkaç tanesini zikretmek yeterli olacaktır. Görüldüğü gibi tütünün ortaya çıktığı yıllarda tartışmalar daha çok, herkese zararı olamayacağı, kendisine zararlı olanlara haram olabileceği, israf durumu, nafakayı etkilemesi gibi hususlar üzerinde olmuştur. Günümüzde de bu tartışmalar devam etmektedir. Ancak günümüzde sigaranın azının bile her içene, vücudun bütün organlarına zararlı olduğu, zararının bununla sınırlı kalmadığı, içmeyen yakınlarına ve çevreye de zararı olduğu kesin olarak bilinmektedir.13Ayrıca BakınızSİGARA HARAM MIDIR?SON İKİ MÜCEDDİDİN SİGARA İÇMEK HAKKINDA GÖRÜŞLERİSİGARA VE İBADETKaynakçalarBursevi, İsmail Hakkı, Ruhu'l- Beyan, y.y., ts. IX, 328.Kaptanağası, Selahattin, Sigara Raporu, (A'dan Z'ye Sigara 2), Yeşilay Cemiyeti, İstanbul 1992, s. 15Özen, Şükrü, “Tütün”, DİA, XXXXII, 5; Karaismailoğu, Adnan, “Altıparmak Mehmed Efendi”, DİA, İstanbul1989, II, 542.Bkz. ww.halisece.com/sosyal-meseleler/3183-at-agzindan-onu-cennet-ates-yeri-degil.html, Erişim, 11.01.2017Ebussuud Efendinin Afyon, esrar, berş ve ma'cun ile ilgili bazı fetvaları şöyledir: Mes'ele: Esrarı keyfiyet için yiyicek, kalilen ve kesiren haram mıdır? Elcevap: Haramdır; Mes'ele: Esrar ekl eden kimseye şer'an ne lazım olur? Elcevap: Ta'zir-i şedid lazımdır; Mes'ele: Berş ve afyon ve ma'cun ki içinde esrar ola, mertebe-i eskere varmayıcak haram olur mu? Elcevap: Feseka ve ehl-i heva yiyişi üzerine hiçbirisi helal değildir. Bkz. M.Ertuğrul Düzdağ, Şeyhülislam Ebussuud Efendi Fetvaları, Kanuni Devrinde Osmanlı Hayatı, Kapı Yayınları, İstanbul 2012, s. 184, 185.İbn Abidin, Reddü'l-muhtar, Dar-u İhyai't-türasi'l-Arabi, 2. Baskı, Beyrut 1987, V, 295.Çavuşoğlu, Ali Hakan, “Üchuri”, DİA, İstanbul 2012, XXXXII, 274-276.Topal, Şevket, “Şürünbülali”, DİA, İstanbul 2010, XXXIX, 274; Özen, Şükrü, “Tütün”, DİA, XXXXII, 6.Bursevi, İsmail Hakkı, Ruhu'l- Beyan, y.y., ts. IX, 328.İbn Abidin, Reddü'l-muhtar, Dar-u İhyai't-türasi'l-Arabi, 2. Baskı, Beyrut 1987, V, 295, 296.Baysa, Hüseyin, Ömer Müfti Kilisi'nin Sigaranın Hükmü Hakkındaki Görüşünün Değerlendirilmesi-Risaletü'd-Dühan Bağlamında, Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, s. 37-57İbn Abidin, Reddü'l-muhtar, V, 295-297.Bkz. es-Seyyid Muhammed Seyyid Cafer el-İdrisi el-Haseni eş-Şehir bi'l-Kettani, İ'lanü'l-hücce ve ikametü'l-bürhan ala men'i ma amme ve feşa min isti'mali üşbetü'd-duhan, s. 1-275.Mustafa BORAN, Tütün/sigara Ve Kat Gibi Zararlı Maddelerin Dini Hükmü, İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi, sy. 29, 2017, s. 425-455.