Yüce Allah, kullarına sayısız nimetler ihsan etmiştir. Sofralarımızda gördüğümüz pirinç taneleri, ekmek kırıntıları ve tuz zerreleri dahi Allah’ın ikramıdır. İnsan gözünde küçük gibi görünen bu parçalar, aslında çok büyük bir rahmetin sonucudur.
İslam’da nimetlerin küçüğü olmaz. Her lokma, her kırıntı Allah’ın bize verdiği rızıktır. Onları zayi etmek, şükrü terk etmek demektir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de:
“Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” 1
buyrularak, nimeti israf etmek açıkça yasaklanmıştır. Peygamber Efendimiz (asm) de şöyle buyurmuştur:
“Birinizin lokması düşerse, üzerindeki eziyeti temizlesin ve yesin; onu şeytana bırakmasın.” 2
Bu hadis-i şerif, sofradan yere düşen en küçük kırıntının bile nimetten sayıldığını ve israf edilmemesi gerektiğini göstermektedir.
Böyle küçük kırıntıları hor görmek, nimete saygısızlık, bereketin kaybolmasına sebeptir. Oysa onları değerlendirmek, bereketin artmasına, verilen nimetlere şükre vesile olur.
İsraf için ayrıca bakınız;
https://risale.online/soru-cevap/“israf-sefahetin-sefahet-sefaletin-kapisidir”
A’râf, 31
Müslim, Eşribe, 135

