İnsan bakışı nötr değildir. Hürmetli, temiz ve edebli bir nazarla; şehvetli, istilâcı ve rahatsız edici bir nazar aynı değildir. Biri huzur verir, diğeri insanda sıkılma, utanma, tedirginlik, gerilme ve bunalma hissi doğurabilir.
Bir insanın, kendisine sürekli rahatsız edici şekilde bakıldığını hissetmesiyle yaşadığı stres, sıkıntı ve iç daralması buna örnek olabilir. İnsan bazen hiçbir söz söylenmeden, sadece bakışlardan rahatsız olur. Özellikle sürekli süzülen, bedeni nesneleştiren bakışlar; kişide huzursuzluk, korku, utanma, öfke veya baskı hissi meydana getirebilir. Bununla ilgili Bediüzzaman Hazretleri şu ifadeleri kullanır:
Hem tefahhuş ve tefessüh etmeyen bir güzel kadın, nâzik ve serîütteessür olduğundan maddeten te’sîri tecrübe edilen, belki semlendiren pis nazarlardan elbette sıkılır.1
Hoşlanmadığı ve istemediği kimselerin rahatsız edici bakışlarına maruz kalmak, yaratılışı itibariyle nâzik ve çabuk etkilenen kadınları ruhen sıkar. Çünkü insan sadece fizikî temasla değil; bakış, tavır ve hislerle de etkilenir. Saygısız ve şehvetli bakışlar, karşısındaki kişiyi bir insan olarak değil de âdeta bir teşhir nesnesi gibi görmeye başladığında, buna maruz kalan kişide baskı ve huzursuzluk meydana getirir. Bu sebeple birçok insan, kalabalık ortamlarda üzerindeki rahatsız edici bakışları hissedince bulunduğu yerden uzaklaşmak ister veya kendini güvensiz hisseder.
Bu itibarla tesettür; kadını daraltan bir yük değil; bilâkis onu rahatsız edici nazarlardan koruyan, şahsiyetini muhafaza eden ve sosyal hayatta daha emniyetli bir alan açan bir hikmete bakar. Tesettür, kadının değerini azaltmak için değil; onun haysiyetini, mahremiyetini ve iffetine ait hakkını korumak için emredilmiştir.
Bediüzzaman Said Nursi, Lemalar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 206.

