Soru

Kaderin Varlığı

Kaderin varlığını ispat eden deliller nelerdir?

Tarih: 26.05.2021 15:42:27
Okunma: 239

Cevap

Kaderi varlığının bir çok delili vardır. Biz burada bir kısmına işaret edeceğiz.

Her şey Cenâb-ı Hakk’ın takdiri ve tayiniyle vücuda gelmektedir. Yani her şey meydana gelmeden önce Allah’ın ilmi ve iradesi ile şekil, suret ve başından geçecek tüm hayat evreleriyle belirlenip kader defterine kaydedilmekte ve zamanı geldiğinde Allah’ın kün (ol) emriyle yaratılmaktadır.  Kısaca kader için kâinatın planı, projesi; kaza için de bu plan ve projenin tatbikat sahasına konulması ve gerçekleştirilmesi denilebilir.

Buna çekirdekler, tohumlar ve DNA’lar, güzel birer örnektir. Bu örnekleri inkâr edemeyen, kaderi de inkâr edemez. Şöyle ki: Bir çekirdekte ağacın, DNA’larda canlıların özellikleri Allah tarafından yazılmıştır. Varlıklar bu özelliklere göre yaratılır ve şekil alır.

Çekirdeklerde ağaçların ve yumurtalarda hayvanların kader programlarını yazan Rabb’imizin, elbette ki kâinatta olmuş olacak her şeyin plan ve programını kaderde yazması, ilim irade ve hikmetinin gereğidir. 

Kadere İman, İman Esaslarındandır

Kadere iman; kâinatta olmuş ve olacak her hadise  ve her varlığın  Allah’ın ilim , irade  ve kudretiyle  , kader  ve kaza çerçevesinde meydana geldiğini; kâinatta zerre kadar tesadüfe, abesiyete   ve başıboşluğa  yer olmadığını bildiren iman esasıdır.

İman esasları bir bütündür   birbirinden ayrılmaz . Birini inkâr, hepsini inkâr etmek gibidir. Böylece birini dahi reddetmek kişiyi küfre götürür  . Kadere iman da imanın esaslarındandır. Zira Peygamber Efendimiz(sav),  kadere inanmayanların hakkıyla iman etmiş olmayacaklarını buyurmuşlardır. 

Kur’an’a iman etmek, Kur’an’ın içindeki her şeye bir bütün olarak iman etmeyi gerektirir. “Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?’’  ayetinde ifade edildiği gibi Kur’an’ın bir ayetini bile inkâr etmek insanı küfre götürür.

Kur’an-ı Azimüşşan’da geçmiş dönemlerde meydana gelen tarihi hadiseler ve olaylar, peygamberlere (as) ait kıssalar çokça anlatıldığı halde; bütün bunların hepsine iman ediniz diye bir ayet geçmemektedir. Mesela; Kur’an’da Ashab-ı Kehf’in hayatı , Hz. Zülkarneyn’in kıssası  , Nuh Tufanı  gibi hadiseler zikredilir. Fakat Kur’an’da bu hadiselere iman ediniz diye bir ifade geçmemektedir. Fakat bizler bahsedilen bu hadiseleri kabul eder ve onlara kesin olarak iman ederiz. Aynen bunun gibi Kur’an-ı Kerim’de birçok yerde kaderden bahsedildiği için kadere de iman ederiz.  

Kur'anda şu ayet-i kerimeler kadere işaret eder.

-"Allah, her dişinin neye gebe kalacağını ve rahimlerin neyi eksiltip, neyi ziyâde edeceğini bilir. Çünki O'nun katında herşey (kader olarak yazılı) bir ölçü iledir." (RA'D, 8)

-"herşeyi yaratıp onu (maslahatına en uygun bir şekilde)ta'yîn ederek takdîr etmiştir.(FURKAN, 2)

-De ki: “Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize aslâ isâbet etmez.(TEVBE, 51)

-Hem va'desi belli olan bir yazı (bir kader) olarak, Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimsenin ölmesi mümkün değildir.(AL-İ İMRAN, 145)

-De ki: “Evlerinizde bile bulunsaydınız, üzerlerine ölüm yazılmış olanlar, (öldürülerek)yatacakları yerlere mutlaka çıkıp giderlerdi!”(AL-İ İMRAN, 154)

-O (Allah) ki sizi bir çamurdan yarattı, sonra (da size) bir ecel takdîr etti. Bir de O'nun katında belirli bir ecel (kıyâmet vakti) vardır; sonra siz (hâlâ) şübhe ediyorsunuz!(EN'AM, 6)

-Eğer Allah tarafından (Ashâb-ı Bedr'in bağışlandığına dâir) önceden verilmiş bir yazı (hüküm) olmasaydı, (esirlere bedel olarak) aldığınız (fidye)den dolayı elbette size(pek) büyük bir azab dokunurdu.(ENFAL, 68)

Hadis-işerflerde de kadere deliller vardır.

-Cibril hadisinde Cebrail(as) peygamberimize sorar "Bana imandan haber ver?" dedi. Rasûlullah (s.a.s.): Âllah'a, Allah'ın meleklerine kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe inanman, bir de kadere, hayrına şerrine inanmandır." buyurdu

-Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kul, hayrıyla, şerriyle kadere inanmadıkça, kendine (hayır ve şerden) isabet edecek şeyi atlatamayacağını, (hayır ve şerden) kaçacak olan şeyi de yakalayamayacağını bilmedikçe iman etmiş olmaz."(Tirmizi, Kader 10, 2145.)

-Ubade İbnu's-Samit radıyallahu anh oğluna ölümü sırasında demiştir ki: "Oğulcuğum, başına gelecek olan şeyin asla atlatılamayacağını, kaçırdıklarını da yakalayamayacağını bilmedikçe sen, imannın hakikatının tadını asla bulamazsın. Zira ben, Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın şöyle söylediğini işittim: "Allah'ın ilk yarattığı şey kalemdir. Kalemi yarattı ve: "Kıyamete kadar olacak şeylerin miktarlarını yaz!" dedi." "Oğulcuğum, Resûlullah aleyhissalatu vesselam'dan şunu da işittim: "Kim bu inanç dışında olarak ölürse benden değildir."(Ebu Davud, Sünnet 17, (4700); Tirmizi, Kader 17, (2156).

Kainta baktığımızda da kaderin izlerini görmketeyiz. Mesela bir ağaç meydana gelmeden önce ağacın bütün özellikleri çekirdeğindeki genetik şifrelerde yazılıdır. Bu onun kaderi hükmündedir. Ağaç çekirdekteki o plana göre ortaya çıkar. Daha sonra, o ağaç meyve verdiğinde meyvenin içindeki çekirdeğe de aynı program kudret tarafından yazılır. Bu da ağacın büyüyüp gelişmesi esnasında başından geçen safhaları meyvedeki çekirdeğe yazılması gibidir. Yani bir ağacın hayatının tarihçesi öncesindeki çekirdekte yazılı olduğu gibi, sonundaki çekirdeğinde de tekrar yazılmış olur. Buna insanın ana rahmine düşen ilk hücresini de kıyaslayabiliriz. İlk hücrede insanın bütün yaratılış özellikleri yazılı olduğu gibi, o ilk hücreden yaratılan insanın bütün vücut hücrelerinde de aynı program yeniden genetik şifreler hâlinde kudret-i ilahiyece yazılır. Ayrıca İnsanların hafızalarında, başlarından geçen her şeyin kaydedilmesi de kaderde yazılı şeylerin meydana geldikten sonra tekrar kaydedildiklerine diğer bir numune olur. 


Yorum Yap

Yorumlar