Soru

Islık Çalmak

Islık çalmanın hükmü nedir? Islıkla alakalı hep duyduğumuz şeytanı çağırmak tabiri doğru mudur?

Tarih: 29.11.2020 18:45:56
Okunma: 1352

Cevap

Öncelikle şunu ifade edelim ki; ıslık çalmakla şeytanlar çağrılmış olmasa bile ihtiyaç olmadan boş yere ıslık çalmak şeytanın bir telkinidir.

Islık konusu  Kur’an'da, müşriklerin kâbede ibadet yapan mü’minlerin huzurunu kaçırmak için kullandıkları eylem olarak geçer. Enfâl Sûresinde Yüce Rabbimiz şöyle buyurur: ‘’Onların Kâ'be yanındaki duâları ise, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Öyleyse inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azâbı!’’ (Enfâl, 8/35)

Diyanet Tefsiri’nde bu âyetin izahı olarak şöyle denir: ‘’Müşrikler, Kâbe mescidinde özellikle Hz. Peygamber ve müminler ibadet ederken ıslık çalıp el çırparak Beytullah'ın çevresinde dolaşmaya başlıyorlar, ken­dileri de ibadet yapıyorlarmış görüntüsü vererek müminlerin ibadetlerini sabote edip huzurlarını bozuyorlardı. Benimsediğimiz bu yoruma göre onların yaptıkları ibadet değil, ibadet görüntüsü içinde bir engelleme hareketi idi. Yine tarihî riva­yetlere dayanan bir başka yoruma göre ise Kureyş kabilesi bir imtiyaz alameti olarak Kâbe'yi çıplak tavaf edip ıslık çalıyor ve el çırpıyorlardı; bu onların samimi ibadetleri idi. (Diyanet Tefsiri)

Abdullah b. Abbas diyor ki: "Müşrikler, çıplak olarak Kâbeyi tavaf ederler ve ıslık çalıp el çırparlardı. Âyet-i kerime onların bu çirkin işlerini anlat­maktadır.

İbni Cerir et-Taberî, Said b. Cübeyr'in şöyle dediğini tahric etmiştir: ‘’Kureyş, Hz. Peygamber tavaf ederken, onunla alay ediyorlar, ıslık çalıp el çırpı­yorlardı. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu.’’ (Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 5/233-234.)

Mücahid ve Said b. Cübeyr ise şöyle demişlerdi: Ku­reyş, Resulullâh (sav) tavaf ederken karşısına çıkıyorlar, onunla alay ediyorlar, ıslık çalıyorlar, tavafını ve duasını karıştırıyorlardı. Aynı rivayet, Mukatil'den de naklolunmuştur.

Müşriklerin ıslık çalıp el çırpmaları, Mücahid, Mukâtil ve İbni Cübeyr'e göre ise, Hz. Peygamber (sav) eziyet vermek içindi.

Diğer muteber tefsirlere de bakılınca ıslık çalmakla alakalı bu âyet-i kerimeyi ve yukarıda aktardığımız rivayetleri görmekteyiz.

Islık çalmanın dinen uygun olmadığına dair açık bir âyet olmamakla beraber İbn Asakir’in mürsel olarak rivayet ettiği bir hadis-i şerif bulunmaktadır. Hz. Peygamber (sav) bu hadisinde, ıslık çalmanın da içinde olduğu on haslet yüzünden Lut kavminin helak olduğunu ve ümmetinin de o çirkin fiilleri huy edineceğini bildirmektedir.

Burada müşriklerin ibadet ederken ya da Müslümanların kâbedeki ibadetlerini engelleyip alaya almak için ıslık çalmaları bizi biraz düşündürüyor. Zira müşrikler, pek çok ibadetin aslını bozdukları gibi Hac ibadetinin dahi aslını bozmuşlar ve değiştirmişlerdi. El ele tutuşup şarkılar türküler eşliğinde açık saçık bir vaziyette bağırıp çağırarak ıslıklar eşliğinde kendilerince Kâbeyi tavaf edip ibadet ve dua ederlerdi. Peygamber Efendimiz (sav) ve diğer mü’minler Kâbede ibadet ettiklerinde onlar ıslık ve alkışlarını daha da abartarak mü’minlerin huzurlarını kaçırırlardı.

 Görüldüğü üzere ıslık çalmak, müşriklere has ibadet ve dua şekliydi. Bu nedenle İslâm âlimleri boş yere ihtiyaç olmadan sırf şeytanın telkini ile ıslık çalmanın uygun olmadığını söylemişlerdir. Özellikle cami, mescit ve ibadethanelerde ve insanların rahatsız olacağı durumlarda ıslık çalmak kesinlikle caiz değildir.

Elbette çobanların hayvan otlatırken hayvanları uyarmak, çağırmak gibi ihtiyaç olan durumlarda ya da bir kimsenin uzaktaki birisine sesini duyurabilmesi için ıslık çalmasında eğer başka bir çaresi yoksa bir beis yoktur. Çünkü buralarda ıslık bir bakıma sesin yükseltilmesi anlamına gelmektedir. Yine Karadeniz bölgemizin bazı köylerinde coğrafi şartlardan dolayı ıslık, bir haberleşme aracı olarak hala kullanılmaktadır.

Netice itibariyle, ihtiyaç ve fayda söz konusu olmadığında ıslık çalmak, boş ve faydasız bir iş olup abesle iştigal etmektir ki bu hal nefis ve şeytanın telkini iledir. Halk arasında “ıslık çalmak, şeytanı çağırmaktır” sözü bu hakikati anlatmak için meşhur olsa gerektir.

Mü’min kimse, elbette nefis ve şeytanın hoşlandığı boş ve faydasız işlerden uzak durmalıdır. Keyfi olarak hiçbir fayda ve ihtiyaç olmadan bazen başkalarını da rahatsız edecek şekilde sırf nefis ve şeytanın telkinine bağlı olarak ıslık çalmak ve benzeri fiilleri işlemek doğru ve güzel bir iş olmasa gerek. Öyleyse ağzımızı ıslığa bedel istiğfarla, salavatla, zikir ve tesbihle meşgul ederek hakiki vazifesine yönlendirmeye gayret etmek gerektir.


Etiketler

Yorum Yap

Yorumlar