4.702
İmkanı Zati ve İmkanı Zihni
İmkân-i zati ve imkân-ı zihni ile alakalı açıklamaları okuduk epey istifade ettik. Allah razı olsun, bunları biraz daha basit olarak açıklamanız mümkün mü?
Destek olunİlmi çalışmalarımıza destek olun, bu hizmetlerin kesintisiz sürmesine katkıda bulunun.
Bağış Yap
4.702
İmkân-i zati ve imkân-ı zihni ile alakalı açıklamaları okuduk epey istifade ettik. Allah razı olsun, bunları biraz daha basit olarak açıklamanız mümkün mü?
4.272
23. Söz'de, 'örümcek ve sinekten zayıf düşersin' derken, bu hayvanlarla insan hangi yönden kıyaslanmak isteniyor?
5.487
“Güneşin harareti, elektrikle çarpmasıdır ki, Amerika'da beş saat bütün makineleri durdurmuş ve Kastamonu vilayeti cevvinde ve havasında semayı kızartmış, yangın suretini vermiş, diye manasız hezeyanlar ediyorlar.” cümlesini izah eder misiniz?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki kadınlardan peygamber gelmemiş olmasını bir eksiklik veya kusur olarak değerlendirmek doğru değildir. Kadının peygamber olmaması, onun değersiz görüldüğü veya ikinci plana atıldığı anlamına gelmez. İslam anlayışında kadın ve erkeğe, yaratılışlarına ve sahip oldukları farklı özelliklere uygun sorumluluklar verilmiştir.Biyolojik ve psikolojik açıdan birbirinden farklı özelliklere sahip olan kadın ve erkeğe her konuda tamamen aynı görevleri yüklemek, her zaman adalet anlamına gelmez. Aksine, kişinin yaratılışına ve gücüne uygun olmayan sorumluluklarla yükümlü tutulması, onun açısından bir zorluk ve haksızlık doğurabilir. Nitekim ağır şartlar altında maden ocağında çalışmak, uzun saatler boyunca ağır yük taşımak ve yüksek riskli inşaat işlerinde çalışmak, bir kadın için ne kadar zor olabiliyorsa, gece gündüz demeden çocuk bakımını tek başına üstlenmek de bir erkek için aynı ölçüde ağır olabilir.Dolayısıyla mesele, kadın veya erkeğin değer bakımından üstün ya da aşağı görülmesi değil; farklı yaratılış ve kabiliyetlere sahip iki cinsin, kendilerine uygun sorumluluklarla mükellef tutulması meselesidir.Resullerin kadınlar yerine erkeklerden seçilmesinin, içinde bulunulan görevin gerektirdiği birtakım hikmetleri vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:Risalet, davetin açıkça yapılmasını, erkeklere ve kadınlara hitap edilmesini, insanlarla gizli ve açık şekilde görüşmeyi, yeryüzünün çeşitli bölgelerine seyahat etmeyi gerektiri ki buda tesettür ilkesi ile uyuşmaz.1Risalet görevi; iftiralara ve suikastlara maruz kalmayı, dövülmeyi,2 kendisini yalanlayanlarla karşı karşıya gelmeyi, sürgün edilmeyi,3 onlarla deliller üzerinden tartışmayı ve mücadele etmeyi, gerektiğinde ordular hazırlayıp yönetmeyi ve savaşın ağır şartlarına katlanmayı gerektirir. Yani peygamberlik vazifesi belli tehlikeleri de peşi sıra getiren bir vazifedir. Bir kadının bu tür ağır şartların tamamını aynı şekilde üstlenmesi ve yerine getirmesi oldukça güçtür. 4 Zira kadın, daha naif bir yapıya sahiptir ve duygusal yönü daha baskındır. Fiziksel güç bakımından da erkeğe kıyasla daha zayıftır. Nitekim günümüzde toplumda da benzer bir anlayış vardır. Trafikte bir kimsenin, eşi yanındayken başka bir sürücüyle tartışması veya kavga etmeye kalkışması çoğu insan tarafından yakışıksız ve ahlaki açıdan hoş karşılanmaz.Risalet, peygamberin kendisine tabi olanlar üzerinde bir yönetici konumunda olmasını gerektirir. Peygamber, takipçileri arasında emreden ve yasaklayan; onlar üzerinde hükmeden ve kadılık yapan kişidir. Eğer bu görev bir kadına verilmiş olsaydı, bunu tam anlamıyla yerine getirmesi mümkün olmayabilir ve bazı topluluklar ona tabi olmaktan ve itaat etmekten kaçınabilirdi.5Kadının, birçok görev ve sorumluluğu yerine getirmesine engel olan bazı tabiî durumları vardır. Hayız, hamilelik, doğum ve lohusalık bunlardandır. Bunlara birtakım psikolojik değişimler, ağrılar ve sıkıntılar eşlik eder. Ayrıca doğan çocuğun bakımının gerektirdiği sorumluluklar vardır. Bütün bunlar, risaletin ağır yüklerini ve sorumluluklarını yerine getirmeye engel teşkil eder.6Bununla beraber hiç unutulmamalıdır ki peygamberlik makamı erkeklere verilmiş olsa da, o peygamberleri dünyaya getiren, büyüten, terbiye eden ve yetiştiren anneler yine kadınlardır.Ayrıca BakınızPEYGAMBERLERİN GÖNDERİLMESİNİN SEBEBLERİ NELERDİR?PEYGAMBERİMİZİN TEŞRİ GÖREVİPEYGAMBERLERİN BİRBİRLERİNE ÜSTÜNLÜĞÜ VAR MIDIR?KADINLARDAN PEYGAMBER GELMİŞ MİDİR?KaynakçalarÖmer Faruk Korkmaz, Sorun Kalmasın (İstanbul: Dirâyet, 2023), 226.Bakara , 2/91.A'râf, 7/88,İbrahim, 14/13Muhammed b. Ahmed es-Sefârînî, Levâmiu'l-envâri'l-behiyye ve sevâtiu'l-esrâri'l-eseriyye Müessesetü'l-Hâfikayn, Dımaşk 1982, c. 2, s. A265.; Ömer b. Süleyman el-Eşkar, er-Rusül ve'r-Risâlât, 4. bs., Mektebetü'l-Felâh li'n-Neşr ve't-Tevzî; Kuveyt: Dârü'n-Nefâis li'n-Neşr ve't-Tevzî, Kuveyt, 1989, s. 84.Ömer b. Süleyman el-Eşkar, er-Rusül ve'r-Risâlât, 4. bs., Mektebetü'l-Felâh li'n-Neşr ve't-Tevzî; Kuveyt: Dârü'n-Nefâis li'n-Neşr ve't-Tevzî, Kuveyt, 1989, s. 84.Ömer b. Süleyman el-Eşkar, er-Rusül ve'r-Risâlât, 4. bs., Mektebetü'l-Felâh li'n-Neşr ve't-Tevzî; Kuveyt: Dârü'n-Nefâis li'n-Neşr ve't-Tevzî, Kuveyt, 1989, s. 84.
Selamünaleyküm. Elhamdülillah, Risale-i Nur'un kazandırdığı iman nuru ile Rabbimizin varlığına, birliğine, Peygamberimiz (sav) ve diğer iman esaslarına tam iman ettim. Ancak şeytan, çağımız insanlarının gaflet ve dalaletini öne sürerek onların akıbetleri hakkında vesvese veriyor; “Allah'ın huzuruna nasıl gidecekler, kabir sorguları nasıl olacak?” gibi sorularla bana hüküm verdirmeye ve aklımı meşgul etmeye çalışıyor. Ne yapmalıyım?
Cemaatle kılınan sabah namazına sonradan yetişen bir kişi, teşehhüde yetişemeyecekse 2 rekat sünneti terk etmesi lazım mıdır?
"...Bu rivayet, onun suretinin hakimiyeti zamanında çok yerde görüneceğine ve kendisinin de Yahudiler içinde tevellüd edeceğine işaret eder." Süfyan denilen şahıs Yahudi olarak mı faaliyet gösterecek? Yoksa fikri olarak mı onlardan gözükecek? Beşinci Şua'da geçen bu kısmı izah eder misiniz?
6.231
Online oyunlara para yatırmak, oyun karakterlerini geliştirmek için oyuna ait ürünler satın almak caiz midir?
481
Haram yiyenin yaptığı dua Allah'a ulaşmaz mı? Günahkâr olmak kulun Allah ile olan bağlarını tamamen koparır mı?
5.842
"Hemen ölecekmiş gibi ahiret için, hiç ölmeyecek gibi dünya için çalış" cümlesi hadis-i şerif midir? Bazıları kesinlikle hadis değildir, diyorlar. Eğer hadis ise nasıl anlamalıyız?
İbn-i Abbas (r.a.) şöyle demiştir: “Resulullah (s.a.v.), kadınlara benzeyen erkeklere ve erkeklere benzeyen kadınlara lanet etmiştir.” Bu hadisi nasıl anlamamız gerekir? Hadiste geçen, erkeklerin kadınlara, kadınların da erkeklere benzemesinden maksat nedir?
Hayvan desenli tabak, bardak, mutfak ürünleri vs.de yemek yemek, bir şeyler içmek caiz mi? Sadece haram hayvanlar olunca mı caiz olmaz, yoksa hangi hayvan olursa olsun fark etmez; caiz değil mi?
Su faturamı bazen son ödeme tarihinden sonra ödüyorum ve bu nedenle faturaya gecikme bedeli yansıtılıyor. Bu şekilde alınan gecikme bedeli faize girer mi?
Sabah namazının çıkmasına 1 veya 2 dk kaldığında sadece farzını kılsak, daha sonra da kerahat vakti çıktığında kaza olarak sünnetini kılsak olur mu?
Kıraat, mahreç, talim gibi pratiğe yönelik ilimler bir usta öğretici marifetiyle elde edilebilir. Hoca ismi vermek gerekirse Fatih Çollak, İshak Danış vb. bir çok hocayı dinleyebilirsiniz. Okuyarak, kendi başınıza çalışarak, kimseye dinletmeden sıhhatli bir seviyeye ulaşmamız pek mümkün değildir. Bir usta öğreticiden ders almanızı ve hocanın verdiği derslere eksiksiz çalışmanızı tavsite ederiz.Eğer böyle bir imkan bulamazsanız, Hayrat Vakfı'nın https://www.kuranogren.com/ sitesinden kaydınızı yaptırarak size tahsis edilecek uzman hocalar vasıtasıyla ücretsiz olarak birebir Kur'an-ı Kerim okumanızı geliştirebilirsiniz.Ayrıca Hayrat Vakfının YouTube kanalında 30 bölümden oluşan Kur'an-ı Kerim ders videolarını da takip edebilirsiniz. Lütfen bakınız;https://www.youtube.com/live/PI_N3669awU?si=F4uzLv8_PmCFmVHeAyrıca BakınızKUR'AN-I KERİM'İ DOĞRU VE GÜZEL OKUMA TEKNİKLERİ / HZ. PEYGAMBER (SAV) NASIL KUR'AN OKURDU?
Âlimlerimiz malının çoğu helal, azı haram olan bir kimse ile alışveriş yapmak caizdir demişlerdir. Malının çoğu haram olan kimse ile muamele etmek ise tahrimen (harama yakın) mekruhtur.1 Bunu bilme ihtimali yoksa Halil Gönenç Hocaefendi şöyle demektedir:Örneğin falan adam, ne kadar malı vardır, hangisi haramdır veya değildir, biliyoruz. Bizce malûm olduktan sonra ona göre hareket ederiz. Ancak mâhiyetini bilmediğimiz takdirde onunla alış veriş yapmak câizdir.Buradan hareketle, içki satılan bir yerde alışveriş yapmanın haram olduğunu söyleyemeyiz. Bununla birlikte, içki gibi haram bir şeyin satılmadığı başka bir yerden alışveriş yapma imkanı varken, özellikle içki satan bir yeri tercih etmek şüpheli şeylerden uzak durma hassasiyetiyle bağdaşmaz. Böyle bir durumda haramdan ve şüpheli şeylerden uzak durmak elbette daha faziletlidir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:Helâl olan şeyler belli, haram olan şeyler bellidir. Bu ikisinin arasında, halkın birçoğunun helâl mi, haram mı olduğunu bilmediği şüpheli konular vardır. Şüpheli konulardan sakınanlar, dinini ve ırzını korumuş olur. Şüpheli konulardan sakınmayanlar ise gitgide harama dalar. Tıpkı sürüsünü başkasına ait bir arâzinin etrafında otlatan çoban gibi ki, onun bu arâziye girme tehlikesi vardır. Dikkat edin! Her padişahın girilmesi yasak bir arâzisi vardır. Unutmayın ki, Allah'ın yasak arâzisi de haram kıldığı şeylerdir. Şunu iyi bilin ki, insan vücudunda küçücük bir et parçası vardır. Eğer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur. Eğer o bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalbdir.2Bu gibi şüpheli durumlarda satın alınan şey haram olmamakla birlikte, yine de ihtiyatlı davranmak ve eğer mümkünse böyle şüphelere düşürmeyen kişilerden alışveriş yapmak takvaya daha uygun olur. Bu suretle hem şüpheden kurtulunmuş ve hem de haram yoldan kazanç elde edenlere bir tavır alınmış olur.3 Nitekim Sevgili Peygamberimiz (sav), içki satan kişiyi de lanetlemiştir. Dolayısıyla lanetlenmiş bir kişiden ve onun işlettiği dükkandan uzak durmak elbette daha faziletlidir:Şarap on yönden lanetlenmiştir. İçkinin bizatihi kendisi lanetlenmiştir. İçkiyi içen lanetlenmiştir. İçkiyi içiren lanetlenmiştir. İçkiyi satan lanetlenmiştir. İçkiyi satın alan lanetlenmiştir. İçkiyi imal eden lanetlenmiştir. İçkiyi imal ettiren lanetlenmiştir. İçkiyi bir yerden bir yere taşıyan lanetlenmiştir. Kendisi için içki taşınan lanetlenmiştir. İçki parasını yiyen de lanetlenmiştir.4Ayrıca BakınızDÜNYADA İÇKİ İÇENLERİN CENNETTEKİ NİMETLERDEN MAHRUMİYETLERİBAKARA 219. AYETTE İÇKİYLE İLGİLİ HANGİ FAYDALARDAN SÖZ EDİLMEKTEDİR?İÇKİ NEDEN HARAMDIR?KaynakçalarHaşiyetu'd-Dessuki, 13/168Buhârî, Îmân 39, Büyû' 2; Müslim, Müsâkat 107, 108. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Büyû' 3; Tirmizî, Büyû' 1; Nesâî, Büyû' 2, Kudât 11; İbni Mâce, Fiten 14Heyet, İlmihal İslam ve Toplum, Türkiye Diyanet Vakıfları Yayınları, Ankara 2016, c.2, s. 376.Tirmizî, Büyü 59 ; İbnu Mâce, Eşribe 6
Namazı tembellikten veya dünyalık bir şey için kılmayanlar şirk, küfür mü işliyor? Namazı kılmayan dinden çıkar mı?
Namazda bir rüknü geciktirmek, bulunduğu yerden öne almak, tekrarlamak, bir vacibi terk etmek, geciktirmek veya değiştirmekten dolayı namazın sonunda sehiv secdesi yapmak vacib olur.1 Buradan hareketle namazın birinci rekatında iftitah tekbirinden sonra "Sübhâneke" duasını okumak sünnettir.2 Bu sünnetlerin terkinden ötürü belki itab, sitem ve kötülenme söz konusu olur. Ancak sünnetler terk edilince, sehiv secdesi ile tamamlanmazlar.3Ayrıca BakınızSEHİV SECDESİ GEREKTİREN HALLERİMAMA UYAN KİŞİ HATA YAPARSA SEHİV SECDESİ YAPMASI GEREKİR Mİ?AYNI NAMAZ İÇİNDE İKİ KEZ SEHİV SECDESİ YAPMAKSEHİV SECDESİNİN UNUTULMASINDA NAMAZIN KABUL DURUMUİKİNDİ VE YATSININ İLK SÜNNETİNDE SÜBHANEKE UNUTULURSA SEHİV SECDESİ GEREKİR Mİ?NAMAZDA AYET ATLAMA SEHİV SECDESİ GEREKTİRİR Mİ? FATİHA İLE ZAMM-I SURE ARASINDAKİ FARKKaynakçalarLütfü Şentürk, Seyfeddin Yazısı, İslam İlmihali, Diyanet Yayınları, Ankara 2009, s.201-205.Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Risale Yay., İstanbul 1990, c.2, s. 17.Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Risale Yay., İstanbul 1990, c.2, s. 9.
Cennet'te çok çeşitli ağaçlar mı vardır? Yoksa tek çeşit bir Tuba ağacı bulunup bütün meyveler bu ağaçta mı yetişir? Ya da Cennet'te yalnızca bir tane, fakat çok büyük bir Tuba ağacı mı vardır? Tuba ağacının özellikleri nelerdir? Bu konuda en sahih kaynaklar hangileridir?
"Sıkça duyduğumuz 'Kur'an'ın ilk emri oku idi, biz onu okumadık, duvara astık' eleştirisi mantıksal bir hataya dayanmıyor mu? İlk vahiy olan اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَۚ (Yaratan Rabbinin adıyla oku!) ayeti indiğinde, ortada henüz duvara asılacak veya sayfaları çevrilecek tamamlanmış bir kitap (mushaf) yoktu. Bu tarihsel gerçeklik ışığında, henüz kitap yokken gelen bu ilk emirde insandan asıl 'okuması' ve tefekkür etmesi istenen şey nedir? Bu ayeti sadece bir kitabı okumamak üzerinden eleştiri malzemesi yapmak ne kadar doğrudur?"
Kırk yaşından önce peygamberlik ihsan edilen peygamberler var mıdır? Varsa, kaynakları ve kaynaklardaki rivayetlerin sıhhat durumları ile birlikte kimler olduğunu açıklar mısınız?